- Anasayfaya Dön »
- Sinema »
- Ne İzledim ? #Aralık
Uzun zamandır çok film izliyorum. Her boş vaktimi film izleyerek geçiriyorum diyebilirim. Hatta Torrent hiç durmaz, sürekli film indiririm. Geçen ay işler çok yoğundu ama yine de epey film izlemişim. Bundan sonra Blogda geçtiğimiz ay izlediğim filmler ve verdiğim puanları paylaşacağım. Geçen Ay Kick Ass ve Klass filmlerini yazmış, herkese tavsiye etmiştim. Kick-Ass şüphesiz geçen ay izlediğim, hatta geçen yıl izlediğim filmlerden en iyisi. Bu iki filmi yazdığım için liste dışı bırakıp, diğer filmlere değineceğim. Bir filmde aradığım kriter her zaman sürükleyici ve mantıklı olması değil. Bazen çok boş beleş filmleri bile sevebiliyorum. Hep spor, hep futbol yazmak da sıkıyor bazen. Bundan sonra filmlere de çomak sokup, bol hatun fotosu falan paylaşasım var. Haa bir de FM Kariyer serime devam etmek istiyorum.
İlk olarak geçen ay izlediğim En Kötü Filmleri yazacağım. Hep kötü film izlerim ama geçen ay izlediğim 3 film bünye kaldırmayacak derecede kötüydü.
IMDB Puanına kanıp indirdiğim filmlerden birisi. Ayrıca Kore Sinemasının çekici bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Duygularımı yitirdiğim anlarda açarım bir Kore yapımı aşk filmi. Duygulanırım, insancıllaşırım. Rüya ile gerçek arasında gidip gelen bu film oldukça sıkıcı ve gereksizdi. Sonunu merak etmeden kapattım,uyudum. 3 puan bile fazla...
Ahhh Tamara, Vah Tamara... Biraz American Psycho 2 tadı alırım umuduyla indirip izlediğim bu filme de 3 puandan fazla veremedim. Oysa afişteki ablam American Psycho 2'deki Mila Kunis'e ne kadar da benziyordu.
Bizim Okul filminin İngiliz çakma versiyonu. Herkes tarafından ezilen, alay edilen tombalak bir gün intihar eder ve film başlar. Başroldeki okul başkanı kız profili cuk oturmuş. Çirkin ve sevimsiz bir kıza başrol oynatmışlar. Her çirkin kız okul başkanı değildir, ancak her okul başkanı kız çirkindir. Fatoş Kabasakal'a benzeyen kötü kız rolündeki April Pearson* güzelliğiyle filme +1 puan kazandırıyor.
Geçelim Ortalama, hoş vakit geçirten, başka da birşey vermeyen filmlere... Kafa dağıtmak için böyle filmlerin de gerekli olduğunu düşünüyorum.
Günümüzde çok görülen birşey aslında uzaktan aşk yaşamak. Bilmiyorum belki eskiden de vardır ama eskiden bu kadar yaygın olduğunu düşünmüyorum. Şimdi MSN adresini alan, uzaktan manita yapıyor. Sevgilisinden yeni ayrılmış tiplememiz, bir barda tanıştığı Erin'e aşık oluyor. (Aman ne farklı bir konu!) Aralarına mesafeler falan giriyor, uzaktan yürütme çabaları, tipik tripler falan... Başrol oyuncularından Drew Barrymore'un Justin Long'dan çok daha yaşlı durduğunu belirtmekte fayda var. Ancak çok sempatikti bu filmde. Özellikle gülüşüne hasta oldum. Sıkıcı değil. Vizyon filmi ama sinemada izlemeye değmez. Alın,indirin izleyin falan.

Dünyanın en güzel kadınlarını say deseniz, Liv Tyler'ı bu listeye sokmazdım. Taaa ki bu filmi izleyene kadar. Güzel bir yapım bu. Liv Tyler sadece filmdeki elemanları etkilemekle kalmıyor, izlerken sizi de etkisi altına alabiliyor.



Türkçe ismini "Ananı da!" şeklinde yapmışlar. Ödüllü film... Hakikaten bazen "Ananı da!" dedirtiyor. Farklı bir lezzet arayanlara tavsiye edilir. Ancak ben ortalamasında 7,8 puanın çok fazla olduğunu düşündüğüm için 6,5 puan verdim.

Mary and Max'te uğradığım hayal kırıklığından sonra bu animasyon iyi geldi. Sıcak bir anlatımı ve eğlendiren bir yapısı var. Bir animasyon filminde olmazsa olmaz iki özellik. Kızlardan Edith olan çok sevimli. (Hayır küçüğünü demiyorum, ortanca olanı diyorum. Yani doğru diyorum; adı Edith.)
Vizyon filmi, bilmeyen yoktur zaten. Yönetmen kalitesini konuşturmuş. Justin Timberlake'in oyunculuğu idare etmiş. Abartıldığı kadar iyi değil ancak güzel film. Kürek yarışı sahnesindeki müzik de on numara. Aradım buldum akşam; Trent Reznor and Atticus Ross - In the Hall of the Mountain King şarkının ismi. Ağır spoiler olacak ama söylemeden duramayacağım. Millet bir kızdan ilham alıp Facebook gibi bir icat yaratıyor ulan!

Benim yapacağım film yorumları ancak bu kadar olur. Değişiklik olsun, her ay seriye devam edeyim dileğim.
Yorum Gönder