Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fenerbahçe Adamın


Beşiktaş adına;
Oğuzhan'ın tahrikleri ve bunu Van Persie'den yanıt alana kadar sürdürmesi,
Kırmızı kart gören Tosic'in başkasının akredite kartıyla saha kenarında durması,
Lig maçında yarı sahayı geçemeyip "Evimizde yenilmeyiz, 3 atarız, 5 atarız" diyen Beşiktaş'ın 11 kişiyken bile çok iyi pozisyon bulaması,
 Beşiktaş taraftarının sahaya girmesi,
Şenol Güneş'in sağa sola saldırması,
Hakemin Lens'in golünü vermemesi,
Soyunma koridorlarında çıkan tartışmalar,
Yedek kulübesindeki Aras Özbiliz'in Lens'e saldırması,
Gökhan Gönül'ün goldeki çaresizliği,
Hasan Çetinkaya'nın başının yarılması,
Fikret Orman'ın süt kupası demeci,
Şenol Güneş'in yine "aşırı bilgelik" içeren filozof açıklamaları,
Beşiktaş taraftarının sus pus oturması,
Camianın hep bir ağızdan ağlayarak özüne dönmesi.

Fenerbahçe adına ise;
Robin Van Persie'nin maçı alması,
Sami Yen'de olduğu gibi Vodafone Arena'nın açılışının yapılması,
Lens'in verilmeyen golü,
Ozan'ın atamadığı pozisyonu,
Yüzde 100 pozisyonun ofsayt diye kesilmesi,
Robin Van Persie'nin dili,
Robin Van Persie'nin ayar içeren gol sevinci,
Alper'in Oğuzhan'a taraftarının önünde sus yapması (Gelenektir),
Lens'in yedek kulübesindeki Aras'ı çalımlaması,
Hepsinden önemlisi tribüne gelişte, gidişte, maç esnasında 90 dakika "Sadece Fenerbahçe" için bulunan taraftarın Arena'yı inletmesi.
6 Şubat 2017 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Trabzonspor 0 - 4 Fenerbahçe


Biraz zaman aşımına uğradı ama sezonun en güzel maçlarından birisinin burada yer almasını istedim. Yıllardır Trabzon'da üst düzey oynayıp kazanıyoruz. Malum süreçten beri hiç kaybetmedik, sadece 1 gol yedik. Ersun Yanal ile çıktığımızda şiir gibi bir yarım saatin maç yarım kalmıştı. 2012 Süper Final'de 5 dakikada fişi çektik. Kadıköy'de geçen sezonki Emenike felaketi hariç zaten kasmadan kazanıyoruz. Tüm bunlara rağmen Trabzonspor rekabet yaratma peşinde ve başarılı olamıyor. Üstelik her maç olaylarla bitiyor ya da bitemiyor. Dolayısıyla maç sonunda konuşulan futboldan çok başka şeyler oluyor.

Kabul ediyorum, tüm bu rahat maç etkenlerine rağmen galibiyeti cepte gördüğüm bir deplasman değildi bu sefer. Takımın zor gol atması buna nedendi. Hatta 3.5 altı kupon yapmıştım. Ama kadrolar sayıldığında fark atacağımızı düşünüp bir rahatlama da gelmedi değil. Alper ve Volkan'ın peşpeşe attığı gollerle de bunun sinyalini verdik. İlk yarı boyunca Mehmet Ekici'nin şutu ve verilmeyen penaltı pozisyonu hariç Trabzonspor tehdit olamadı zaten. İkinci yarıda da çok zaman geçmeden önce Nani, sonra Van Persie golleri attı. Nani yeni Cristian, Trabzon'u boş geçmiyor. Gol harici çabası da takdire değerdi, çok keyif aldım. Trabzonspor tribünlerinin tepkiyle karışık alkışları maçın şaşırtıcı şekilde güzel bir havada geçtiğini gösteriyordu. Ancak 27 dakikada idrak edilmiş olsa gerek, 61'de 4-0 olan maçın olayları 88'de çıktı. Volkan'ın söylediği gibi farkı arttırmak istesek çok daha fazlasını atardık ama kasmadık. Trabzon'dan ağlayarak ayrılan Volkan Şen'in Fenerbahçe formasıyla golle dönmesi duygusal olarak gecenin önemli detaylarındandı. Sahaya atlayıp hakem döven, işin tirajik yanı bu denli destek gören eleman ülkeyi uluslararası alanda rezil etti. Son dönemde alışık olduğumuz görüntüler. Vitor Pereira'nın takım içeri girmeden girmeyişi, rakibi teselli edişi, golde aşırı sevinmemeleri için oyuncuları uyarması ve polis korumasında ağlayarak sahadan çıkarılan kız gecenin akılda kalan diğer görüntüleriydi.


Şampiyonluk artık gerçekten zor. Beşiktaş'ın mağlubiyet değil, beraberlik alıp bize avantaj sağlayacağı bir durum olsa umutlu olurdum. Ancak şu aşamada pek umudum yok. Konya'ya kadar puan kaybetmeyeceklerini düşünüyorum. Bu arada Hami Mandıralı iyi adam ama aşırı kötü teknik direktör.
27 Nisan 2016 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 0 Braga


Kabul, çok güzel kuraydı. Ama futbol sahada oynanıyor. Braga'nın kadrosu çok vasat. Potansiyeli yüksek bir Ahmed Hassan'ın olduğunu düşünüyorum. Braga'nın Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı dönemde bile kadrosu vasattı. O zamanki 11 oyuncularından ligimize gelenler de oldu. İlk akla gelen Mossoro. Bizimle kıyaslanamaz bir kadroları olsa da yüksek potansiyelli bir teknik direktörleri var ve çok iyi çalışmış da gelmiş. Kadıköy'de ilk yarılara hep baskılı başlıyoruz ama bu sefer yapamadık. Braga oyunu kilitlemeye hazırlanmıştı ve başardılar da. İlk yarı yüksek mücadele, az pozisyon, bol orta saha ile geçti. Tam da Braga'nın istediği gibi...

Televizyondan izlemedim, tribünde gözüme çarpan Braga'nın oyunu orta sahaya yığdığıydı. Basit bir düşünceyle kanatlardan gelsek faydalı olabileceğimizi düşündüm. Vitor Pereira da ikinci yarıya böyle başladı. İlk etapta Volkan Şen'in bireysel becerilerini de ön plana çıkararak sol kanattan gelmeye başladık. Tam etkili olmaya başlamışken Volkan Şen'in çıkması iyi olmadı. Kulübeyle diyalog halindeydi, muhtemelen kendisi çıkmak istedi. Alper daha etkisizdi, zira kısa süre sonra Alper de çıktı. Gol için ise Fernandao'ya ihtiyaç olduğu hissedildiğinde Pereira'nın bu değişikliği geldi. Mehmet Topal'ın attığı şık gol geç gelmiş olsa da geceyi güzel kıldı. Gol yemeden alınan her galibiyet önemli. Sonuçta Benfica'ya değil Braga'ya gideceğiz. Moskova deplasmanı gibi oynarsak sıkıntı olabilir. Biraz daha golü düşünmeliyiz. Volkan'ın maç 0-0 iken Josue'nin şutunu çıkarması maçın kırılma anı sayılabilir. Vitor Pereira'nın gol sonrası tepkisi ise çok iyiydi. Herkes kendi içinde bir şekilde Fenerbahçe'yi yaşıyor.
13 Mart 2016 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 2 - 0 Beşiktaş



Ne kadar galibiyetten emin olsam da son yıllarda maç öncesi en heyecanlandığım Beşiktaş maçıydı. Bir an önce oynanıp aradan çıkmasını istiyordum. Vitor Pereira'nın Alper-Nani hamlesi ilginç ve cesurcaydı. Kim oynarsa oynasın aynı iştahı gösterecekti, ona şüphem yok. Volkan Şen'in çalışılmış ve erken golüyle maça 1-0 önde başladık. İlk yarı boyunca da sürekli üretmeye çalıştık, sürekli aradık. Kaçan pozisyonları sayamadım. Aklımda kalan Volkan Şen'in iki pozisyonun birinde Diego'ya, birinde Van Persie'ye çıkarmayıp iki pozisyonu kendi harcaması. Alper Potuk oynadığı oyunla Nani'yi aratmadı, Nani'nin yapacağı her şeyi layığıyla yaptı. Sağdan atıp soldan geçmeler, tempolu bir oyun, boşa kaçmalar, sorumluluk almalar; hepsi vardı. Volkan Şen de ya eski hocasına ya da derbiye bilenmiş, üst düzey performans gösterdi. Her iki oyuncunun da eforu değerliydi. Volkan'ın sakatlanacağı belliydi. İlk yarıda bolca pozisyon bulduk ama Beşiktaş'ın iki tehlikeli pozisyonu da oldu. Mehmet Topal ve Souza gösterişsiz gözüktü ama Hutchinson-Oğuzhan-Sosa üçlüsünü iyi kilitlediler. Caner yine çok konuştu. Hakemin yönetimi kötüydü. Bol pozisyon ve yüksek tempo olunca sayamadım ama biri tartışmalı iki penaltımızı vermedi.

İkinci yarıda durulduk. Belki yüksek efordandır, oyundan düştük. Beşiktaş ise toparlandı, pozisyon buldukça da cesaret kazandı. 60. dakikada Vitor Pereira oyuna tam zamanında müdahale etti. Takım düşmüşken rakip için büyük tehdit oluşturacak Nani'yi ve orta alanda baskıyı arttıracak Ozan'ı oyuna aldı. Oyun dengelendi ve son bölümde Ozan'ın bireysel çabası ve eforuyla gelen gol ile fişi çektik. Volkan'ın sakatlanmasından sonra oyuna Hasan Ali'nin girmesi doğru hamleydi ama hoca 60'da Alper yerine Volkan'ı çıkarsa daha doğru olabilirdi. Yine de bu maçın kahramanlarından en dikkat çekeni Vitor Pereira'dır. Daha önce yazmıştım, Beşiktaş gibi haldır haldır top oynayan bir takımı bu sistemle çok rahat yenecektik. Bunda elbette Vitor Pereira'nın büyük payı var. Beşiktaş'ın vasat savunmacıları o kadar kötüydü ki; en uçta oynayan Van Persie'ye pozisyon bulma gereksinimi kalmadan işi kanat oyuncularımız bitirebildi. Souza ve Hasan Ali'nin paslaşmasında çekilen oleeeeyler anlamlıydı. Maçın sırf bu bölümünde tribünde olmak isterdim ama cezamızdan dolayı gidemedik. Galibiyet her şeye bedel elbette. Şampiyonluk bizim elimizde, Beşiktaş'ın şişirilmiş bir kadrosu ve daha kaybedeceği puanları var.


2-0 ile birlikte ikili averajı da aldık. Dualarım Şenol Güneş'e karşı bir kez daha averajla şampiyon olmak. Bu arada Kadıköy'deki inanılmaz derbi istatistiğim de gözardı edilmemeli.
1 Mart 2016 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Lokomotiv Moskova 1 - 1 Fenerbahçe


Tam beklediğim gibi bir maç olduğu için eleştirmeyeceğim. Şanslı olduğumuz anlar oldu. Özellikle Samedov'un çok erken attığı nizami golün ofsayt sayılması çok büyük şanstı. Vitor Pereira'nın maçta tam olarak bu şekilde oynatmasını bekliyordum. Aslında kötü görünsek de zaman zaman top hakimiyeti bizdeydi. Lokomotiv çok iyi takım değil kabul ama sonuçta Avrupa Ligi maçı. Molde'yi küçümsedik, geldiler burada 3 attılar. Rus ve Ukrayna takımlarından bu tip turnuvalarda her zaman çekinirim. Eleştireceğim adam Fabiano. Nasıl kaleci anlamadım, sürekli yumrukluyor ve sektiriyor. Kalede güven vermeyen duruşu var. Yine ilk yarı 0-0 bitecekken gol ikram etti. Bu tip ilk yarı son dakikasında gelen goller atan takıma üst düzey moral ve motivasyon verirken yiyen takımda soğuk duş etkisi yaratır. Maçtan önce tahminim tam da bu şekildeydi aslında. 2013'teki Lazio deplasmanı gibi ortalama bir oyun, 1-0 geriye düşme ve son bölümde atılan bir golle rahatlama. Gol hiç gelecek gibi değildi, son bölüm çok stresli geçecek gibiydi yine de. Mehmet Topal Azeri spikerin dediği gibi çok yahşi oynadı ve çok klas kafa golü attı. Bu sezon duran top organizasyonlarından hiç memnun değilim ama kornerler Avrupa Ligi'nde bizi çok ipten aldı. Mehmet Topal'la birlikte Volkan Şen de iyiydi, golü en çok düşünen oyuncumuzdu.

Bursa maçında iyi oynayıp kazanamadıktan sonra bu maçta kötü oynayıp turlamak sevindirdi beni. Beşiktaş maçını da kötü de oynasak kazanmamız lazım ama Beşiktaş'ı çok iyi oyunla yenmek ekstra keyif verecektir. Braga eşleşmesine herkes gibi ben de sevindim. Tam Vitor Pereira'nın ülkesinde şov yapacağı bir ortam var. Van Persie'yi kesip Portekiz'de "Bakın patron benim" mesajı da verebilir. İlk maçın Kadıköy'de olması ayrıca sevindirdi, en sevdiğim Avrupa Ligi fikstürü.
26 Şubat 2016 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 2 - 0 Lokomotiv Moskova


Dün gece maç hep 1-0 gitseydi ama aynı oyunla devam edip hiç bitmeseydi razıydım. Çok büyük keyif aldım. Tam bir Avrupa takımı oyunu oynadık. Bu sezon ilk iyi maçımız değildi. En iyi maç olduğu da tartışılabilir. Böyle 4-5 maçımız var aslında. Rakibin ciddiyeti göz önüne alındığında evet çok iyi maçtı ve üst düzey oynadık. Tam bir ev sahibi takımdık ve 2-0 gibi çok temiz tur skoru aldık. Orta üçlüyü görünce nasıl üretken olacağız diye düşünmüştüm, eminim yalnız değilim. Fakat hem Ozan, hem Souza sürekli ileriyi düşünerek oynadılar. Ozan geçen sezon Bursaspor'da çok fazla hücumda gözüküyordu. Dün Souza bu rolde oynadı sanki, hep ceza sahası içerisi ve çevresindeydi. Kanatların da akmasıyla sağlı sollu gittik Rusların kalesine. Dünkü oyunumuza haksızlık olmasın ama Moskova gerçekten hazır değildi. Özellikle 3 ve 23 numaralı oyuncularında futbolcu tipi yoktu. Aksi olsa da farketmezdi. Fenerbahçe çok iştahlıydı. Kjaer-Alves ikilisine çok iş düşmedi belki ama ikisi de kusursuz oynadı. Alves antipatik gelebilir ama dün oynadığı futbol üst düzey stoper performansıydı. Hem Caner, hem Gökhan aktı. Özellikle Gökhan Gönül kariyerinin en olgun dönemini geçiriyor şüphesiz. Her zaman özverilidir ama bu sefer kalitesini istikrarlı bir şekilde ortaya koyuyor. Nani biraz eleştirilebilir, haklı olarak... Ben seviyorum, günümüz futbolunda bu tip yetenekli adamlar çok kalmadı. Nani oynasın, çalımlasın, adamların içinden geçmeyi de denesin ama abartmadan. Bazı topları öldürdü, haliyle eleştirilmesi normal. Van Persie yine iyiydi, bu kadar rahat bir maçta oyundan çıkarılması benim de tadımı kaçırdı. Sorun oyundan çıkarılmasından ziyade aslında hocayla arasının bir türlü düzelmemesi ve Vitor Pereira'nın bu bağlamda çok fazla çaba göstermemesi. Ben idman diyaloglarını çok merak ediyorum.


Takımın kazanma arzusu ve iştahı sevindiriciydi. Vitor Pereira bende Uefa Avrupa Ligi için "olabilir" dedirten bir imaj çiziyor. Umarım lig de olur, olmalı. Beşiktaş haldır haldır oynayan bir takım. Biz bu Avrupai oyunumuzla Beşiktaş'ı rahat yenmeliyiz. Souza'nın dün her iki golü de güzeldi. İlk golde Gökhan Gönül'ün ortası da öyle. Dün çok iyi ortalar yaptı; ben genelde ortalarını eleştiririm. Van Persie'nin boşa giden bazı koşuları oldu, onlara üzüldüm. Kaçırdığı gol ise şanssızlıktı. İkinci golümüzde hem Volkan Şen, hem Caner'in soğukkanlılığı mükemmeldi. 2-0 olmasaydı yazık olurdu, 4-0 olmaması da yazık oldu. Özellikle Gökhan'ın son şutu girmeliydi, bu performans golü haketmişti. Fernandao oyunda kaldığı kısa sürede etkiliydi. Van Persie oynasın istiyoruz ama Fernandao da böyle bir adam. Az süre, iki etkili pozisyon. Şu son iki maçlık performans Bursa maçını iple çektiriyor. Maşallah diyelim.
17 Şubat 2016 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 3 - 1 Kasımpaşa


Bir süredir yazamıyorum, zaten blog ağırlıklı olarak hobi ama bu kadar ihmal etmiş olduğum için üzgünüm. Bu süre zarfında geçen hafta rötarlı bir uçuş dolayısıyla kaçırdığım Antalyaspor maçı hariç Fenerbahçe, Lazio ve Tottenham'ın tüm maçlarını izledim. Ancak yazmaya fırsat bulamadım. Dün akşam güzel bir Kasımpaşa maçının arından üç beş kelam etmek isterim.

Bu tip yağmurlu havalarda statta maç izlemeyi seviyorum. Forvette Bienvenu oynarken bile severdim. Hava soğuk da değildi, bir polar yetti. Bu sezon Maraton Üst'ün üst kısımlarında çok üşüdük. İki maçtır farklı blokta arkadaşlarıma katılıyorum. Kasımpaşa tehlikeli bir rakip gözükse de yarışın içinde kalmamız dolayısıyla bu maçı kazanacağımıza emindim. Kötü futbol oynamasak da çok fazla pozisyona giremediğimiz bir yarım saatlik bölüm var. Bal yapmayan arı misali sürekli topla ve rakip yarı alanda oynayan ancak gol pozisyonu üretmekte zorlanan bir görüntüdeydik. Van Persie'nin kaçırdığı iki pozisyon ve Diego'nun kaçırdığı bir pozisyon aklımda kalmış. RVP'nin ilk pozisyonu net, kafa pozisyonu zordu. Diego'nun kaçırdığı da çok kolay pozisyon değildi. Diego'nun attığı golle geç açılan perde, Van Persie'nin penaltısıyla ilk yarıyı rahat bitirmemizi sağladı. Titi'nin atılmasıyla ikinci yarıda da oyun hakimiyetimizi sürdürdük. Kaçan goller de farkı önledi. Volkan Şen bana kalırsa dün akşam iyi oynadı, ancak Volkan Şen'den bazı beklentileri düşürmek gerekir. Örneğin gol atması beklentisi. Dün akşam karşı karşıya kaldığı pozisyonda heyecanlanmadım, çünkü atamayacağı belliydi. Yeteneğinden bağımsız biraz kafa yapısıyla ilgili. Yoksa bir kanat oyuncusu neler yapabilirse dün akşam yaptı, başarılıydı. Maçtan önce Kadlec'in önlibero oynayacağını öğrenince herkes şaşırmıştır. Dün çok kritik işler düşmedi ama ben yine de kadro açıklanınca kenarda önce Alper'e, sonra Meireles'e baktım. İkisinin de olması dolayısıyla neden Kadlec oynuyor çözemedim. Ozan dün tempoluydu, beğendim. Gökhan Gönül ve Hasan Ali de iyiydi. Sezon sonunda Hasan Ali yerine kamuoyu gazıyla muhtemelen İsmail götürülür Euro 2016'ya. Ama Caner'den bile daha fazla hakeden isim Hasan Ali Kaldırım'dır.


Kjaer'in sahada olması takıma çok büyük güven veriyor. Vitor Pereira'nın iyi oynayan ve rahat skorda iken Van Persie'yi çıkarması yine gecenin anlamsız hareketiydi. Van Persie, Fernandao'nun atabileceği kafa pozisyonunu kaçırdı belki ama Fernandao'nun yapamayacağı çok ince işler yaptı. Hücumda pasör görevi de gördü. Tıpkı İngiltere günleri gibi... Fernandao oyunda kaldığı sürede fena değildi. Bu sezon doğru düzgün oynamayan Mehmet Topuz da öyle. Gökhan'ın birkaç kere yaptığı hata sonunda gole mâl oldu. Alper Potuk'u sona bıraktım; attığı gol nefisti. Tribünde herkes birbirine baktı, gol olduğuna inanamadık. Bu futbolu Lokomotiv Moskova maçında da görmeyi dilerim. 1-0'lık galibiyet önemli avantaj olur, 2-0'ı takla atarak kutlarım.

Sporticos'tan aldığım maçın zaman çizelgesi. İki takımın ve maçın detaylı istatistikleri de yine Sporticos'tan görüntülenebilir.
13 Şubat 2016 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 2 - 1 Sivasspor


Bu sezon ilk defa lig maçına gidemedim, şartlar çok acayipti. Kazanacağımızı biliyordum ama oynanan iyi futbol çok daha büyük moral oldu. Şöyle de bir sıkıntı var; ne zaman iyi oynasak saçma sapan bir pozisyonda gol yiyoruz. Bugün 2, hadi taş çatlasın 3 pozisyon verdik ve 1 gol yedik. Diego'nun iyi başlayıp erken sakatlanması da kötü oldu. Ozan orada oynayınca üzerine çok büyük baskı biniyor ve yetersiz kalıp kendini taraftarın önünde buluyor. Top Van Persie'nin önüne düşünce gol atacağını biliyorsunuz ya bu hissi seviyorum. Çok gol atsın, tüm golleri o atsın mümkünse... Topal yine harika oynadı. Keza Kjaer öyle. Bu sezon galiba ilk kez stoperimiz gol attı. Her sezon aldığımız savunma skor katkısını bu sezon pek alamıyor gibiyiz. Volkan Şen bir iyi, bir kötü oynadı. Bulduğu şansı daha iyi değerlendirmesini beklerdim. Eneramo'dan gol yesek çıldırırdım, ligin en etkisiz santraforu bence. Beykan'dan gol yememize de üzüldüm ama beklediğim bir şeydi. Gelenektir. Maç sonu açıklamalarına attığı golden çok daha fazla üzüldüm. Fenerbahçe'den "Onlar" diye bahsetmesi küçük ama hoş olmayan bir detaydı. Okan Buruk'un açıklamalarını normal karşıladım. Vitor Pereira'nın Caner hamlesi maçı getiren bir hamle oldu. Caner ortasıyla adresi buldu. Kaçırdığımız pozisyonların bazıları saç baş yoldurtucuydu. Markoviç'i izlemek çok büyük keyif, keşke goller de atabilse... Ligin ilk yarısında, bu kadar eleştirinin içerisinde 40 puan çok iyi. Üstelik derbileri de kazanamadık. Normal bir sezonda derbileri kazanıp Anadolu'da takılırız. Şampiyonluk yolu Anadolu'dan geçiyor; bu performans bizi şampiyon yapar. Zaten Beşiktaş'ın ligin ilk yarısını lider bitirdiği son sezonda da biz şampiyon olmuştuk.
28 Aralık 2015 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Gençlerbirliği 0 - 1 Fenerbahçe


Hiç sevmediğim Ankara soğuğunda alınan kritik galibiyet. Gençlerbirliği yabancı oyuncularıyla toplama takım havası veriyor. Kağıt üzerinde iyi kadro ama takım olma konusundaki sıkıntıları küme düşme potasını gösterdi. Oynadıkları futbol kötü. Fenerbahçe'nin bu kadar kısır bir futbol oynayan, üretemeyen rakibine karşı daha çok pozisyona girmesi ve daha çok gol bulması gerekirdi. Bu olmadığı için eleştiriler normal. Fenerbahçe'nin savunma anlayışı çok övülüyor. Bu güzel gelişme elbette ama üretkenliği de biraz arttırmak gerekiyor. Alves çok faul yapıyor ama formunda gözle görülür bir yükseliş var. Kjaer son haftalarda kusursuz oynuyor. Volkan Demirel'e bu maçta da çok iş düşmedi. Gençlerbirliği'nin hiçbir atağı korkutmadı. Fenerbahçe ise Markovic ve Nani'nin bireysel çabasıyla pozisyonlar üretti. Markovic'in süper ortasına Fernandao'ya sadece dokunmak kaldı. Markovic, Nani gibi oyuncular biraz da bu yüzden önemli. Takım kötü bile oynasa ön plana çıkıp maç alma sorumlulukları var ve bunu şu ana kadar yerine getirebilmelerinden çok memnunum. 65-70 arası peşpeşe bulduğumuz pozisyonlardan çıkaramadığımız golü aramadığımız için şanslıyız. Gökhan Gönül yine çok iyi oynadı, es geçmeyelim. Souza çok etkisizdi, onu da es geçmeyelim. Biraz katkı be kardeşim. Ersun Yanal'ın maç sonu çok iyi analizleri vardı yine. Gençlerbirliği'nin sahada basmadığı alanları gösterdi. Net kötü takım, kağıt üzerinde iyi ama sahada ve saha dışı yönetiminde kötü. Bize her zaman ters gelen bir deplasman olması dolayısıyla galibiyet güzel. Fenerbahçe Ankara'dan 3 puanla dönerse şampiyon olur. Bu gelenek bu yıl da sürmeli. Van Persie - Vitor Pereira ilişkisine Fernandao'nun da dahil olması kötü oldu. Bu iş artık kabak tadı vermeye başladı. Fenerbahçe'nin iyiliği için devre arası kampında sorunlar mutlaka çözülmeli. Mete Kalkavan ligin en kötü hakemlerinden. Nani'nin sürekli hakemlerle didişmesini sevmesem de maç sonu serzenişinde haklı.
20 Aralık 2015 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 0 Başakşehir


Gündüz çok güzel bir hava vardı ama maç esnasında tribün oldukça soğuktu. Maç biter bitmez ısıtıcıların kapanmasına da eksi puan. Askerde bile kazan dairesindekiler sıcak suyu 5 dakika fazladan açık tutabiliyor. Sahada insanı ısıtan bir futbol da yoktu ama son haftalardaki oyundan sonra takımın bende bu kadar kredisi var. Emre'yi yeniden Kadıköy'de görmek güzeldi. Semih de unutulmadı. Muhtemelen Bekir olsaydı Bekir de tribüne çağırılırdı.

Başakşehir çok net iyi takım. Önemli eksikleri vardı. Her halükarda rahat kazanacağımızı düşünüyordum ama olmadı, çok zorlandık. Cüneyt Çakır yine ligin standartlarında bir hakemlik yaptı. Avrupa'daki performansından eser yoktu, yine çelişkili kararlar söz konusuydu. İlk yarıda Badji ve Uğur Uçar çok sert oyun ortaya koydu. Badji'nin atılma esnasında Emre kenara bağırıyordu, ben tamamen ona odaklanmıştım. Pozisyonu eve gelince izledim, karar doğru. Hatta geç bile kalınmış demek yanlış olmaz. Bireysel performansları yorumlayacak olursak; Souza'nın takımdan ayrı düz koşusundan memnun değilim. Hocanın 10 kişilik rakibe karşı Ozan'ı çıkarıp Souza'yı sahada tutmasından memnun değilim. Kjaer'den ve Gökhan Gönül'den memnunum. Markovic zaman zaman parlayıp sönse de rakip 10 kişi kaldıktan sonra takımı ateşlemesinden memnunum. Van Persie'yi yeniden izlemek güzel. Nani sahada kötü gözüktüğü zaman bile takım adına çok büyük bir koz. Bu sezon ilk defa bizi ipten alışı değil. Her golü birbirinden güzel. Nani'ye sahip olmak çok güzel olay. Diego'nun yedek başlaması güzel mesajdı ama Diego'ya el mahkum. Özellikle oyun tıkanmışken tek çare Diego'ydu. Alper'in sakatlığı da umarım ciddi değildir. Form tutmaya başlamışken sakatlanması kötü olur.

Bu hafta ligde çok keyifli maçlar oynandı. Kayseri-Akhisar, Eskişehir-Gaziantep, Rize-Trabzon, Antalya-Mersin, Beşiktaş-Galatasaray maçları çok keyifliydi. Bu maçların yanında bizimki biraz sıkıntılı gözükse de kötü oynarken 3 puanı kazanabilmek de önemli. Ha bu biraz 25.Hafta sonrası olayıdır ama üst üste maçlar yapılan dönemde normal karşılanmalı.
14 Aralık 2015 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 1 Celtic


Soğuk maçlar başladı, Trabzon maçıyla birlikte tribünde soğuğu hissetmeye başladım. Yine de severim bu havada oynanan maçları. Beraberliğin Fenerbahçe'ye yettiği maçları ise sevmem. Galatasaray oynasa yatarak beraberlik alır, bir şekilde kurtarır ama Fenerbahçe genelde zorlanır. Celtic son zamanlarda izlediğim savunma kurgusu en zayıf takımlardan biri. Fenerbahçe'nin son haftalarda yükselişe geçen futbolu var. Yine sahada karakter, olgun bir takım görmek mümkündü. Markovic'in biraz çekimser oyununu sevemesem de golümüzü atan oyuncu olması ve gol öncesi yaptığı efsane deparla maça damgasını vuran isimlerden oldu. Diego'nun takıma zararı bu maçta da devam etti. Çok rahat oynadığımız, 2'yi bulup rahatlayacağımız maçın son yarım saatini bizim için işkence haline getirdi ve takımı olumsuz etkiledi. Maça damga vuran diğer oyuncumuz oldu. En büyük damgayı ise Kaptan Gökhan Gönül vurdu. Mükemmel mücadelesini hiç unutulmayacak bir asistle süsledi. Euro 2016 etkisi mi, yoksa Şener'e formayı kaptırma etkisi mi bilmiyorum ama dünyanın en iyi sağ beki gibi oynamaya devam ettikçe izlemesi çok büyük keyif verecek. Maç sonu ayrıca tribüne çağırılması güzeldi. Bir parantez de Abdoulaye Ba'ya açalım. Yapmış olduğu müdahale yine benim asla unutmayacağım bir müdahale oldu. O kadar temizdi ki; can havli söz konusu değildi. Topu almaya geldi, topuğunu koydu ve aldı. Celtic'in savunması çok beceriksizdi, 1 gol atabilmiş olmamız üzücü. Fernandao-Ozan değişikliği bence yerinde bir hamleydi. Yorgun takımın skoru koruması gerekiyordu. İleride baskı beklentisini Fernandao karşılayamıyor. Hele ki yorgun Fernandao'nun karşılamasını beklemek hayal kırıklığı yaratabilir. Ben Vitor Pereira'nın bu maçtaki değişikliklerini beğendim. Celtic'te iki maçta en çok dikkatimi çeken oyuncu Forrest'tı. Bu maçta oyuna girdikten sonra beni çok tedirgin etti. Sol kanatta çok etkili oyun ortaya koydu. Umarım kurada Braga çıkar.

Fenerbahçe : Fabiano; Gökhan, Ba, Alves, Hasan Ali; Souza, Topal, Diego; Markovic (83' Caner), Alper, Fernandao (86' Ozan).

Celtic : Gordon; Lustig, Boyata, Simunovic, Tierney; Bitton, Johansen (74' Rogic); McGregor, Allan (74' Commons), Armstrong (63' Forrest); Nadir.

Sarı Kartlar : Diego, Johansen, Simunovic, Ba, Boyata, Tierney, Lustig.

Kırmızı Kart : 67' Diego.

Goller : 39' Markovic, 75' Commons.


12 Aralık 2015 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Gaziantepspor 2 - 2 Fenerbahçe | Karakter


Maç sonu açıklamaları genelde dinlemem, uzak durmaya çalışırım. Maç içinde kalmaya çalışırım. Maç içinde kalacaksak eğer; berbat hakem yönetimine ve uzun süre 10 kişi oynamamıza rağmen Fenerbahçe'nin oyununa eleştiride bulunamam. Kabul hocanın hataları var. Nani'nin hiç oyunda gözükmemesi, Volkan'ın boşa çıkması, Diego'nun yaptırdığı saçma penaltı gibi eksiler de var. Ama hakem hataları da çok bariz. Bu kadar bariz olunca haliyle maçın önüne geçiyor. Fenerbahçe sezon başından beri takım olma görüntüsünden uzak olduğu için olumsuz sinyaller veriyordu. Bu maçla birlikte 4 maç oldu, takım taş gibi oluyor. Hala hoca ile Van Persie arası açık. Takımda hala hocaya güvenmeyen oyuncular olduğunu da düşünüyorum. Ancak Fenerbahçe sahaya karakter koyuyor. Fenerbahçe korkutuyor. Korkutuyor ki; saçma sapan şeyler olmaya başladı. Sadece bir hafta lider olmamız işleri karıştırdı. Alper Potuk'a maşallah. Fernandao'nun direkten dönen topu girse çok farklı ve güzel şeyler konuşuyor olabilirdik. Futbolda şans biraz da bizim yanımızda olsun artık. Dünkü futboldan, mücadeleden memnunum. Daha iyisini yapmak için daha çok çalışmak şart. Volkan Şen, Markoviç varken Nani'ye bu kadar yüklenmeye gerek yok. Ozan'ı da Souza'nın yerine daha çok tercih etmeyi denemek gerek. Souza - Topal çok gömülüyor, ofans isteseler de kapasiteleri çok yeterli olmuyor.
7 Aralık 2015 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 2 - 0 Trabzonspor | Takım Akıyor


Molde maçından sonra bu maçta da iyi oynadık ve acayip ümitlendim. Dün gece ilk yarıdaki futbolu izlerken statta kalmak istedim. Trabzonspor'un zaten hali ortada, galibiyeti çok zor görmüyordum. Hem Beşiktaş hem Galatasaray'ın puan kaybetmesi takıma ekstra motivasyon vermiş ve iştah kabartmış. Takım resmen aktı. Özellikle Alper Uludağ'a karşı Gökhan ve Nani çok rahat bir oyun ortaya koydu. Pozisyonlara girdik ve 2 golle yetinmek zorunda kaldık. Takımda gelişme var, Konya maçı umarım son kötü maçımız olarak kalır. Mersin, Molde ve Trabzonspor maçındaki oyun bizi ligde çok rahat hedefe ulaştırır. Uefa'da ise biraz kura şansı önemli. Şu son maçların en temiz yanı savunma performansımız. Dün Ekici ve Aytaç'ın uzaktan şutları hariç Trabzonspor'un pozisyonu yok. N'Doye çabaladı biraz ama yetmez. Erkan Zengin'in de katkı vermesi gerek ama Trabzon'da o iştah ve enerji yok. Olsa da farkeder miydi bilmiyorum. Belki ikinci yarı. Çünkü ilk yarıda çok iyiydik, ikinci yarıda biraz yorgun. Diego'nun oyun tarzını çok beğeniyorum. Üzerine koyarak devam ediyor, performansı gözle görülür derecede arttı. Ama bir 10 numarada olması gereken iş bitirme özelliği yok. Dün yine kaçırdıklarıyla göze battı. Oysa maç içinde çok verimli işleri var. Topal-Souza ikilisi de orta sahanın hakimiydi. Ersun Yanal da beğenmiş; ki ikisinin aynı anda oynamaması gerektiğini de belirterek fikrini söylemiş.

Trabzonspor'da Cavanda takımın çok üstünde oyuncu. 1-0'da özellikle son bölümlerde tedirgin izledim. 10 kişilik rakibe karşı işler daha farklı olmalıydı. Alper çok iyiydi ama sanki Volkan Şen'in oyuna girmesi farkı arttıracak gibiydi. Volkan Trabzon'a bilenmiş, gol atma çabası gösterince biraz tutuk gözüktü. Her zamanki attırma isteği yüksek olsaydı 88. dakikayı beklemezdik. İlk golümüz şiir gibiydi, Nani'nin vuruşu da mükemmeldi. Taklalarıyla da geceye damgasını vurdu. Kjaer çok temiz oynadı. Alves de iyiydi ama zaman zaman yine maceraperest hareketlerini yaptı. Gökhan Gönül çok olgun oynuyor, takıma döndüğünden beri çok iyi. Vitor Pereira'nın değişiklikleri yine ezber gibi gözüktü. Van Persie bence de çıkmalıydı, Volkan Şen de gerekiyordu. Ama Diego'yu her maç oyundan alması sıkıntı. Galatasaray maçını veren Diego'nun oyundan alınması hamlesiydi. Neyse ki dün akşam kazaya kurban gitmedik. Salih Dursun'un Kayserispor'dan beri Fenerbahçe maçlarında gösterdiği hareketler irdelenmeli. Zira mide bulandırıcı bir hal aldı. İkinci golü onun kanadından atmak da güzel mesaj oldu.

Sezon başında heyecanla bekliyorduk da sezon içinde hayalkırıklığı yaşadık ya; şimdi yeniden heyecanlandım. Gaziantepspor maçını iple çekiyorum. 13.Haftada aldığımız liderliği umarım sezon sonuna kadar bırakmayız.
1 Aralık 2015 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Molde 0 - 2 Fenerbahçe | İyi Futbolla Kazanmak


Net iyi futbol oynadık ya! Rakip çok güçlü olmasa da grubun sürpriz takımıydı. Grupta iddialı duruma gelmek kazanmaktan geçiyordu. Deplasmanda oynamamız gerektiği gibi bir oyun oynadık. Üstelik rakibin alışık olduğu bir zemin ve hava şartlarına rağmen. Kısa süren belli başlı zaman dilimleri haricinde oyunun hakimiyeti bizdeydi. Ozan - Diego - Souza üçlü orta sahası çok formdaydı ve taraftarı da ilk defa bu kadar tatmin eden bir orta üçlü performansı izledik. Kanatlarda Alper çok etkili, Nani biraz tepki çekse de bana göre iyiydi. Gökhan Gönül başarılı, Hasan Ali bu kez az ofansif oynasa da yine de olumlu işler yaptı. Kjaer ve Alves'e çok iş düşmemiş gibi gözükse de ikili yine sarı kartlarını görmeyi ihmal etmedi. Fabiano direkten dönen şutta çok önde olması haricinde güven verdi. Bu adama da entresan bir sevgi beslemeye başladım. Tam bir takım oyuncusu imajı çiziyor. Molde'nin kalecisini de beğendim. Farklı spiker-yorumcuyla çok daha keyifli bir maç olabilirdi. Fernandao'nun attığı golde gol olmadan sevinmeye başladım. Çok net, tertemiz atılmış bir goldü. İlk pastan, Alper'in son ortasına kadar tekrar tekrar izlenesi bir gol attık. Ozan'ın da iyi oyununu golle süslemesine ayrıca sevindim. Volkan Şen oyunda kaldığı kısa sürede yine etkisini gösterdi. Kadlec ise futbolla çok alakası yokmuş gibi bir izlenim verdi, acilen kafayı toparlaması gerekiyor. Şu stopersizlikte göndermek olmaz ama böyle maçlarda daha sık şans verilerek hazır tutulmalı. Celtic'i yenip grubu lider tamamlarız diye düşünüyorum ama erken havaya girmek pahalıya mal olabilir.

Molde : Horvath; Linnes, Toivio, Forren, Rindaroy; Singh, Hestad (76' Hestad), Hussain; Svendsen (86' Gabrielsen), Elyounussi, Gulbrandsen (46' Kamara).

Fenerbahçe : Fabiano; Gökhan, Kjaer, Alves, Hasan Ali (74' Kadlec); Ozan, Souza, Diego; Nani (81' Volkan Şen), Alper, Fernandao (86' Van Persie).

Sarı Kartlar : Forren, Gulbrandsen, Hasan Ali, Kjaer, Alves, Singh, Hussain, Kadlec, Nani,

Kırmızı Kart : 90+1' Rindaroy.

Goller : 68' Fernandao, 84' Ozan.
27 Kasım 2015 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Mersin İY 1 - 3 Fenerbahçe | Özlemiştik


Şöyle rahat rahat maç izlemeyi özlemiştik. Aklıma bu sezon sadece 2 maç geliyor. Biri Atromitos, diğeri Eskişehirspor maçları. Her ikisinde de çok iyi oynamamıştık ama rahat kazanmıştık. Güzel tarafı; sezon başı diye kredimiz vardı. Zamanla bu kredi öyle yerlere geldi ki; kazandığımız maçlar bile tatmin etmedi ve umut vermedi. Mersin İdman Yurdu'nun içinde bulunduğu durum ortada. Eskişehirspor bile daha avantajlı bence. Eskişehir'in daha kaliteli kadrosu var. Fenerbahçe genelde ilk 15 dakikaları iyi oynuyor. Gol bulma konusunda sıkıntılar önemli ama ilk 15 dakika hakimiyeti tartışılmaz. Dün hem iyi başladık, hem pozisyon konusunda çok sıkıntı yaşamadık. Sezon başından beri üzerine koyarak giden, Fransa'ya gitmek isteyen ve bunu şu ana kadarki performansıyla hakeden Hasan Ali Kaldırım'ın şık golüyle öne geçtik. Gol kadar Mehmet Topal'ın asistinin de hakkını vermek lazım. İlk yarı 2, hatta 3. golün gelmeyişi hissedilebilirdi. Ancak Mersin İdman Yurdu'nun dirençten uzak görüntüsü ve Fenerbahçe'nin istekli hali bunu hissettirmedi. Nitekim ikinci yarıda goller de devam etti zaten. Önce Nani, sonra Van Persie attı. Mehmet Topal ve Alper çok iyiydi. Özellikle Alper son haftalarda çok formda, bu çizgide devam ederse hocanın da güvenini boşa çıkarmamış olacak. Vitor Pereira sezon başından beri Alper'i sürekli değerlendirmeye çalıştı ve güvendi. Van Persie'nin gol atması ve yeniden yüzünün gülmesi mutlu edici olay. Ancak yine de oyundan erken alındı. Pereira'dan ezber bir değişiklik. Üstelik hala oyundan çıkardıktan sonra tebrik etmesi falan doğal gelmiyor bana. Aziz Yıldırım etkisi çok net. Nani'nin de kulağı çekilmiş olmalı, dün 90 dakika konsantre bir şekilde sahadaydı. Volkan Şen'in çalım olayını biraz dozunda tutması lazım. Tamam yeteneklisin de; müsait olduğunda vuracaksın. Rahat maç kazanmayalı epey olmuştu, oyuncuların sosyal medya paylaşımları da bana yeniden bir umut ve kenetlenme hissettirdiği için mutluyum. Galatasaray'ın puan kaybı da çok iyi oldu. Molde maçını sabırsızlıkla bekliyorum.
22 Kasım 2015 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Yeter Artık, Saldır Fenerbahçe !


Fenerbahçe'nin son 2 maçının skorlarını bildiğim için mutsuzum. İkisinin de skorları beni memnun etmedi çünkü. Herkes ister 3 atalım 5 atalım; bu çok mümkün olmaz. Ama öyle bir oyun oynarsınız ki; 2-1'lik bir galibiyet bile tatmin eder. Ya da öyle oynarsınız ki; Beşiktaş'a karşı 10 kişiyle tek kale yapar, kazanamasanız bile gurur duyarsınız. Umut dolarsınız. Fenerbahçe'de bunlar yok. Ajax maçı 0-0 sonucu beklediğim sonuçtu. Yine de son 10 dakika tatmin edici bir istek görmek umutlandırdı. Konyaspor'un neler yapacağını biliyorsun, Aykut Kocaman'ı tanıyorsun. Ben hocamın Konyaspor'daki performansını iyi bulsam da bu maça defansif yaklaşacağını tahmin etmek elbette kolaydı. Öyle ki; Traore bile savunma yaptı. İlk yarıda savunma yapmaya gelen bir takıma saldıramayacak kadar aciz bir Fenerbahçe izledik. Öyle ki tribünde inanılmaz uykum geldi. Tribün bu değil. İnsan oraya destek olmaya gittiği kadar keyif de almaya gidiyor. Kimse o kadar para verdiği kombine ile bu futbolu izleyip dert sahibi olmak istemez.

Gökhan Gönül ve Hasan Ali Kaldırım galibiyetin mimarları. Van Persie defteri kapanıyor gibi gözüküyor. Geldiğinde ne kadar heyecanlıydı, şimdi heyecan adına hiçbir reaksiyon yok. Vitor Pereira'nın ikinci yarıda top tüfek saldırması takdir edilesi. Ama bunda "Yeter Artık, Saldır Fenerbahçe!" tezahüratı yapan taraftarın etkisi büyük. Volkan Şen'i izlemek büyük keyif, çok acayip bir yetenek. Fernandao golü attı ama bir benzer pozisyonu da kaçırdı. Sezon başında Hasan Ali satılsın diyenlere gülüyorum. Hasan Ali sezon başından beri Caner'den daha etkili performans gösteriyor. Milli takıma İsmail Köybaşı'nın çağırılması da işlerin nasıl yürüdüğünü gösteriyor zaten. 1-0 beklediğim skor ama tatmin etmedi. İkinci yarı top tüfek saldırmak iyi ama buna rağmen çok pozisyon bulamamak da o kadar kötü.
9 Kasım 2015 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Ajax 0 - 0 Fenerbahçe


Yine skor tahminimin tuttuğu bir maç oldu. 80 dakika resmen hayatımızdan çalınmış gibiydi. Ama son 10 dakikanın hakkını vermek lazım. Maçlarımız böyle olsa gerçekten herkes memnun olur, kötü sonuçlar bile daha az umursanır. Çok keyifli bir son 10 dakika vardı. Elimde sihirli değnek olsa; Van Persie - Volkan Şen değişikliği yerine bir de Alper - Volkan Şen değişiklik senaryosuyla son 10 dakikayı izlemek isterdim. Ajax'ın oyuncuları hep potansiyelli isimler. Fischer zaten kalitesini belli etti. Cillessen muhtemelen takımın en tecrübelisi. Riedewald, Fischer, Veltman, belki El Ghazi muhtemelen birkaç sene içinde önemli transfer de yapacaklar. Ama çok tecrübesiz takım. Vitor Pereira'ya kızıyoruz ama Ajax'ın saha kenarında Bergkamp ve De Boer oturuyor; ikisi de seyirci modunda. Olağan futbol şartlarında Ajax deplasmanında 1 puan iyidir. Ama bu Ajax'ı yenememek kötü sonuç oldu. Biraz önde basabilsek çok rahat goller bulurduk, Ajax savunması saatli bomba gibiydi. Bir de kalecilerinde bir yürek yemişlik, aşırı güven var. Her an top kaptıracak gibi bir hali var. Vitor Pereira dün ilk defa yerinde bir değişiklik yaptı. Nani gecenin kaybedeni. Fernandao oyuna girdikten sonra etkili oldu ama inanılmaz bir son vuruş beceriksizliğim vardı akşam. Diego - Ozan değişikliği yersizdi. Ozan önde oynadı, etkili de oldu ama yine de yerinde bir değişiklik olduğunu söylemek zor. Volkan Şen maça hareket ve bereket getirdi. Çalım pozisyonunda suyunu çıkarmasa gecenin golünü atmış olacaktı. Muhtemelen yıllar sonra bile izlenecek bir gol atmış olacaktı. Köy Takımı denilen Molde gruptan çıkmayı daha 4. maçta garantiledi. Dün gecenin yıldızı Amsterdam'daki Fenerbahçe taraftarıydı.Müthiş bir tribün vardı, imrendim ve gururlandım. Gidenlerin ayaklarına, seslerine, yüreklerine sağlık.
6 Kasım 2015 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Osmanlıspor 0 - 1 Fenerbahçe


Fenerbahçe'nin maçını yorumlamak için izlemeye gerek yok ya. İki senedir aynı çizgi. Geçen sezon da izlemeye hiç gerek olmuyordu. Digi Play üyeliğim olmasına rağmen genelde başka şeylerle uğraşıp pencere modunda sesinden takip ediyordum. Osmanlı maçı biraz daha hareketliydi, kabul. Her iki yarıda da pozisyonlara girdik. Pozisyon da vermedik. Zaten Vitor Pereira Fenerbahçe'sinden kalmasını istediğim tek şey şu pozisyon vermeme olayı. Osmanlıspor'dan haz etmem. 4-5 olsun isterdim ama şu durumda 1-0'a da şükreder hale geldik. Alper Potuk attığı golle maçın kahramanı oldu. Genel anlamda da iyi oynadığını söylemek lazım. Nani zaten son 3-4 maçtır çok kötüydü, Alper iyi oyunuyla aratmadı. Fernandao'nun kaçırdığı pozisyonu yakıştıramadım. O golü atmalıydı. Her ne kadar kötü futbol oynasak da hala zirve yarışı içerisindeyiz ve bu yarışın tepesinde yer almamız için çare maalesef ki hoca değişikliği. Ersun Yanal'ın geleceğini düşünmediğim için hayal kurmak istemiyorum. Ama gelen isim kim olursa olsun Vitor Pereira'dan kötü olacağını da sanmıyorum.
31 Ekim 2015 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 1 Galatasaray


Çok efkarlıyım beyler, çok efkarlıyım. Yakın arkadaş düğünü yerine maça gittiğim için içimde bir "acaba?" duygusu vardı. Ama o kadar baskılı ve etkili başladık ki; Diego-Meireles değişikliğine kadar çok rahattım. Bana göre Fenerbahçe'nin ideal kadrosu bu maça başlayan kadrodur. Josef-Topal olmuyor dersen; Meireles ya da Ozan'dan birini diğeriyle değiştirirsin. Hocaya kadro seçiminden vurmak çok mantıklı değil. Ama takımın kimyasındaki sorundan dolayı hocayı yerden yere vurmak çok doğal, hakediyor.

Önceden derbilerde Galatasaray sahaya çıktığında dolu tribünlerin yüzlerinde öfke ifadesi olur, herkes tehditvari hareketler yapardı. Binlerce insanın bu tepkisi illa ki ürpertiyordur. Bacakları titreyenler bile oluyordur. Şimdi öyle değil. Galatasaray sahaya boş tribünler karşısında çıktı neredeyse. Etraf günlük gülistanlık. Böyle olunca da Burak Yılmaz gibiler rahat rahat 4 hareketi yapabiliyor. Olcan gibiler şımarabiliyor. Derbilerde Fenerbahçe tribünü bu olmamalı. Üzgünüm, bir yanım da kırgın. Galatasaray'ın beraberliğe geleceği çok netti. 0-0'a geliyorlar her sene ama golü yerlerse biraz biraz risk alıyorlar. E Fenerbahçe de Akhisar'a 2-0'ı koruyamazken; Galatasaray'a 1-0'ı korumaya oynamamalı. Sneijder 90 dakika top alamaz, bir tane alır gol atar. Futbol bazen bu kadar basit cümlelerle de özetlenebiliyor. İstekli başladık, taraftarın da etkisiyle baskılı başladık. Zaten genelde ilk 10-15 dakikaları iyi oynayıp devamını getiremiyoruz. Bu sefer devamı da geldi. 45 dakikaya yayabildik iyi oyunu. Markovic ve Nani de arzulu başladılar ama kaçan pozisyonlardan dolayı genel performansları pek tatmin etmedi sanki. Genelde sağda Nani, solda Markovic izledik. Galatasaray'ın bekleri bomba, benim için iki türlüsünün de sakıncası yoktu. Nitekim ben Carole'den çok memnundum, sakatlanması işime gelmedi. Diego çok etkiliydi. Topu alıp hızlı hücum ettirmesini seviyorum ben. Bazen el freni oluyor ama şu şekilde oynadığında izlemek büyük keyif. Gol atmayı da haketti. Gökhan Gönül'ün goldeki payı büyük, maç performansı da çok iyiydi zaten. İlk yarıda ikinci golü bulamamak çok büyük sorun değil.


İkinci yarıda kontrol yine bizdeydi ama Galatasaray zaman zaman yoklamayı düşünmeye başlamıştı. Bu düzende pek çok kontraatak bulduk. Mutlaka 2'yi atmamız lazım. Her ne kadar Kjaer ve Ba ikilisi kusursuz performans gösterse de; 2'yi atamamak çok etkiledi. Yeri geldi Nani son pası yapamadı, yeri geldi Markovic. Bazen Van Persie top ezdi. Souza bu maçın en etkisiz ismiydi ama Mehmet Topal ikinci yarı ofansif anlamda sorumluluk aldı. Caner ve Gökhan'ın da sorumluluk aldığı ortada. Van Persie-Fernandao değişikliği doğruydu. Bu esnada "ikinci değişikliği kimle yaparsın?" diye aramızda konuştuk. Cevap ortaktı; "kimseyi çıkarmam". Volkan Şen olsa; kontraatak futboluna yatkınlığından dolayı Nani ya da Markoviç'in yerine oyuna alınır. Ama ısınanlara bakınca moralim bozuldu. Meireles girecekse de Souza'nın yerine girmeliydi. Zira sarı kart Souza'nın Sneijder'a uyguladığı sert oyunu da duraksattı. Markovic ve Nani çok etkili olamasa da buldukları bir pozisyonu atabilecek kalitede isimler. Daha önemlisi; kulübede bunların yapacağını yapacak adam yok. Diego çıktı, Meireles girdi; maç riske girdi. Bu tam bir 2-0 önde olma değişikliğiydi. Ya da başka deyişle 1-0'a yatma değişikliğiydi. Üstüne hatasız oynayan Ba'nın vuramadığı bir top, Souza'nın kısa boylu Olcan'a kafayı vurdurması derken beraberlik golü geldi. Öyle bir andı ki; o kadar tahriğe rağmen tribünden tepki gelmedi. Üzdü beni bu tepkisizlik.

Berabere bitti, zaten bekliyordum. Son yıllarda çok normalleşti bu beraberlik. Bu durumdan rahatsızım. Hocanın Souza'ya yaptığı hareketten de rahatsızım. Takıma çok kızamıyorum. Hücumda ikiyi bulamamak dışında bir eksiğimiz yoktu. Oynanabilen oyunla ortaya çıkabilecek en iyi senaryo buydu. Tek sorun 2. golün gelmemesi. Galatasaray tek pozisyonda golü attı, bu da futbolun hep bizim aleyhimize onların lehine olan cilvesiydi.
27 Ekim 2015 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 0 Ajax | Cankurtaran Fernandao


Başlık çok QTM tarzı oldu. Tribünden izlediğim kadarıyla yazacağım. Özeti de izleyemedim, zira eve gelmem saat 2'yi buldu. Perşembe 22:05 maçları tam bir işkence. Futbol keyif verse, zevk alacak bir durum olsa değer de; bu şekilde tribün tutkusu büyük olan adamlara bile o yorgunluk hissini yaşatıyor.

Ajax ile keşke Şampiyonlar Ligi ön elemesinde eşleşseydik. Potansiyeli yüksek ama tecrübesiz takım. Grubun en zayıf halkası gibi gözüküyor şu an. Özellikle Molde'nin 3 maçta 7 puan almasından sonra hesaplar değişti. Yine hocayı ve futbolu eleştireceğim. Olay kadro değil. Fenerbahçe'nin ideal kadrosu zaten dünkü kadronun Fabiano'suz halidir. Teknik direktörlük ilk 11'i yazmak değil. Takımın bir havası olmalı, güçlü bir bağı olmalı, oynadığı bir düzeni olmalı, duran top taktiği olmalı. Bunlar bizde pek yok. Oysa sezon başında oldukça heyecanlı bir takım vardı. Mesela Nani bu maçla birlikte 3 maçtır sahada yok gibi bir şey. Hocanın diyaloğunda sıkıntı olduğu zaten yaklaşık 1 aydır ortada. Belli ki yönetimin verdiği ayardan sonra biraz toparlamaya çalışıyor hoca ama malzeme ve karakteri bu; çok uzun sürmez. Abdoulaye Ba yine çok iyi oynadı, yine oynadığı bir maçta gol yemedik. Pozisyon da vermedik hatta. Abdoulaye Ba candır, adamdır. Geriden oyun kurmasını da çok beğeniyorum, üst düzey olmasa da yeterli seviyede. Gökhan Gönül'ü özlemişiz, kaptanlık da çok yakıştı. 2 ay sonra oynayıp bu kadar iyi performans vermesi de kalitesine yakıştı. Caner de dün çok iyiydi. Zaten dünün en iyi tarafı savunma disiplinimizin yüksek olmasıydı. İlk 10-15 dakikada baskılı futbolumuz keyif verdi ama yine çok uzun sürmedi. Tamam uzun sürmez de; maçın geneline de yayamıyoruz. Kısa sürede parlayıp sönen bir hücum halimiz var. Bunda Nani'nin etkisizliğinin, Diego'nun düşük performansının etkisi elbette büyük. Markovic de heyecan veriyor ama onda da eksik bir şeyler var. Tamamladığında zaten tutulmaz. Souza sakatlıktan sonra kötü döndü, hala vasatı aşamayan bir performans gösteriyor. Bu futboluyla devam ederse birkaç hafta içinde eleştiri oklarını üzerine çeker. Burası Fenerbahçe, bunu gerektirir. Ozan Tufan'ın sürekli tepki görmesi örneğinde de olduğu gibi diyelim. Vitor Pereira değişikliklerde yine saçmaladı. Hem geç kaldı; hem de hatalı müdahale yaptı. Van Persie - Diego çıkarıp; Fernandao - Ozan sokmak tam bir skoru koruma değişikliğiydi. Neyse ki son bölümdeki yalancı baskı golü getirdi. Fernandao yine attı ve Uefa Avrupa Ligi'nde topladığımız 4 puana direkt katkı sağlayan isim oldu.

Kıvanç gol sigarasını yakmadan gol gelmiyor. İlginçtir ki; her seferinde o sigaranın bitmesi gerekiyor. Bitmesine yakın gol oluyor. Kıvanç Zorlu adamdır. Sigara istediği arkadaş Marlboro'yu uzatınca eli titredi. Bilseydi o sigarayla golün geleceğini; paketi ile verirdi.

Galatasaray karşılaşması için tedirginliğim var ama takıma da güveniyorum. Nani ve Van Persie'den ekstra katkı bekliyorum. Diego'nun da artık derbi kahramanı olması gerek. Abdoulaye Ba'nın bu performansı da umarım devam eder.
23 Ekim 2015 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -