Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Coeur De Pirate

Uzun zamandır paylaşmak istediğim bir ses var; Beatrice Martin. Yani sahne adıyla Coeur De Pirate. 1989 doğumlu, Kanadalı, tontiş, sevimli bir hatun olmasının yanı sıra hoş ve naif bir sese ve müzik yeteneğine sahip. Keşfettiğim 3 ay oldu. We Are Hunted müzik sitesinde keşfettim. O günlerde yazacaktım, lakin hep arada kaynadı gitti.

Coeur De Pirate'ın internette pek çok şarkı yorumunu bulabilirsiniz. Lakin kendi albümlerinde Fransızca şarkıları tercih ediyor. Şimdi; "herkes Fransa'yı protesto ederken, İddaa bile Fransa Ligi'ni bültenlere almazken sen gelmişsin Fransızca şarkılardan bahsediyorsun" diyeceksiniz. Fransızca dilini, filmlerini ve şarkılarını sevmeyen ben; Coeur De Pirate söylediğinde çok farklı bir zevk alıyorum. Bence Fransızca seven, sevmeyen bu hatuna bir kez olsun kulak vermeli.

İlk albümünü 2008'de çıkarmış. İkinci albümünü ise 2011'de çıkarmış. Ben 2011'in çıkış parçası olan Adieu ile keşfettim. Yine de 2008'de çıkardığı ilk albümü daha iyiymiş diyebilirim. Huzur veren bu sese kulak vermek isteyenler olabilir. Ya da ileride çok popüler olursa; "Ben çoktan keşfetmiştim eheheeh" falan derim.
4 Mart 2012 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

24 Eylül 1996

Türkiye'de yeri dolmayacak insanlardan birisidir Zeki Müren... Türk Müziği'nin Sanat Güneşi'dir. Sanat Güneşi batalı tam 15 sene oldu. 7 yaşındaymışım o zaman... Televizyon izlerken, son dakika haberi girmişlerdi; Zeki Müren hayatını kaybetti diye... O zaman umursamadım, algılayamadım. Yaşım ilerledikçe onun ne değerli bir insan olduğunu anladım. Müziğiyle, konuşmasıyla, yorumuyla çok farklı bir insan olduğunu algıladıkça daha çok sevdim. Şimdi Zeki Müren'sizliği daha iyi anlıyorum.


Tıpkı kendisinin de söylediği gibi; "Benim yerim çok uzakta, dualarla yaşıyorum."

Huzur içinde yat paşam...
24 Eylül 2011 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Huzur İçinde Yat...

1999'un Şubat ayıydı Barış abimizi kaybettiğimizde... Benim için o zamanlar sadece Barış abiydi. Çocukları seven, efendi, seviyeli, sempatik bir abiydi. Şarkıları da güzeldi ama çok büyük hayranlık duymazdım. Aradan geçen yıllarda her şarkısını dinledikçe sevgim arttı. Kalitesini anladım. Ne denli ölümsüz şarkılara imza attığını anladım. Ve en önemlisi; sadece bir sanatçı olmadığını anladım. Çok ileri görüşlü, çok bilge, çok zeki bir insan olduğunu anladım. Ve acıdır ki; bir Barış Manço'muz daha olmayacak.

Huzur içinde yat abi...
1 Şubat 2011 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Farklı Bir Tat : Kina Grannis

Kina Grannis benim için yeni bir YouTube keşfi... YouTube'da tesadüfen buldum geçenlerde. Simon & Garfunkel'in efsane şarkısı The Sound Of Silence'ı müthiş yorumlamış. Dikkatimi çektiği için biraz araştırdım, birkaç parçasını indirdim. 2007 yılında YouTube üzerinden bir şarkı yarışmasına katılmış Kina. "Message From Your Heart" adlı şarkısıyla derece yapmış ve albüm anlaşması imzalamış. Bu geçen süreçte YouTube'dan şarkılarını yayınlamaya devam etmiş. MTV'nin çeşitli programlarında şarkıları yayınlanmaya başlanmış. 23 Şubat 2010'da Stairwells isimli albümünü çıkarmış. Facebook ve Twitter'da epey takipçisi olduğunu gördüm. Huzur veren, hoş bir ses rengine sahip. İndirdiğim şarkılarından ; People, Valentine, Ours to keep favorilerim.

Bahsetmiş olduğum The Sound Of Silence'ı YouTube linkinden dinleyebilirsiniz.
3 Ekim 2010 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Murat Kekilli - Kalbimdeki Darp

Sevdiğim isimlerden birisidir Murat Kekilli. Ayrıca ilk albümü hariç her albümünü orijinal almışımdır. Yeni albümü olan Kalbimdeki Darp'ı henüz almadım, lakin internetten edindim tabi ki. Murat Kekilli medyanın çok içinde olan bir isim değil. "Düz Adam" tanımına uyan bir insan gibi gözüküyor. Tabi iç dünyasını çok bilemeyiz. Fakat geçen bir röportajını okudum. Yine içten açıklamalar yapmış. Hatta şöyle bir kısım var ki ; okuduğumda tebessüm ettirmişti.

Soru : Çocuk hayaliniz var mı ?
M.Kekilli : Çocuk yer yüzünün süsü yaa! İki,üç,dört,beş...Bakabildiğim kadar. Kopyalama yolla değil tabi, organik yolla. Kocaeli'nde bir çocuk yurdunda manevi çocuklarım var. Orada 125'e 125 maç yaptık. Maç bitene kadar ayağıma bir kere top değdi.


Albüme ismini veren Kalbimdeki Darp şarkısı aylar önce internete düşmüştü aslında. Tipik bir Kekilli şarkısı. Güzel melodisi olan, basit fakat anlamlı sözlerle süslenmiş, güzel yorumlanmış bir şarkı. Albümde bunun haricinde 9 şarkı daha var. Klip şarkısı olan Ver Bana Düşlerimi, Senden Uzakta, Sevmişsem, Gözlerin Yalancı Bahar, Gözümün Karası favori şarkılarım. Ayrıca "Bu da Geçer" türküsüne yaptığı yorum da müthiş olmuş. Mutlaka dinlenmeli. Sadece Dut Ağacı Değilem türküsünü pek beğenmedim. Murat Kekilli'nin yorum kalitesi tartışılmaz ; zaten her albüme mutlaka türkü koyup kendi tarzıyla yorumluyor. Lakin "Dut ağacı değilem, her gelene eğilem" diye absürt bir sözle başlayan bu türkünün yerine başka bir türkü yorumlasa daha hoş olurdu.

Sonuç olarak ; Kekilli'nin tarzını sevenlere mutlaka tavsiye edebileceğim bir albüm olmuş. Özletmişti, zamanlaması ve dönüşü isabetli oldu.
7 Haziran 2010 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Eurovision 2010

1 haftadır AÖF finalleriyle boğuşuyorum. Boğuştuğuma değdi mi, bence değmedi. Bu akşam milli maç keyifliydi. Kazım'ın futbolu Fenerbahçe'de kalması konusunda olumlu bir arzu belirtti bende. Başka bir gündem davası da ; bizim çok önemsediğimiz, Avrupalıların pek önemsemediği söylenen Eurovision'du. Green Day çakması grubumuz Manga'nın kıytırık şarkısıyla yarışacağı, Norveç'te düzenlenen yarışmaydı. Eurovision'u yıllardır takip ederim. Farklı kültürlerden esintiler sunmasını seviyorum yarışmanın. Örneğin ; Rus dayılarım çıktı, kar altında kazaklarla şarkı söyledi. Ya da ülkemizin hala çarşaflı kadınlardan, sarıklı dedelerden oluştuğunu zanneden gerizekalı Avrupalılara Manga ile bir kez daha mesaj vermiş de olabiliriz.

Finalden önce sadece Almanya, Azerbaycan, Romanya, Bosna Hersek şarkılarını dinledim. Manga'nın şarkısına açıklandığından beri pek şans vermiyordum. Aldıkları derece beni şaşırttı. Almanya eğlenceli şarkısı, sempatik, dünya tatlısı, cilveli yarışmacısıyla gönlümü feth etmişti :) Azerbaycan'ı da kardeşlikten dolayı destekliyordum. Gönlüm Azerilerden yanaydı, lakin onların da iyi bir derece aldıklarını düşünüyorum.

Lena'nın 91 doğumlu olmasına da şaşırdım ne yalan söyleyeyim. Hatun demişken ; geçen yılın bombalarından İzlandalı Johanna'nın puanları bildirmesi güzel bir jest oldu. Bir de Romanyalı hatunun deri pantolon olayı iyi olmuş, deri iyidir. Ermeni hatunun balonları çok ilgimi çekmedi açıkçası. Şişirmiş, dar da bir kıyafet giyerek balonlarını sergilemeyi düşünmüş. Şarkılar geçen yıllara oranla daha kaliteliydi. Eurovision formatında hareket şarkılar ağırlıkta olmalı diye düşünüyorum. Her zaman da hareketli şarkılar favoridir zaten. Bunda slow parçalar daha ağırlıktaydı. Manga'yı öne çıkaran detaylardan birisi de buydu. Arkada dans eden Power Ranger ne kadar gerekliydi bilmiyorum. Azerbaycan'ın slow şarkısı Drip Drop güzeldi. Diğer şarkılar da izlerken sıkan cinsten değildi açıkçası. İsrail hariç... İspanya'nın başına gelen olay geceye renk kattı. O abuk sabuk tiplere az bile gerçi o durum. Klasik olarak yumurta-domates bile fırlatılabilirdi. Eurovision'da hep merak ettiğim sahne dekorunun o kadar kısa sürede nasıl değiştirilebildiği. Bu konuda fikri olan beni aydınlatırsa sevinirim :)

Türk Telekom'un Eurovision temalı reklamında Kanada,Çin falan var bu arada. Rezillik...Bülent Özveren de bu akşam kendince yaptığı espriyle tepkimizi çekmeyi başardı. Yediği küfürün haddi hesabı yok. Büleeeent başgaaaan ............

Siyasetin eskisi kadar karışmadığı, şarkıların ve sempatinin de oy alabildiği bir Eurovision akşamı oldu. İsviçre ve Belçika'dan bize az puan gelmesine şaşırdım sadece. Sonuçta ikinciyi az kişi hatırlar. Şampiyonlar Ligi vizesi de olmadığından 1. olamadıktan sonra çok da önemli değil kaçıncı olduğumuz.
30 Mayıs 2010 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Cranberries geliyor,evde bir bayram havası...

Geliiiiiyoooor.En sevdiğim grup olan The Cranberries Türkiye'ye geliyor.Yeniden birleştikten sonra Türkiye'de görmek büyük onur olacak.Ölmeden önce canlı dinlenmesi gereken gruplardan birisidir zaten.Sırf Dolores için Click filmini izleyen adamlar tanırım.Altı üstü 20 saniye gözüküyor filmde.Seviyoruz abi!

22 Temmuz'da İstanbul'da, 23 Temmuz'da İzmir'delermiş.Mekan belli değil sanırım.Sevinç doluyum,neşe saçarım yarın tüm gün...Cranberries gelirse gitmemek olmaz.

En sevdiğim şarkısının girişi ile bitireyim postu;

You'd better believe I'm coming
You'd better believe what i say...
4 Şubat 2010 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Duman(2)

Yaklaşık 10 gün önce Duman 2 albüm birden çıkararak piyasaya dönüş yapmıştı.Kaan Tangöze askerde albümsüz geçirdiği zamanların telafisini yapmak istemiş olacak ki 2 albüm birden çıkardılar.

Kayıtlar İrlanda'da gerçekleşmiş,ayrıca bütün söz ve müzikler grup üyelerine ait.Prodüksiyonu da kendileri üstlenmişler.Emek çok,karşılığı olmalı...

Albümleri dinledim,müthiş.Önceden FM oynarken kendimden geçiyordum,şimdi bu albümde kendimden geçiyorum.Albümde yer alan şarkılar şu şekilde :

Duman 1
Dibine Kadar
Sarhoş
Sor Bana Pişman Mıyım?
Hayvan
Yalan
Sevdim Desem
Yağmurun Sabahında
Helal Olsun
Rezil
Bu Aşk Beni Yorar

Duman 2
Balık
Senin Marşın
Sendan Daha Güzel
İyi de Bana Ne?
Elleri Ellerime
Paranoya
Vals
Kümbela
Tövbe
Of

Duman1'de Bu Aşk Beni Yorar,Sor Bana Pişman Mıyım? güzel şarkılar...Lakin Dibine Kadar ve Helal Olsun enfes parçalar.Winamp'a at ikisini akşama kadar çalsın dursun.Tek kelimeyle mükemmel...

Duman2'de ise Balık ve Senden Daha Güzel şarkıları favorim şimdilik.

Albüm şiddetle tavsiyemdir.Alıp da rafa kaldıracağınız bir albüm değil...Her daim dinlenir.Ya da indirin,bulun abi ne diyeyim ? Yeter ki dinleyin :)
24 Mart 2009 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -