Middlesbrough 1 - 2 Tottenham | EPL 6.Hafta


2014 Dünya Kupası'nda bir tweet vardı: "Top olsam sadece Pirlo dokunsun isterim." Ben de bu aralar sadece Heung Min Son kardeşimiz gol atsın istiyorum, adam hakeme itiraz ederken bile sevimli. İstatistik kasması beni mutlu ediyor. Harry Kane'in sakatlanmasıyla birlikte Janssen'in de bulduğu şansı değerlendirmesini umut ediyorum. Middlesbrough kadro olarak düşme adaylarımdan ama kadro olarak arasında uçurum olmayan 4-5 takım var. Moussa Sissoko'nun da artık kadroya yerleşmesini ümit ediyorum. Bir yandan da Dembele de oynasın istiyorum. Harry Kane sakatlanmasın istiyorum ama arada Janssen de goller atsın istiyorum. Tottenham beni de epey şımartıyor sanırım. Mauricio Pochettino yine geçen sezon olduğu gibi sessiz sedasız puanları topluyor. Müthiş kadro derinliğinden faydalanıyor. Tottenham haftayı 14 puanla Guardiola'nın kayıpsız giden Manchester City'si arkasında ikinci sırada kapatıyor. Haftaya Manchester City ilk puan kaybını Tottenham deplasmanında yaşamalı.

Middlesbrough : Valdes; Barragan, Chambers, Gibson, Friend; Clayton (82' Foreshaw), Roon; Stuani, Downing, Ramirez (59' Rhodes); Negredo (59' Traore).

Tottenham : Lloris; Walker, Alderweireld, Vertonghen, Davies; Eriksen (90' Nkoudou), Wanyama, Alli; Sissoko (70' Lamela), Son Heung Min, Janssen (86' Winks).

Sarı Kartlar : Walker, Traore, Friend.

Goller : 7' ve 23' Son Heung Min, 65' Gibson.
25 Eylül 2016 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Lazio 3 - 0 Pescara | Serie A 4.Hafta


Geçen hafta Chievo'yu izleyememiştim. Lazio bu hafta evinde ligin zayıf sayılabilecek yeni takımı Pescara'yı rahat geçti. Simone Inzaghi bayağı bayağı iyi top oynatıyor. Yalnız tüm lig özetlerini izledim, en kötü futbolu oynayan ve maçları en kasvetli takım maalesef Fenerbahçe. Lazio bu maçta 3-5-2 dizilişiyle devam etti. Yıllardır sol bekler gelip gidiyor, orada eninde sonunda Radu oynuyor. Kaptan bu sefer stoper üçlüsünde görev aldı, bir de golü var. Lazio hem takım oyunu oynuyor, hem bireysel olarak herkes biraz da olsa ön plana çıkabiliyor. Felipe Anderson bu maç bir yıldız gibi oynadı. Milinkovic-Savic'i biraz Salih Uçan'a benzetiyorum. Fizik olarak çok daha yukarıda. Ama özellikleri ve yeteneklerini benzetiyorum. Beklenen aşamaya gelemese de henüz 2. sezonu, mutlaka parlayacak bence. Bu maçta gol atmasına sevindim. Balde Keita, Felipe Anderson ikilisi asist yapınca da mutlu oluyorum. Immobile ise gol attıkça bayağı seviniyorum, ligin en temiz golcülerinden. De Vrij'ın da form tutmaya başlaması sevindirici. Pescara'da gelecek vaat eden oyuncular var ama henüz yeterli düzeyde değiller. 0-0'da kaçırdıkları penaltı komik. Pepe ve Aquilani takıma liderlik edecek oyuncular, ilk 11'e adapte edilmeleri gerekiyor. Massimo Oddo'yu da oyuncu olarak severdim, hoca olarak da desteklerim. Umarım Pescara ligde kalır. Lazio 3-5-2'de devam edecekse Ocak ayında bir forvet almalı. Immobile ve Djordjevic çok benzer tipte oyuncular. Bu arada Napoli özetine de baktım, Marek Hamsik inanılmaz bir adam gerçekten. Serie A bu sezon yine güzel geçecek gibi, keşke bu yarışa Inter ve Milan da dahil olabilseydi.

Lazio : Marchetti; Bastos, De Vrij, Radu; Felipe Anderson (73' Basta), Parolo, Cataldi, Milinkovic-Savic (81' Murgia), Lulic; Djordjevic (60' Keita), Immobile.

Pescara : Bizzarri; Zampano, Gyömber (49' Fornasier), Campagnaro, Biraghi; Cristante (73' Mitrita), Brugman, Memushaj; Benali (46' Manaj), Verre; Caprari.

Sarı Kartlar : Campagnaro, Verre, Bastos, Radu

Goller : 67' Milinkovic-Savic, 72' Radu, 76' Immobile
18 Eylül 2016 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Tottenham 1 - 2 Monaco


Zorya Luhansk - Fenerbahçe işkencesi bitmişken dün akşamki Tottenham-Monaco maçıyla ilgili bir şeyler karalayayım. Geçen sezon White Hart Lane'de oynanan maçta 4-1'lik skor vardı. Bu sefer öylesi bir fark beklemiyordum, lakin Tottenham'ın kazanacağını düşünüyordum. White Hart Lane'i çok severim. Wembley ise futbolun beşiği. Tottenham bu maçta 85011 ile seyirci rekorunu kırdı. Monaco buraya bizi eleyerek geldi, hatta ilk maçtaki performansımız 2-1'in üzerindeydi ama olmadı. Monaco'nun kadrosunun Şampiyonlar Ligi'ne yakıştığını düşünüyorum. Özellikle Glik ile savunma sınıf atlamış. Andrea Raggi bu kadronun yıllardır değişmez ismi, tam bir görev adamı. Serie B topçusuyken buralara gelip yıllardır düzenli oynaması takdire şayan. Dün sağ bekte görev aldı. Tottenham'ın üstünlüğüyle oynanan bir oyun vardı yine, Spurs bu işi iyi yapıyor. Ancak Kane'in formsuzluğu skor üretmesini engelliyor. Janssen de henüz bu seviyelerde değil. Monaco ilk yarı sanırım 3 kere geldi, bunlardan 2 tanesi gol oldu. Bernardo Silva bence çok üst düzeylere çıkamayacak fiziği dolayısıyla, ancak müthiş yetenek. Üç oyuncu arasından tek başına gol attı. Dirar'ın yerine oyuna giren Lemar, Ben Davies'in talihsizliğini affetmedi. Gollerden sonra Wembley'deki suskunluk müthişti yalnız, uzun zamandır böyle bir gol sonrası sessizliği görmemiştim. Tottenham bolca pozisyonu harcadı. Maçın büyük bölümü Monaco yarı sahasında oynandı. Özellikle 79. dakikada Kane'in kaçırdığı pozisyon affedilmezdi. En çok o topu Kane'e vermek için müthiş çaba gösteren Janssen'e ayıp oldu. İlk maçtan 2-1'lik mağlubiyet çıktı ama maçın hakkı bu değildi. Spurs bu oyunuyla bu gruptan çıkar. Leverkusen - CSKA maçının berabere bitmesi de büyük şans oldu.


15 Eylül 2016 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Stoke 0 - 4 Tottenham | EPL 4.Hafta


Geçen sezon Tottenham çok ezici bir futbol oynayarak Stoke City'yi yine rakip sahada 4-0 yenmişti. Bu maçta ise o kadar ezici bir futbol olmadığını söylemek gerek. Geçen sezon Dele Alli, Shay Given'ın başına bela olmuştu. Shay Given bitmiş okey dönüyor. Üçüncü kaleci bile olması hatayken en üst düzey ligde ilk 11 çıkıyor. Gelen her top gol oldu resmen, yanından geçen toplara uçacak mecali kalmamış. Simit satıp onurlu yaşaması Stoke City taraftarlarını daha mutlu edecektir. Bu kadar kaliteli bir kadro için çok kötü bir başlangıç yaptı Stoke. Mark Hughes'ün haksız oldukları pozisyonda kendisini tribüne attırması da komediydi.

Son Heung-Min kardeşimizin gol atması beni oldukça mutlu etti. İkinci golü atması ise mutluluğumu pekiştirdi. Milli maçta Skrtel'den yediği ölümcül darbeye rağmen Harry Kane'in hala futbol oynayabiliyor olması ve gol suskunluğuna son vermesi de mutlu ediciydi. Stoke City kalesinde kaleci olsaydı muhtemelen bu kadar rahat bir galibiyet olmazdı. Tottenham'ın istikrarlı ve etkili performansının devam etmesi ise sevindirici. Stoke böyle devam ederse birkaç haftaya Mark Hughes'ü kovarlar.

Stoke City : Given; Cameron, Shawcross, Martins Indi, Pieters; Allen, Imbula (71' Adam), Whelan (67' Bojan); Walters, Arnautovic, Bony.

Tottenham : Lloris; Walker, Alderweireld, Vertonghen, Davies; Wanyama (55' Lamela), Dier; Eriksen (78' Sissoko), Alli, Son Heung Min; Kane (73' Janssen).

Sarı Kartlar : Whelan, Arnautovic, Wanyama, Sissoko, Adam.

Goller : 41' ve 56' Son, 59' Alli, 70' Kane.
11 Eylül 2016 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Lazio 0 - 1 Juventus | Serie A 2.Hafta


Lige galibiyetle başlayan Lazio, Juventus karşısında yine kazanamadı. Özetten izlediğim kadarıyla tek taraflı bir maç olmuş. Lazio'nun son bölümde yalandan baskısı, bir iki pozisyonu var. Juventus kadro olarak zaten ligin çok üstünde, muhtemelen 31-32. hafta şampiyonluğu garantilerler. Lazio'da Bastos ilk kez 11'de forma giyerken, Felipe Anderson da ayağının tozuyla sahada yerini almış. Marchetti geçen haftaki korkunç performansının ardından bu maça ekstra motive çıkmış ama Biglia'nın kolpadan uzanıp ıskaladığı topta Khedira ağları bularak maçın skorunu tayin etmiş. Lazio'da bir sağ bek alınsa çok güzel takım olabilirdi. Basta'yı ve Patric'i ilk 11'e pek yakıştıramıyorum. Simone Inzaghi'nin bu maçtaki sürprizi 3-4-3 olmuş, beklemezdim. Umarım 4-3-3'ten vazgeçip takımı stoper doldurdu diye 3-4-3'e dönmez. 3-5-2 için beklerin yeterliliği tartışılır.

Lazio : Marchetti; Bastos, De Vrij, Radu; Basta (72' Djordjevic), Parolo, Biglia, Lukaku (63' Patric); Felipe Anderson, Lulic (59' Milinkovic-Savic), Immobile.

Juventus : Buffon; Benatia, Barzagli, Chiellini; Dani Alves (73' Lichtsteiner), Khedira, Lemina, Asamoah, Sandro; Mandzukic (65' Higuain), Dybala (88' Pjaca).

Sarı Kartlar : Radu, Sandro, Lemina.

Gol : 66' Khedira.
28 Ağustos 2016 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Jamie Vardy


Yağmurda çekilen futbol fotoğrafları muazzam oluyor. Bu da onlardan biri. Jamie Vardy gollere kaldığı yerden devam ediyor.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tottenham 1 - 1 Liverpool | EPL 3.Hafta


Tam spora diye evden çıkıyordum, baktım maçın saati 14:30. İdman Tv sağolsun, oturduk izledik. Çok hızlı, aksiyonlu başladı. Bir o kale, bir bu kale havasındaydı. İki kaleci de önemli kurtarışlar yaptı. Mignolet kurtarış yapmak için bu maçı beklemiş sanki... Maçtan önce çok tartışılan Klopp'un sol beke Milner'ı tercih etme meselesiydi. Tottenham kalecisi Vorm da çok kritik kurtarışlar yaptı. Özellikle maçın başında çok kritik bir kurtarışı var. Kurtarışları harici yer yer libero gibi işler yaptı. İlk yarının en etkili ismi Sadio Mane'ydi. Müthiş bir hıza sahip Mane ile bir pozisyonda karşılaşan Vorm'un avantajını kullanıp topu çelmesi takdir edilesiydi. Bana göre oldukça uydurma bir penaltı olan pozisyonda James Milner topu ağlara gönderdi. Tottenham'da ilk yarı bitmeden sakatlanan Walker'ın yerine Jansen'in oyuna girmesi tartışılabilecek bir karardı. Bu sakatlık taktiksel olarak da Spurs için önemli bir dezavantajdı. Ancak ikinci yarıda zaman zaman artan baskı Rose'un golünü getirdi. İki takım da sol bek oynayan oyuncularının golleriyle 1 puanı aldı. Tottenham yine geçen sezon olduğu gibi kontrollü ve bilinçli bir futbol oynuyor ve mağlup olmuyor. Liverpool ise yine deli fişek. Harry Kane'in formsuzluğuna da bir Azizsilin lazım.

Tottenham : Vorm; Walker (28' Janssen), Alderweireld, Vertonghen, Rose; Dier, Wanyama; Lamela, Alli, Eriksen (90+2' Winks); Kane (83' Onomah).

Liverpool : Mignolet; Clyne, Lovren, Matip, Milner; Lallana (90+3' Stewart), Henderson, Wijnaldum; Coutinho (69' Origi), Mane (88' Sturridge), Firmino.

Sarı Kartlar : Rose, Mane, Coutinho, Lovren, Vertonghen, Alli, Matip

Goller : 43' Milner (penaltı), 72' Rose
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Atalanta 3 - 4 Lazio | Serie A 1.Hafta


Uzun bir aradan sonra merhaba. Eski tat yok buralarda, keza heves de öyle. Heves gelse, eskisi gibi okuyan yok. Okuyan olsa da zaman yok. Üstüne 2 hafta oldu, hala Premier Lig yayını belli değil. Bu sene DigiPlay de almadım. Çünkü geçen sezondan daha fazla para verip; hiç izlemediğim Fransa, İspanya liglerini izlemek istemiyorum. Premier Lig ve Serie A olmadan bir yanım eksik hissediyorum. Lazio için bu yaz pek bir şey yazamadım. Bir süre takip bile edemedim açıkçası. Bielsa geldi, gitti; saçma sapan işler oldu. Aziz Yıldırım benzeri bir kararla "camianın evladı" Simone Inzaghi ile yola devam kararı alındı. Destekliyorum, yanlış anlaşılmasın. İtalya'da da en az Türkiye'deki kadar kötü teknik adamlar var. Simone Inzaghi golcülükte geçememişti ama belki teknik direktörlük kariyeriyle Filippo'yu geçer.

Sezon sonunda Lazio için kaba taslak bir kadro yazdım kağıt üstüne. Bu kadroda forvet adayım Ciro Immobile'ydi. Immobile için Torino'ya döndüğünde bile sevinmiştim, ait olduğu yer demiştim. Ama aslında Immobile için Serie A'da olmak yetebilir. Lazio'da Klose'den sonra alınabilecek iyi bir isimdi, ilk maçına da golle başladı. Elde stoperler varken Wallace ve Bastos transferleri geldi. Lukaku ise ihtiyaç duyulan bir oyuncuydu. Leitner biraz soru işareti, rotasyonda faydalı olabilir; bekleyip görelim. Mauri yerine düşünülmüş olabilir. Hafta arasında Bisevac satılarak stoper rotasyonunda bir isim eksildi. De Vrij, Hoedt, Wallace, Bastos ve Mauricio oynayabilecek kapasitede. Mauricio biraz deli fişektir, serttir falan ama ayrılsın istemem. Candreva'nın yeri henüz dolmadı, muhtemelen Felipe Anderson ile devam edilecek. Eksikler olunca ilk maçta Kishna ve sürpriz olarak altyapıdan gelen Lombardi sahada yer aldı.


Atalanta 3-4-3 ile başladı maça. İyi stoperleri var ama uyum sorunları olmalı. Paloschi bence Premier Lig'de sırıtmıyordu, yeniden ülkesine dönmesi kendisine ne katar bilmiyorum ama Serie A için önemli golcü. Deplasmanda olmasına rağmen Lazio çok hızlı başlayarak 3-0'lık avantaj elde etti. Immobile'nin golü klas, Hoedt'in golü duran top işi, Lombardi'nin golü kariyeri için unutulmayacak anlardı. İkinci yarıda ise sahneyi Atalanta alt yapısından gelen Fildişili, 35 yaş görünümlü 19 yaşındaki Franck Kessie aldı. Daha doğrusu Lazio kalecisi Federico Marchetti böyle olmasına müsaade etti. Yediği iki golde de büyük hatası var. Marchetti de Volkan gibi miadını dolduruyor, üzgünüm. Berisha tercih edilebilir. İkinci golde Spinazzola'nın topu getirişi muazzam. Bir İtalyana göre oldukça teknik. Bu sezon 5 numaralı formayla mücadele eden Cataldi maçın son bölümünde skoru 4-2'ye getirerek Lazio'yu rahatlattı. Andrea Petagna'nın duraklamalardaki golü ise İddaa'da 7+ oynayan varsa sadece onlara yaradı. Lazio ilk haftaya 4-3'lük flaş bir skorla başlayarak umut verdi. İkinci hafta Juventus ile ilk iç saha maçlarını oynayacaklar.
25 Ağustos 2016 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

ŞAMPİYON


Portekiz'in şampiyonluğuna sevindim. Fransa'nın olmamasına daha fazla sevindim. Deschamps'ın sevimsizliğine bir kupa daha yakışmayacaktı. Fransa'dan Griezmann, özellikle de Moussa Sissoko için üzüldüm. Portekiz'de ise elbette Ronaldo başta olmak üzere; Renato Sanches, Nani, Bruno Alves, Danilo Pereira, Adrien, Pepe, Moutinho ve elbette dünkü performansıyla Rui Patricio için sevindim. Neredeyse bütün takım için sevinmişim sahi. Keşke Raul Meireles de burada yer alabilseydi, benim için yeri ayrıdır reisin.


Nani bu turnuvada büyük oynadı. Benim Fenerbahçe tarihinde en sevindiğim transferlerden biridir. Gelmesine sevindim, gidişine üzüldüm ama hak da verdim. Bu başarı kariyerine çok yakıştı. Böyle büyük kariyerde dandik Türkiye Ligi'ni kazanamayacak bir hocayla çalışması çok büyük talihsizlikti.


Carvalho ile birlikte artık yaşlanmış olsalar da Portekiz'in en önemli savunmacılarından Alves. Bu sezon Fenerbahçe'de de iyi performans gösterdi ama basit hataları göze çarptı. Her zaman öyle olmuştur. Onun da muhtemelen kariyerinin son şampiyonasında büyük bir kupa kazanması beni mutlu etti.

 Tartışmasız...
11 Temmuz 2016 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tottenham 2016-2017 Formaları


Avrupa Şampiyonası heyecanında buraya tek bir satır karalamaya fırsat olmadı. Çok tatmin edici bir turnuva olduğunu da düşünmüyorum. Ama İzlanda ve Galler'in başarısıyla, Griezmann'ın performansıyla, İngiltere'nin yine erken eve dönmesiyle, Portekiz'in galibiyet alamadan geçtiği turlarla, Kuzey İrlanda'nın bile ikinci tur görmesiyle hatırlanacak bir turnuva oldu. İtalya'nın ve İzlanda'nın elenmesiyle ise benim için heyecanını yitirdi. Tottenham dün yeni sezon formalarını tanıtmış. Bana göre hepsi birbirinden şık ve sade tasarımlara imza atmışlar. Under Armour kısa sürede forma tasarımı konusunda yol katetmiş görünüyor.


İç saha maçlarında giyilecek olan beyaz formaya geçen sezondan farklı olarak lacivert yaka ve omuz detayı eklenmiş. Yaka kısmında kullanılan altın sarısı çizgiler ve yakanın şekli de formaya şık bir görüntü vermiş. Gözüm kırmızı AIA reklamına alışmış olsa gerek, o bile gözüme güzel göründü. Klasik bir formaya göre oldukça şık buldum ve beğendim.


Bu sarı forma muhtemelen üçüncü forma olarak kullanılır. Altın sarısı mı yoksa farklı bir ismi mi var bilemedim. Türkiye'de olsa absürt bir şey sarısı olarak yepyeni bir isimle lanse edilirdi. Yine sade bir tasarım, lacivertin kullanılması çok güzel olmuş. Farklı renk tonuyla da dikkat çekiyor. Şort ve çorapların da aynı renkte olması bütünlük katmış. Bunu da çok beğendim.


Bu tür Lacivert formaları her zaman sevmişimdir. Düz lacivert üzerine sarı formanın sarı tonlaması kullanılmış. Tottenham logosu da bu renk tonundan nasibini almış. Koldaki detaylar diğer iki formaya göre biraz daha farklı ama olumsuz etkilediğini düşünmüyorum. Yine şort ve çorapların aynı renk olmasını sevdim. Bu sezon Tottenham maçlarını izlemek forma detaylarıyla birlikte daha keyif verecektir.


Daha önce buna benzer bir deplasman forması giymişlerdi. Şimdi kaleci forması olarak uyarlanmış ve Hugo Lloris büyük ihtimalle montaj olsa da formaya yakışmış. Geçen sezon giyilen pembe formadan sonra mavi tercihi başarılı olmuş. Diğer formalarla birlikte bir takım fotoğrafında gözümün önüne getirdiğimde de beğendiğimi söyleyebilirim.


Tek tasarım, iki farklı renk. Bunda da yavru ağzı diyebileceğimiz janjanlı bir renk tercih edilmiş. Geçen sezonki pembe formadan hallice diyebilirim. Genel olarak tüm tasarımları başarılı buldum.
9 Temmuz 2016 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Üçüncülükle Biten Rüya


Neyi biraz sevsem, neye biraz sempati duysam olmuyor. Tottenham için "sezon geneline" bakarsak çok iyi sezondu. Ben dahil kimse şampiyonluk yarışında olmasını beklemiyordu muhtemelen. Özellikle sezon başında Pochettino'yu da eleştirme gafletinde bulunmuştum. Mason-Bentaleb ya da Mason-Dier tercihleri orta sahayı güçsüz kılıyordu. Neyse ki sezon genelinde Dembele'yi hatırladı. Bentaleb ve Mason'a pek sıra gelmedi, ki ben asla sıra gelmesin de demem ikisi için. Ligin ilk haftası Manchester United'a kaybeden Tottenham, o maçtan sonra 14 maç kaybetmedi ve üst sıralarda yer buldu. Evinde Newcastle'a son dakika golüyle kaybederek seriyi bozdu. Sonrasında yine özellikle zor maçları kaybetmeyerek kendisini zirve yarışında buldu. Ancak bu yürüyüşün en kritik anlarında kritik puan kayıpları geldi. Şüphesiz bunda takımın tecrübesizliğinin payı büyük. İyi bir kaleci, çok iyi stoperler, iyi bekler var. Orta sahada Dier-Dembele fark yaratıyor. Önlerinde oynayan Lamela, Eriksen ve Alli de öyle. Özellikle Dele Alli bu sezon harikalar yarattı. Uçta Harry Kane var; ki takımın alternatifsiz oyuncusu. Yedeği olarak alınan N'Jie bekleneni veremedi ve bunda sakatlıkların da payı var. Zaten tam bir Fenerbahçe transferiydi. Belki de alternatifin alternatifiydi ve verilen para oldukça yüksekti. Bir dönem suskun geçirse de Harry Kane olağanüstü performans gösterince alternatifsizliği çok sorun olmadı. Pochettino'nun şanslarından biriydi.


Spurs için sezonun unutulmaz maçları vardı. Özellikle Manchester City deplasmanındaki 2-1'lik galibiyet, Manchester United'ı son bölümde 3-0 mağlup etmek,  yine Manchester City'ye içeride 4 atmak, Palace maçını 1-0 geriden gelip müthiş futbolla 3-1 bitirmek önemli maçlardı. Arsenal'a karşı içeride alınan 2-2'lik beraberlik kritik virajın kritik kaybıydı. 10 kişilik ezeli rakibini mağlup edemeyerek önemli 2 puan kaybettiler. Stoke deplasmanında ise şampiyon gibi oynayıp 4-0 kazandılar. Önemli kayıplara değinmek gerekirse; Newcastle'a ilk maçta kaybettiler. Ligin son haftası ise "küme düşmüş" Newcastle'dan 5 yediler. West Ham'a 1-0 kaybettiler, ki sonrası zaten Arsenal beraberliği var. Bu periyot Spurs'ü Leicester arkasında bıraktı. Stoke galibiyeti oynadıkları son iyi maç oldu. O maçtan sonra hala umutluydum. Kalan 4 maçta Leicester'ın 2 maç puan kaybedebileceğini düşünüyordum. Ancak Tottenham son 4 hafta galip gelemedi. Üstelik Southampton'a 2-1 kaybedip, Chelsea'ya 2-0 öndeyken puan verdiler. Tecrübesiz kadro son 4 haftayı iyi oynayamadı diyeceğim ama diğer tarafta belki daha tecrübesiz bir kadro son haftalarda bile performans düşürmeden şampiyonluğu ilan etti.

Sezonun en iyi oyuncuları şüphesiz Harry Kane ve Dele Alli'dir. Sezonun en güzel golünü atanlar da yine ikisi oldu. Kane'in Arsenal'a, Alli'nin Crystal Palace'a attığı gol muazzamdı. Sezon başında yetersiz gibi gözüken Kevin Wimmer, Vertonghen'in yokluğunda çok iyi işler çıkardı. Toby Alderweireld ise sezonun kritik adamlarındandı. Önceki sezon stoper ve sağ bek oynayıp bu sezon ön liberoya geçen Eric Dier ise Pochettino'nun jokeri oldu ve ön libero performansıyla milli takımdaki yerini sağlamlaştırdı. Ben biraz Son'un beklenti altı kaldığını düşünüyorum. Leverkusen'de izlediğimiz Son bundan çok daha fazlasıydı.

Hesapta şampiyonluk varken, sezonu Arsenal'in arkasında bitirme gibi bir ihtimal dahi gözükmezken; son haftaya ikinciliği kurtarmak için girdi Tottenham. Küme düşen Newcastle, lige bol gollü bir galibiyetle veda ederken; ligin en az gol yiyen takımı Tottenham yediği 5 golle bu unvanı Manchester United ile paylaştı. Üstelik Spurs taraftarının hiç istemediği, yıllardır süregelen gelenek de devam etti. Arsenal, Tottenham'ın üzerine çıktı.

Lig bu tablo ile sona erdi. Tottenham gelecek sezon Devler Ligi'nde oynayacak. Pochettino'nun transferlerini sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım Jack Grealish, Saido Berahino gibi isimleri getirebilirler. Bu isimler Pochettino'nun verdiği şansla birlikte potansiyellerinin üzerine çıkabilirler. Tottenham için sezonun dikkat çeken istatistikleriyle bitirelim;

Harry Kane 38 Maç, 25 Gol, 1 Asist.
Dele Alli 19 yaş, 33 Maç, 10 Gol, 9 Asist.
Christian Eriksen 35 Maç, 6 Gol, 15 Asist.
Erik Lamela 34 Maç, 5 Gol, 9 Asist.
Hugo Lloris 37 Maç, 13 Clean Sheet.
19 Mayıs 2016 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Middlesbrough 1 - 2 Tottenham | EPL 6.Hafta

2014 Dünya Kupası'nda bir tweet vardı: "Top olsam sadece Pirlo dokunsun isterim." Ben de bu aralar sadece Heung Min Son kar...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -