Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017


Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden biri de oyunun betası çıktığı an Serie B'den bir takım ile oyunu keşfetmektir. Bu yıl öyle keyif aldım ki; hala betadaki kariyerimle devam ediyorum. Son olarak 8. sezonumu bitirdim, 10 sezon tamamlayıp bir diğer geleneğim olan Championship kariyerime geçiş planlıyorum. Aklımda alternatif olarak bir de Celta Vigo var. La Liga oynamayı çok sevmem ama Celta Vigo ile keyif alacağımı düşünüyorum. Sekizinci sezon ağırlıklı yazacağım, ilk 7 sezonu biraz özetleyeyim.

  • İlk sezon Serie B standartlarına göre güçlü sayılabilecek kadromuzla uzun süre zirvede kalsak da Brescia'nın arkasında ikinci olarak yükselebildik. 
  • İkinci sezon haliyle ligde kalma tantanasıyla geçti. Çok zorlandığım dönemler oldu, transferde istediklerimizi yapamadık. Kiralık ve bedelsiz alabildiğimiz oyuncularla ligde kalmayı başardık. 
  • Üçüncü sezon transfere 10 milyon euro harcadık, biraz daha istediğimiz oyunculara yakın profilde isimler aldık. Bu arada oyunda gerçekten güzel oyuncular alabiliyorsunuz. Büyük takımların gözden çıkardığı isimlere bakmak yeterli olabiliyor. Baskının çok olmadığı bir takım olunca da genç yaşta direkt 11 oynatabiliyorsunuz. Roma'dan aldığım Arturo Calabresi böyle bir adamdı. 750 bine alıp 20 küsür milyona sattım. Forvete 350 bin euroya aldığım tecrübeli golcü Lucas Viatri'yle birlikte bu sezon ligde üst sıraları zorladık ve 4. bitirerek Avrupa Ligi vizesi aldık. Benim için de erken bir gelişmeydi.
  • Dördüncü yılımızda geçen sezonun etkisiyle önemli bir kaç oyuncuyu transferde kaptırdım. Yerlerini yine büyük takımların gözden çıkardığı Lucas Ocampos, Nuno Santos, Sebastiano Luperto (Buna çok para verdim ama değdi), Mario Pasalic gibi oyuncuları aldım. Geçen sezonki performansımızı sürdürdük ve ligi 5. bitirerek Avrupa Ligi vizesi aldık. İtalya Kupası'nda final oynadık ama tabi ki Juventus'a diş geçiremedik. 3-2 kaybederek kupa kazanma şansımızı yine teptik.
  • Beşinci sezon planlı çalışmaların kupa karşılığını aldığımız ilk sezonumuz oldu. Sadece 8.75 Milyon harcadık. Bunun 7.75'i forvet Khouma Babacar'a. Diğer oyuncular yine büyük takımların gözden çıkardığı Boschilia, Jose Mauri, Ruben Vezo gibi oyunculardı. Büyük golcümüz Lucas Viatri ve Serie A'ya çıktığımdan beri takımda önemli bir oyuncu olan Cavallaro'yu bedelsiz gönderdik. 9 gol üzeri gol atan oyuncumuz yoktu ama yine de harika bir sezon geçirdik. Ligi Juventus'un 5 puan ardından ikinci bitirdik. Avrupa'da ise tek mağlubiyet aldık. Turnuva boyunca müthiş bir performans göstererek finale yükseldik. Cüneyt Çakır'ın yönettiği, İstanbul'daki finalde Watford'u maçın başında kaptanımız Federico Viviani'nin frikik golüyle 1-0 mağlup ederek ilk kupamızı aldık. Serie A'da da yılın menajeri ödülünü ilk defa kazandım.
  •  Altıncı sezon transfer gelirimiz 58 Milyon Euro oldu. 46 Milyon Euro da harcadığım para. Ligi 2. bitirince biraz gaza geldim, şampiyon olacak bir takım kurmaya çalıştım. Ancak kolay olmadı. Mario Pasalic, Khouma Babacar, Luca Bittante gibi oyuncularımı satmak zorunda kaldım. Pasalic'i bedavaya almıştım, 28 Milyona sattım. Maxi Romero, Luka Jovic gibi golcüleri ucuza kapattım. Sol bek bulamayınca Torino'nun sol beki Federico Ricca'ya 11 milyon verdim. Bir de Emre Mor'a 18 verip kulüp transfer rekorunu kırdım. Bu ikili kulüp tarihinde zarar ettiğim isimler, bunun haricinde transferde hep büyük kârlar yaparak Verona'yı büyük takım haline getirdim. Emre Mor sadece bir rotasyon oyuncusu maalesef. Şampiyonlar Ligi'nde 3. olup, Avrupa Ligi'nde ilk elemede Chelsea'ye deplasmanda 6 attık. 2. elemede Schalke'ye elendik. Ligi ise üçüncü sırada bitirerek bir kez daha Şampiyonlar Ligi vizesi aldık.
  • Yedinci sezon 28,5 Milyon Euro harcarken gelirimiz sadece 3,7 Milyon Euro oldu. Artık para sıkıntımız zaten yok, bu yüzden bunu çok önemsemedim. Ancak Şampiyonlar Ligi elemesinde Manchester United çıkınca sert kayaya çarptık. 0-4 ve 1-0'lık skorlarla elenerek Avrupa Ligi'ne geçtik. Ligde şampiyon olur muyuz diye düşündüm ama maalesef Juventus'u geçmek çok zor. 8 puan geride ligi ikinci bitirebildim. PSG'den kiraladığım Tahith Chong önemli işler yaptı. Geçtiğimiz sezonun golcüsü Luka Jovic biraz suskun kaldı ama Maxi Romero sazı eline alarak toplam 16 gol attı. Ligde Fiorentina'yı 6-0 yendik. Avrupa Ligi'nde Çeyrek Final'de Leverkusen'e elendik.
Gelelim dananın kuyruğunu koparttığımız, şeytanın bacağını kırdığımız 2023-2024 sezonuna. Bir önceki sezon 4 Milyona aldığım solak stoper Marchizza'dan çok iyi para kazandım. Elimde zaten solak stoper Luperto vardı. Bu ikisi o kadar iyi ki yedek diye aldığım Marchizza'yı da oynatmak zorunda kaldım. Takımda iki çok önemli ismim var. Biri Viviani, diğeri Bianchetti. Özellikle Bianchetti Serie B'den beri takımda. Bu sezon yeni heyecan aradığı için ayrılmak istedi. Üzülerek sattım. 3 stoper, 2 kanat, 1 de ön libero transfer ettim. Artık Viviani'yi de yedeğe çekerim diye düşünüyordum. Edoardo Bianchi 3-4 yıldır takibimdeydi. Kulübün yeni transfer rekorunu kıran parayı verdik. Ancak sonradan pişman oldum diyebilirim. Özellikleri müthiş ama boyu 1,70. İkili stoperde oynadığında sıkıntı yaşıyoruz. 3-5-2'de kullanılabilir belki ama benim taktiğim 4 savunmacı, 1 ön libero, 2 göbek, 2 ofansif kanat ve tek forvet üzerine kurulu. Bekleri en iyi oynadıkları özelliğe göre sahaya koyuyorum. Mattiello iki yönlü, Scalera daha çok özellikli oynayabiliyor. Pezzella defansif bek oynamak isterken, Angelino soldan yardırmayı seviyor. Ön liberoda Viviani ve Doumbia'yı kullandım. Önlerinde ise iki yönlü orta saha olarak Mauri ya da Slavchev'i kullanıyorum. Slavchev de çok uzun zamandır takımdaki isimlerden. Oyun kurucu olarak Jorginho'yu kullanıyorum. Yokluğunda Viviani'yi buraya çekiyorum. Kanatlarda Felipe Anderson-Nuno Santos var. Emre Mor'u ilk yarı oynattım, sonra satıp Josip Brekalo'yu aldım. Brekalo başarılarımızda büyük pay sahibidir. Forvette ise Jovic, Romero, Mina'dan hangisi formdaysa onu tercih ediyorum. Jovic bir adım öndeki isim.


Şampiyonlar Ligi'nde sert bir gruba düşünce haliyle başarılı olamadık. Grubu 3. bitirerek yolumuza Uefa Avrupa Ligi'nde devam edecek sonuçlar alabildik.

Gelelim İtalya Kupası'na. Sezonun ilk kupasını aldık. Çok önemsediğim bir kupa değildi. Üstelik hep sert eşleşmeler oldu. Buna rağmen çok iyi performans gösterdik. Roma'yı 3-0 yendiğimiz maçta bir de penaltı kaçırmıştık mesela. Rövanşta Roma dağıttı, ama attığımız tek gol ile deplasman golüyle tur atladık. Juventus'u yendik. Finalde ise Milan geldi. Burada iğrenç bir fikstür vardı. 13 Mayıs lig maçı, 15 Mayıs kupa finali oynadık. Bunun peşinden 2 finalimiz daha vardı. Milan'ı maçın başında attığımız golle yendik ve bu kupayı Verona tarihinde ilk kez kazandık.


Aşağıda da maçın genel özeti var. Çok fazla topa sahip olan bir takım değiliz. Göbekten hücum yapmayı deniyoruz. Kanat oyuncularını da mümkün olduğunca içe sokmaya çalışıyorum. Ancak oyunun kanat oyunu zaafiyeti olduğu gerçek. Kanatlardan da çok sayıda gol bulunabiliyor.

Böylelikle sezonun ilk kupasını aldık. 1 hafta içinde kazanacağımız 3 kupadan ilki ve en önemsiziydi. Yorgunluktan dolayı çok baskın bir final oynayamadık. Zaten rotasyonlu oynamaya çalıştım. En büyük avantajım defansta kim oynasa diğerini aratmıyor. Pezzella uzun süreli sakatlanıp sezonu kapatmıştı. O yüzden sol bekte Angelino'yu çok fazla kullanmak zorunda kaldım ama idare edebildi.

Gelelim lige. Juventus'un alt sıralarda nal toplamasıyla ligde başarı bir nebze daha kolaylaştı. Ancak bu sefer de Inter ve Roma belaları çıktı başıma. Uzun süre zirveye oynadık. Zirveyi ele geçirdik, anlamsız puan kayıpları oldu. Özellikle ligin son bölümünde alt sıralardaki Crotone ve Latina'yı yenemeyerek üçüncü sıraya düştü. Crotone maçında 40 şut çektik, 2-2 berabere bitti.


İlk 3 haftada 2 mağlubiyet, 1 beraberlik aldık. Bundan sonra sezon boyunca sadece 2 mağlubiyet aldık. Ligdeki en büyük rakibimiz Roma'yı yenemedik ama Roma da Inter de çok kritik yerlerde puanlar kaybettiler. Son haftalarda sadece Milan'a takıldık. Kupa finalinden sonra ligde son maçımız olan Genoa'ya karşı 1-0 kazandık ve Verona tarihinin ikinci lig şampiyonluğunu aldık. Benim de 8 yıllık kariyerimin ilk şampiyonluğu oldu.


Gelelim son final öncesi Avrupa Ligi serüvenine. Şampiyonlar Ligi'nden elendikten sonra Avrupa Ligi'nde Sporting Lizbon ile eşleştik. Her iki maçı da kazanarak turladık. Bundan sonrası biraz ilginç. Peşpeşe iki İtalyan ekibiyle eşleştik. Önce Inter'e içeride 1-0 mağlup olduk ama deplasmanda 4-1 ile şov yaptık. Sonra Atalanta ile eşleştik. Atalanta ile önceki sezonda da Avrupa Ligi'nde eşleşmiş ve elemiştik. Adamların başına bela olduk resmen, bu turu zor da olsa geçmeyi başardık. Yarı finalde Fenerbahçe çıktı. Fenerbahçe'nin başında Ali Eren Beşerler var bu arada ahahaha. İlk maçı 2-0 kazandık. İkinci maç biraz rehavetle oynadık, 1-0 olunca ciddiyet koyarak skoru korumayı bildik. Sonrasında ise Atletico Madrid finali.


Maça erken gol yiyerek başladık. Her iki takımın da çok yorgun olduğu, kondisyonların 50lere düştüğü bir maç oldu. İlk yarı bitmeden beraberliği sağladık. İkinci yarı çok düşük tempo ve az pozisyonla geçti. Uzatmaya giden maçta uzatmada 10 kişi kaldık. Buradan sonra penaltıları düşünmeye başladık haliyle. Penaltılarda son penaltılara geride girdik. Atletico son penaltıyı kaçırdı, biz attık ve seri penaltılar devam etti. Wallace'ın penaltısıyla kazandık ve kupayı ikinci kez kazandık. Sezonu da üç kupayla bitirdik.


Oyuna hala koymadıkları çok önemli bir eksiklik kupa töreni. Dünyanın kupasını kazanıyoruz, yalandan konfeti hariç bir olay yok. Şu oyuna kupa töreni ekleseler çok daha keyifli olacak.

Oyuncuların sezon istatistikleri :

Son olarak önemli ekran görüntüleriyle bitireyim.







26 Şubat 2017 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Wolves ile Rüya Sezon


Bu takımı oldum olası severim. Football Manager 2008 ya da 2009'da doyumsuz bir kariyer birlikteliğimiz olmuştu. Şimdi yine Football Manager 2015 ile seviyeli bir birlikteliğimiz var. Aslında öncesi biraz moralimi bozmuştu. Norwich City ile Watford arasında takım seçimi yapmak zor olmuştu, neticesinde Norwich City'yi seçtim. Mükemmel bir ilk sezon geçiriyorduk. Zaten kadrosu ligin üzerinde, ilk sezonda Premier Lig'e çıkmak isteyenlere tavsiye ederim. Özellikle Olsson, Redmond ve Josh Murphy'yle oynamak müthiş keyifli. Transfersiz, polemiksiz, açık ara lider gidiyordum. 12 maç kala 86 gol atmıştım. 100 golü geçip, 10-12 civarı puan farkıyla ligden çıkacaktım ki takımdan kovuldum. Oyunun kaydettiğim yerden kurtarmak için çok uğraştım ama olmadı. Her seferinde aynı tarihte kovuluyordum. Kovulma sebebim ise; Martin Olsson'u Ocak ayında satmamam. Bana süre de vermiyor, Ocak'ta satmadığım adam için Mart'ta kovuldum. Böyle saçma bir şey olamaz. Neyse; lafın özü üzüldüm. Çok zevk alacağım bir kariyerdi, Norwich'te para da var. Redmond mükemmeldi. Kariyeri kurtaramayacağımı anlayınca yeni kariyer açmak istedim. Aslında gönül isterdi ki; o kariyerden yeni bir takıma geçerek Norwich'in aklını alayım ama sıfırdan başlamadıktan sonra sarmıyor beni. Tercihim Wolverhampton oldu. Önceki kariyerim de Wolfsburg'tu, kurtlara bir sempatim var demek ki. Game Of Thrones çocuğuyuz.

Wolverhampton, Championship'e yeni yükseldiği için nispeten daha az parası var ve beklenti daha düşüktü. Ama inanılmaz bir sezon geçirdim. Norwich'teki gibi harikalar yaratamadım ama uzun zaman lider götürdüm. Son birkaç hafta inişe geçince ligi 2. bitirerek yükseldik. Premier Lig'de 3 sezon geçirdim. Lig Kupası ve FA Cup'ta hep iyi yerlere geldim. En son FA Cup'ı kazanarak Uefa'da mücadeleye hak kazandık. Kariyerde 5, Premier Lig'de 4.sezonumda harika bir sezon yaşadım.


Sezona bu beklentilerle başladım. 4. sezonum olduğundan çok transfer geçmişine gidemeyeceğim. İlk 2 sezon istediğim oyuncuları alamıyordum. Ama ligde kalıcı olmaya başlayınca, biraz da oyunun veritabanını bilince iyi kadro kurabildim. Aslında ligin en tecrübesiz takımlarındanız ama müthiş bir uyum yakalayınca bunu hiç hissettirmedik. Neredeyse her sezon bedavaya kaliteli bir oyuncu kaptım. Bunlardan biri de Tom Ince'ti. Bu rüya sezonun kahramanlarından Tom Ince... Sattığım oyunculara hep madde koyuyorum. Mesela Chelsea'ye sattığım Pedro Obiang ve Gino Perruzzi'yi hiç oynatmadılar. Bu sezonun ikinci yarısında Obiang'ı kiraladım. İkisinden kaldırdığım paranın haddi hesabı yok. Erken ödeme opsiyonları falan çok iş görüyor.


Sezon genelinde transfer özetim bu şekildeydi. Aslında Eric Dier 2 sezondur kiralık oynuyordu, bonservisini aldık. İstediğim forvetlerin hiçbiri olmayınca son gün James Wilson'ı kiralamıştım, yılın en büyük transfer hamlesi olacağını bilemedim. İnanılmaz bir sezon geçirdi, mükemmel bir golcü; tavsiye ederim. Sattıklarım arasında önemli oyuncu yok. Tommy Rowe ile Championship'ten beri beraberiz, kendi gitmek istedi. Premier Lig'de ilk sezon oyuncu alamayınca sarıldığım Liam McAlinden ise profilinin çok üzerinde performans verdi hep iyi bir rotasyon oyuncusu oldu. Gitmek isteyince gönderdim. Tony Watt ise en büyük hayal kırıklığımızdı, onu aldığımın çok çok altına satmak zorunda kaldım. Claudio Messina ise regen.


Uefa Avrupa Ligi'nde gruptan zor da olsa çıkmayı başardık. Austria Wien'ın etkisiz eleman olması bizi çok zorladı, 10 puanla elenebilirdim.


Ligin ilk yarısında beklenti üzeri performans gösterdim. Sezon sonu amacım 6. olup yine Avrupa Ligi'ne gidebilmekti. Ama şu tabloda ve üzerimdeki takımları düşündüğümde 7. olsam yine iyi diye düşünmeye başladım. Çok uzatmadan fikstürü paylaşayım, müthiş yenilmezlik serime dikkat! Community Shield'te de Chelsea'yi penaltılarla yenmiştim. Sezonu bu kadar verimli geçirebileceğimi tahmin etmedim.



Yanlış saymadıysam 32 maçlık yenilmezlik serim var. FA Cup'ı bu kez finalde kaybettik. Geçen sezon yine Arsenal'le oynamış ve kazanmıştık. Uefa Avrupa Ligi ise en büyük mucizemiz oldu. Her kurada "kesin elendik" dedim. Ama Wolfsburg, Porto, Valencia gibi takımları çok rahat eledik. Granada bunlara nazaran rahat bir eşleşmeydi, onu da çok rahat geçtik. Uefa Avrupa Ligi finalinde Tottenham çok iyi oynadı aslında. Son dakikada kaçırdığımız golle eyvah dedim. Maç boyunca da gergindim, Tottenham üstün oynuyordu. Biz de pozisyon bulduk ama James Wilson beklentilerin altında kaldı.


Penaltılar hiç bitmeyecek sandım. Sürekli gol oluyordu, kaleciler bile kaçırmadı. Bizden Kaptan Batth kaçırınca gitti dedim. Ama Dragovic de kaçırdı ve devam etti. Tur döndü, derken Paulinho direğe nişanladı ve kazandık. Bu arada Jeronimo Rulli inanılmaz bir kaleci.


Ligi de 6.bitirdik. Aslında Uefa Avrupa Ligi'nde mücadele edeceğimiz her şeyi kazandık resmen ama kupayı aldığımız için Şampiyonlar Ligi Play-Off elemelerine gidiyoruz.


Uefa Avrupa Ligi Oyuncu İstatistikleri. Çok koşuyoruz.


Taraftar yılın oyuncusu olarak Danny Batth'ı seçti. Danny Batth, League One'dan beri Wolverhampton'da oynuyor.


Oyuncu istatistiklerimiz de böyle. Sam Byram ve Tom Ince'i maalesef takımda tutamadım. İkisini de iyi fiyatlara sattım. Ve en çok üzüldüğüm; Will Hughes'i Chelsea'ye vermek zorunda kaldım. Norwich kariyerimden ağzım yanınca oyuncu satma konusunda daha cömert davranıyorum. Tabi iyi paralar da kaldırıyorum, Will Hughes'ün ederi 25 Milyon Pound oldu. Marcos Llorente, Danny Batth, Dier gibi oyunculara da çok talip çıkıyor.

Wolfsburg kariyerimde 9 sezonda hiç kupa kazanamamıştım. Wolverhampton ile 3 kupa kazandım, hiç fena gitmiyoruz ama bakalım yeni sezonda kadromu koruyabilecek miyim ? Bu arada sezon boyunca toplam aldığım teklif sayısı : 14. Bunlar içinde Inter, Everton gibi takımlar da var. En son Manchester City'nin gündemine geldim ama onlar teklif yapmadı. Wolves ile sözleşme uzattım ve yuvayı terketmeyi düşünmüyorum.
1 Mart 2015 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Gözler Yaşlı


Moraller bozuk, yazmayın beyler. Football Manager 2015'te Wolfsburg ile 5.sezonumda ucu ucuna şampiyonluğu kaçırarak Fenerbahçeli kimliğimi ön plana çıkardım. 5 sezon boyunca ilk etapta hep Şampiyonlar Ligi vizesi almaya odaklandım. 4 sezonda 3 kere ikinci, bir kere üçüncü oldum. Ya Dortmund'un arkasındaydım, ya Bayern'in. Birini geçsem, diğerine mutlaka kaybettim. 5. sezon bambaşkaydı. Schalke, Bayern, Leverkusen gibi rakiplere boyun eğmedim. Ama Dortmund'a karşı şansım yine yaver gitmedi.

Takımın efsanelerinden Edin Dzeko 3 sezondur bende. İlk sezon ortalama bir performans göstermişti, ikinci sezon ise Gerd Müller'den sonra Bundesliga tarihinin en golcü oyuncusu; aynı zamanda Avrupa'nın en golcüsü oldu. Zira bu sezon da şahane bir performans sergiliyordu. Üstelik yedeğinde bu kez daha sağlam isimler var. Brezilyalı Carlos ve Fransız Anthony Martial. Aslında sezonun ilk şokunu Şampiyonlar Ligi 2.Tur maçında yaşadık. Deplasmanda 1-0 yendiğimiz Atletico Madrid'e uzatmaların sonuna doğru 1-1 golünü atsak da; uzatmanın son dakikalarında mağlubiyet golünü yedik. Şampiyonlar Ligi'ni bırakıp lige odaklanırız diye avunduk. Bunda da sezonun kırılma noktası mükemmel gidişatın bozulduğu Stuttgart deplasmanı oldu. Stuttgart'a 2 sene önce sattığım, sattım diye takımın önemli isimlerinin bana cephe aldığı Gökhan Gül'ün füzesiyle kaybettik. Bu kayıpla birlikte zirve mücadelesinde ağır yara alsak da; sezon hep istediğimiz gibi ilerledi aslında. Özellikle Bayern Münih olmadık puanlar kaybetmeye başladı. Dortmund ise 31-32. haftalarda tökezledi. Dortmund ile ertelenen maçımız ligde 33. maçımız oldu. Bu maç öncesi en önemli oyuncularımdan Luiz Gustavo ve Edin Dzeko sakatlanarak sezonu kapattı. Bayern Münih 33 maç 71 puan, biz 32 maç 71 puan, Dortmund ise 32 maç 66 puandaydı. Dortmund deplasmanında bence kötü oynamadık ama Zichairo Zivkovic'in golüyle kaybettik. Carlos'un kaçırdıkları saç baş yoldururken gözler Dzeko Reyiz'i aradı.

33. Hafta sonrası, son hafta öncesi tablo şu şekildeydi :

Muazzam tablo. Ben ligde kalma savaşı veren Augsburg'a konuk olacakken; Bayern ile Dortmund birbirini yiyecekti. Aradan sıyrılıp şampiyon olmam işten bile değildi. Maçlar başladığında ise daha 2. dakikada aleyhimize penaltı oldu. Bizim 1-0 geriye düşmemizle, Bayern Münih de peşpeşe goller attı. Beraberliği yakaladık ama Bayern ilk yarıdan işi bitirdi. İkinci yarı ikinci gol yedik. Schalke'nin de 3-0 öne geçmesiyle şampiyonluk hesapları yaparken ligi üçüncü bitirdik. 1 hafta önce beni mağlup eden Borussia Dortmund ise babayı aldı. Uefa Avrupa Ligi'ne gidecekler.


Adettendir fikstürü de ekleyeyim.


Sezonun transfer özeti de böyle... Aslında bütçemiz çok sağlam ama ben takımda dengeleri pek bozmak istemiyorum.


Son olarak oyuncu istatistiklerimi paylaşayım:


Eder Alvarez Balanta'yı herkes alıyor diye gıcık oluyordum ama River Plate ile pilot anlaşmam vardı. İlk sezon nispeten uygun fiyata aldım. Hakikaten hayvani gelişiyormuş, ilk defa deniyorum. Luiz Gustavo ve Dzeko'nun yaşlanması biraz sorun olacak gibi ama Carlos iyi bir forvet. Yeni sezonda eski oyuncumuz Lucas Ocampos da takıma katılacak. Dzeko'nun 33 yaşında yaptığı istatistiği de görün, efsane golcü.

5 sezonda tek bir kupa alamadım, gözler yaşlı... 10 sezon tamamlayıp daha sonra Championship kariyeri düşünüyorum.
17 Aralık 2014 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

FM 2012 - Leicester City Kariyeri | 2.Sezon

8 ay olmuş kariyer yazmalı... Açıkçası bu yıl çok fazla Football Manager oynama fırsatı da bulamadım. Aslında Football Manager 2012'yi oyun olarak çok beğendim. Sadece dediğim gibi, fırsat bulamadım. Oyunun yeniliklerine alışmakla ilgili sıkıntım olmadı. Football Manager 2013 Türkçe gelecekmiş, ön siparişini verip alacağız onu da bakalım. NİHAYET diyorum. Her oyunda mutlaka bir Championship kariyeri yapıyorum. Tercihim paralı ve potansiyelli takımlar oluyor. Yıllarca alt ligde kalmanın bir anlamı yok. İlk sezonu yazmıştım, üzerinden çok zaman geçmiş ama ikinci sezonu da yazayım istedim. İlk sezon 104 puanla şampiyon olarak Premier Lig'e yükselmiştik.


Sezon genelindeki transfer durumumu görüntüdeki şekilde... Yedek kaleci olarak Tottenham'dan David Button'ı transfer ettim. Stoperde ilk onbir için Cedric Mongongu, rotasyon için Jack Hobbs'u transfer ettim. Sağ beke iki genç ismi serbest transferden renklerimize bağladık. Giulio Donati ve Yoann Andreu. İkisi de çok iyi bekler. Sol bekte Reto Ziegler'imiz ile Konchesky'yi yedekledim. Orta sahada Josuha Guilavogui, kiralık olarak Abu, serbest transferden Owen Hargreaves ve Mariga gibi isimleri aldım. Kanatlar için Karim Ait Fana ve rotasyon için James Henry'yi transfer ettik. Victor Moses ise en yüksek bonservisi verdiğim oyuncu oldu. Ben Moses'i her oyunda alırım. Forvete oyunun efsanelerinden Carlos Fierro'yu aldım. Devre arasında Nordström, Jeff Louis gibi isimlerle geleceğe yatırım yaparken, takımda sürekli huzursuzluk çıkaran Button'ın sözleşmesini fesh edip; kaleye Papa Coulibaly'yi aldık.

Hazırlık maçlarında performansımız fena değildi. Lige Everton mağlubiyetiyle merhaba dedik. Sheffield United'ı kupada yendikten sonra aldığımız moralle ligde de ilk galibiyetimizi aldık. Sezon içerisinde almış olduğumuz skorlar yukarıdaki ve aşağıdaki görüntülerde...

Chelsea'ye karşı farklı mağlubiyetler alırken; United, City, Arsenal ve Tottenham'a en azından kafa tutmayı başarabildik. Sezon içerisinde aldığım en seksi skorlar ise şu şekilde;

 Arsenal'ı deplasmanda elimden kaçırışım büyük sürprizdi.

 Ancak evimizde Arsenal'a acımadık. Kırmızı sevmem, affetmem.

Stoke City karşısında ise Trabzonsporlulara sevindirecek bir galibiyete imza attık. 6-1 sezon içerisindeki en farklı galibiyetimiz oldu.

Manchester City'yi ise deplasmanda 1-0 yenerek rakiplerimize gözdağı verdik. Koskoca zengin Manchester City... Sen mi büyüksün ben mi ? Ben büyüğüm ben... Leicester City.

Sezonun ilk yarısının puan durumu... Çılgın oynadık çılgın. Ligin ilk yarısını 6. sırada bitirdik.

Ligin ikinci yarısında daha iyi bir galibiyet oranı yakalamamıza rağmen sezonu 7. sırada tamamlayabildik. Bir Avrupa Kupası vizesi alamadık. Kupa maçlarında da zaten etkisizdik.

Oyuncularımın sezon içerisindeki performansı... Carlos Fierro ve Paul Gallagher'ın istatistikleri göz kamaştırıyor. Owen Hargreaves, Mariga ve Ziegler ise takıma çok büyük katkı sağladılar. Sezonun tamamında iyi oynadılar.

Sezon boyunca takım halinde oyuncularımın aldığı ödüller aşağıdaki gibi...









Aşağıdakiler de sezon ödülleri...

 Sezonun Futbolcusu - Seydou Doumbia (Manchester United)

 Futbolcuların oylarıyla sezonun futbolcusu - Hulk (Manchester United)

 Futbolcuların oylarıyla sezonun genç futbolcusu - Rochina (Blackburn) Listede Carlos Fierro da var.

 Sezonun golleri... En iyi gol Bolton'lı Fabrice Muamba'dan.

 Altın Eldiven - David De Gea (Manchester United)

Sezonun Menajeri - Serkan Özerik (Leicester City)

Oyuncu Verileri - Gol Kralı : Fernando Torres (Chelsea)
Adam oyunda atıyor, sıkıntı yok.

Yılın Afrikalı Onbiri. Bizden de Sol Bamba var.

Premier Lig - Yılın Kadrosu

Leicester City taraftarları Yılın Futbolcusu olarak Carlos Fierro'yu seçtiler.

Son olarak; taraftarlarımızın seçtiği Yılın Onbiri...
4 Ağustos 2012 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -