9 saat önce
Voleybol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CEV Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Fenerbahçe | Bu Sefer Oldu
İsmi lazım olmayan kişi 3-4 yıl önce bunun temellerini atmaya çalışmıştı. Hadi objektif olalım, atmıştı diyelim. O zamanki Fenerbahçe kadrosu ligde şampiyon olacak kalitede bir kadro değildi, ancak büyük bir direnç ve inanç ile şampiyon olmuştu. Ertesi yıl Avrupa'da ses getirecek takım kuruldu. Şüphesiz bu takımın en büyük kozu Ekaterina Gamova'ydı. Çok güzel bir adam, çok güzel bir hocamız; Jan de Brandt'ımız vardı. Cannes'daki dörtlü finalde kupayı kılpayı kaybettik. İşte pek çoğumuz ilk defa o gün voleybol için gözyaşı döktü.
Geçen sezon dörtlü final maçları evimizde, ayağımızın dibindeydi. Zaten voleybola ilgisi artan ve her maç salonda belli bir kitle oluşturan Fenerbahçe taraftarı için büyük bir nimet, bu sayede takım için de büyük bir avantajdı. Fenerbahçe'ye karşı her zaman ekstra hırsla oynayan Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'a mucizevi bir şekilde kaybettik. Kupayı onlar kazandı. Az sayıdaki sözde taraftarlarıyla coşkuları bizimkisi kadar olamazdı.
Dörtlü finallerde üçüncü yılımızda yine en büyük favoriydi. Bu kez oldu, bu kez sevinçten ağladık! Son 3 yılda 3 Final Four'da da mücadele eden sadece Fenerbahçe. Bugünkü rakibimiz Cannes da ikinci kez Final Four'daydı. İyi takım ancak bizim seviyemizde değil. Büyüklerimiz; "Her işte bir hayır var" derler ya, işte öyle birşey... Acıbadem ile 2 yılda gelmeyen şampiyonluk, Universal ile 1 yılda geldi. Çok da güzel oldu, çok da keyifli oldu. Acıbademler, Universaller gider; Fenerbahçe kalır. Armanın Gururu diye bağrımıza bastığımız Sarı Meleklerimiz kupayı aldılar. Saat 01.00'de Sabiha Gökçen'de olacaklar.
Bu kadro ile kupayı alamamamız mucize olurdu. Kim Yeon Koung muazzam bir kazanç... Logan Tom büyük tecrübe, Sokolova da öyle. Naz ve Eda kendilerini inanılmaz geliştirdiler. Fabiana mükemmel oyuncu. Ze Roberto hâla gözümde bir Jan de Brandt değil ama iyi hoca. CEV ödüllerde yine saçmaladı. Nihan ve Fabiana'nın ödül alamamasına çok şaşırdım. Ayrıca katıldığı her Final Four'da ödülleri süpüren Gamova, bu kez Kim Yeon Koung'un gölgesinde kaldı. En güzel yanı; kupa Metris'e gidecek. Bugünü en çok hakeden insana...
Gururumuzsunuz Sarı Melekler! Şimdi dış hatları yakma zamanı...
Geçen sezon dörtlü final maçları evimizde, ayağımızın dibindeydi. Zaten voleybola ilgisi artan ve her maç salonda belli bir kitle oluşturan Fenerbahçe taraftarı için büyük bir nimet, bu sayede takım için de büyük bir avantajdı. Fenerbahçe'ye karşı her zaman ekstra hırsla oynayan Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'a mucizevi bir şekilde kaybettik. Kupayı onlar kazandı. Az sayıdaki sözde taraftarlarıyla coşkuları bizimkisi kadar olamazdı.
Dörtlü finallerde üçüncü yılımızda yine en büyük favoriydi. Bu kez oldu, bu kez sevinçten ağladık! Son 3 yılda 3 Final Four'da da mücadele eden sadece Fenerbahçe. Bugünkü rakibimiz Cannes da ikinci kez Final Four'daydı. İyi takım ancak bizim seviyemizde değil. Büyüklerimiz; "Her işte bir hayır var" derler ya, işte öyle birşey... Acıbadem ile 2 yılda gelmeyen şampiyonluk, Universal ile 1 yılda geldi. Çok da güzel oldu, çok da keyifli oldu. Acıbademler, Universaller gider; Fenerbahçe kalır. Armanın Gururu diye bağrımıza bastığımız Sarı Meleklerimiz kupayı aldılar. Saat 01.00'de Sabiha Gökçen'de olacaklar.
Bu kadro ile kupayı alamamamız mucize olurdu. Kim Yeon Koung muazzam bir kazanç... Logan Tom büyük tecrübe, Sokolova da öyle. Naz ve Eda kendilerini inanılmaz geliştirdiler. Fabiana mükemmel oyuncu. Ze Roberto hâla gözümde bir Jan de Brandt değil ama iyi hoca. CEV ödüllerde yine saçmaladı. Nihan ve Fabiana'nın ödül alamamasına çok şaşırdım. Ayrıca katıldığı her Final Four'da ödülleri süpüren Gamova, bu kez Kim Yeon Koung'un gölgesinde kaldı. En güzel yanı; kupa Metris'e gidecek. Bugünü en çok hakeden insana...
Gururumuzsunuz Sarı Melekler! Şimdi dış hatları yakma zamanı...
Fenerbahçe 3 - 1 Galatasaray | ABVL 1.Hafta
Sürekli övündüğümüz amatör branş maçlarımız da artık başladı. Birkaç gün önce Eczacıbaşı'na kupa finalinde kaybettiğimiz maç hakkında üç beş cümle yazmıştım. Dün Erkek Basketbol takımımızın Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Galatasaray'a kaybettiği maçın da tamamını izledim. Ezeli rakibimize dün kaybettiğimiz basketbol maçının rövanşını bayan voleybolla yapacaktık bugün. "İkisi farklı şey" düşüncesine karşıyım. Ezeli rekabet her yerde ezeli rekabettir. Yenilince Ülker'e, Universal'a yenilip; kazanınca Fenerbahçe'ye karşı kazanmak saçmalığın âlasıdır.
Voleybol takımımızdaki eksiklerden bahsetmiştik. Çoğul konuşuyorum, çünkü taraftarın genel görüşü eksiklerin arandığı yönünde. Galatasaray cephesinde ise epey değişiklik var. Geçen sezona oranla daha olumlu bir hava yakaladıklarını, bize karşı 8-9 maç sonra bir set almalarından da anlayabiliyoruz. Yine kısa kısa notlarla yazacağım. Voleybol maçlarını böyle yazmak daha hoşuma gidiyor, daha okunası kılıyor sanki... Detaylı yazıyı zaten Fenerbahçe Voleybol Blogu'ndan okurum.
- İlk olarak; Nihan Yeldan Güneyligil. Fenerbahçe ruhunu sahaya yansıtan oyuncularımızdan olduğu için, taraftarın gözünde değeri önemlidir. Ancak sezona kötü başladığının farkında olduğunu düşünüyorum. Bugün en etkisiz gözüken ismimizdi. Liberonun kötü oynama gibi bir lüksü yok bence...
- Seda Uslu Eryüz. Galatasaray'ın yedek pasörüydü. Ancak +1'li absürt yabancı kontenjanın uygulandığı ligimizde rotasyon amaçlı yerli transferleri yapmanız gerekiyor. Zülfiye Gündoğdu'nun rotasyonda olmasından ben memnundum. Seda Eryüz ilk maçında en çok eleştirilen oyuncumuz olmuştu. Twitter'dan uygun bir üslupla ben de eleştirmiştim. Eminim ki; eleştirim haklı bulmuş ve dikkate almıştır. Kamil Söz'ün de taraftarın gördüklerini gördüğünü düşünüyorum. Dolayısıyla; bugün ilk sette kötü gözükse de oynadıkça toparladığını düşünüyorum. Özellikle Kim'e alçak paslar atmaması, en azından eleştirileri dikkate aldığının göstergesi. Ayrıca Eda Erdem ile iyi bir ikili oluşturdular zaman zaman...
- Kim Yeon Koung durduralamaz demiştim. Bugün yine durdurulamadı. Asya voleybolunun savunmasını da iyi bildiğinden, manşetleri de süper, blokları da süper. Kim Yeon Koung'un uzun yıllar Fenerbahçe'de kalmasını isterim.
- Seda Tokatlıoğlu'nun yeri de her zaman ayrıdır. Hatta bir maç tribünde biri arkasını dönüp sormuştu bana; "Nedir bu Seda Tokatlıoğlu sevgin?" diye. Seda Tokatlıoğlu Fenerbahçe'nin evladıdır, sahadaki taraftarıdır. Sezona iyi başladı. 2+1 olayı da en çok onun işine yarayacak. Ooooooo Terminatör Seda!
- İpek Soroğlu ligde bu sezon çok fazla forma şansı bulacak. Duygu Bal form tutarsa forma ikisi arasında gidip gelir. Ancak İpek Soroğlu şu an bir adım önde gözüküyor ve uzun süre de bir adım önde olacağını düşünüyorum.
- Eda için geçen maç, oynadıkça açılan oyuncu demiştim. Oynadıkça açıldı. Bugün de takımın iyilerindendi.
- Liuba Shashkova savunmayı aksatsa da, hücumda Kim'den sonra en fazla top öldüren oyuncumuz oldu. Ayrıca yer yer etkili servisleriyle önemli katkı sağladı.
- İlk iki setteki tanınmaz Fenerbahçe; son iki sette yerini bambaşka bir Fenerbahçe'ye bıraktı. En azından rakibin direnci kırdı. Sahada yardımlaşma arttı. Bu da top öldürmeyi kolaylaştırdı.
- İlk setteki berbat oyuna rağmen, seti bırakmayıp 4 sayı geriden gelerek kazanmak çok güzeldi.
- Universal'ın Sarı Fenerbahçe Universal atkıları hoş olmuş. Bende de olsun isterim.
- Merve Dalbeler takımda ısınamadığım tek oyuncu.
- Galatasaray'ın geçen sezona oranla çok kaliteli bir takım olduğunu belirtmek gerekir. İyi bir hoca, Avrupa'nın en iyi pasörlerinden biri olan Lo Bianco ve sayı yükünü çeken Calderon Galatasaray'a sınıf atlatmış.
- Ligde 4 takımdan biri olurlar ama fazlası olamazlar. Belki ekstra motivasyonla kupada final görebilirler. Ama çok zor...
- Tüm takımın sayı yükünü Calderon çekiyor. İkinci bir alternatifleri yok. Yerlileri geçen sezona göre daha iyi.
- Lo Bianco'yu çok severim. Calderon'u müthiş oynattı bugün. Galatasaray kadrosu, Lo Bianco kalitesinde bir pasörün çok altında kalıyor bence.
- Derbi galibiyet sezonunu 1 gün gecikmeli de olsa açtık. Güzel başladık, güzel bitsin.
- Ayrıca 3 sezon sonra ilk defa Galatasaray maçında tribünde olamadım. Haftaiçine böyle maçlar konmamalı.
Fenerbahçe 1 - 3 Eczacıbaşı
Voleybolu özlemişim. Avrupa Şampiyonası'nı takip etmek pek içimden gelmedi. Ancak Fenerbahçe voleybolunu özlememek elimde değil... Çubuklu formayı sahada görmek yeter, branşı farketmez. Çubuklu forma demişken; forma önüne yapıştırılan Universal yazıları pek olmamış. Acil formalar yenilenmeli. Bu arada dün Erkek voleybol takımımızın maçını izleyemedim. Kupayı kazanmalarına ve özellikle Kaptan Arslan Ekşi'nin açıklamalarına mutlu oldum.
Eczacıbaşı'nın hazır bir kadrosu var. Birlikte antrenman yapamamaktan yakınmışlar, biraz nankörlük bu. Avrupa Şampiyonası'ndan dolayı pek çok oyuncusu hazır. Fenerbahçe'de durum tam tersi. İdmanlar epeydir devam ediyor ancak takımın maç temposu muamma. İki hazırlık maçı var ki bunlar ölçü sayılacak maçlar değil. Hoca yok, Logan yok, Fabiana yok. Ze Roberto'nun her sezon öncesi olmamasından da hoşlanmıyorum. İlk sette alışılagelmişin dışında bir Fenerbahçe görüntüsü vardı. Hazır olmamak bir yana, mücadele seviyesi de çok alttaydı takımın. Dolayısıyla Eczacıbaşı güle oynaya aldı ilk seti. İkinci sette kendimize geldik. Ancak maç başından sonuna kadar bir pasör sıkıntısı çektik. Seda Eryüz'ün bir kalemde ismi çizilecek bir oyuncu olmadığını biliyorum. Ancak Gamova varken çok sık yaşadığımız alçak pas sıkıntısını, Seda Eryüz ile bugün bir kez daha yaşadık. Kamil Söz'ün müdahale etmemesine anlam veremedim. Pek çok pasın yüksekliğini ayarlayamadı. Bu da çok skorer bir isim olan Kim'in ve iyi bir maç çıkaran Seda Tokatlıoğlu'nun verimini düşürdü. İkinci seti ellerimizle verdik. Üçüncü seti kazanıp maça ortak olmayı başarsak da, son sette basit hatalar yaptık. Maç ile ilgili notlarımla bitireyim;
Eczacıbaşı'nın hazır bir kadrosu var. Birlikte antrenman yapamamaktan yakınmışlar, biraz nankörlük bu. Avrupa Şampiyonası'ndan dolayı pek çok oyuncusu hazır. Fenerbahçe'de durum tam tersi. İdmanlar epeydir devam ediyor ancak takımın maç temposu muamma. İki hazırlık maçı var ki bunlar ölçü sayılacak maçlar değil. Hoca yok, Logan yok, Fabiana yok. Ze Roberto'nun her sezon öncesi olmamasından da hoşlanmıyorum. İlk sette alışılagelmişin dışında bir Fenerbahçe görüntüsü vardı. Hazır olmamak bir yana, mücadele seviyesi de çok alttaydı takımın. Dolayısıyla Eczacıbaşı güle oynaya aldı ilk seti. İkinci sette kendimize geldik. Ancak maç başından sonuna kadar bir pasör sıkıntısı çektik. Seda Eryüz'ün bir kalemde ismi çizilecek bir oyuncu olmadığını biliyorum. Ancak Gamova varken çok sık yaşadığımız alçak pas sıkıntısını, Seda Eryüz ile bugün bir kez daha yaşadık. Kamil Söz'ün müdahale etmemesine anlam veremedim. Pek çok pasın yüksekliğini ayarlayamadı. Bu da çok skorer bir isim olan Kim'in ve iyi bir maç çıkaran Seda Tokatlıoğlu'nun verimini düşürdü. İkinci seti ellerimizle verdik. Üçüncü seti kazanıp maça ortak olmayı başarsak da, son sette basit hatalar yaptık. Maç ile ilgili notlarımla bitireyim;
- Seda Uslu Eryüz pasörlük görevini yeteri kadar yerine getirememiş olsa da, servislerde hatasız oynadı sanırım. Servislerini beğendim. Ancak pasörün asıl görevinin hücum yönlendirmek olduğunu ve Seda'nın biraz daha yüksek pas çalışması gerektiğini yazmak gerekir.
- Seda Tokatlıoğlu gözümde hiç bir zaman yedek olacak oyuncu değildi. Yine çok iyi bir maç çıkardı. Terminatör Seda! Ligde yeri garanti gibi gözüküyor. Ancak Ze Roberto'nun Şampiyonlar Ligi'nde ağırlıklı olarak Logan Tom'u kullanacağını tahmin etmek güç değil. Ligde Tom-Seda, Luba-Seda şeklinde güçlü smaçör alternatiflerimiz olması güzel.
- Nihan Güneyligil henüz sezona hazır gözükmedi. Ancak iyi bir libero olduğunu bildiğim için içim rahat. Toparlayacaktır.
- Eda Erdem uzun süre etkisiz gözükse de, maçın sonlarına doğru etkisini gösterdi. Eda da zamanla toplayacaktır. Yarın maç yapalım, yarın daha iyi oynar. Oynadıkça açılan, özel bir oyuncu.
- İpek zaman zaman faydalı olsa da, sahada hiç gözükmediği süre daha fazlaydı. Kamil Söz'ün takım kötü giderken İpek yerine Duygu, Luba yerine Yağmur hamleleri yapmasını beklerdim.
- Luba da maçın sonlarına doğru açılan oyuncularımızdan... Ancak basit birkaç hatası gözlerden kaçmadı.
- Kim'in hem iyi savunması var, hem önlem alınamayacak bir hücum yönü var. Hücum tarzı tıpkı Gamova gibi. Ne yaparsanız yapın, bu ligde Kim'e önlem alamazsınız.
- Eczacıbaşı'nın Usic,Mirka,Poljak'tan oluşan yabancı tercihleri mantıklı geldi bana. Bu sezon Vakıfbank'tan daha başarılı olacağını tahmin ediyorum.
- Burcu Hakyemez voleybol yorumlamasın. Yüzüne karşı eleştirseniz; "Ben Seda'yı da çok severim, Eda'yı da çok severim. Fenerbahçe'ye çok saygım var" falan der. Anti-Fenerbahçeliliği bariz.
- Üçüncüsü düzenlenen Süper Kupa finalini ilk kez kaybettik.
Türkiye 0 - 3 Sırbistan | Fotoğraflar
Çok maç havamda olmadığını ve maçı izlerken de çok konsantre olamadığımı yazayım. Detaylı birşey yazasım yok, fotoğraflarla yetinin. Yeni sezonda kendimi bulacağım. Yukarıdaki güzel pankartı gözden kaçırmadığım için mutluyum.
Sırbistan ile denk güçleriz ancak maçı kazanan taraf olmamızı bekliyordum. 3-0 lık yenilgi sürpriz oldu benim için. Taraftarın pek etkisini gösteremediği de gerçek. Ancak Neslihan Darnel'in de etkisiz oynadığını göz ardı etmemek lazım. Bloklarda da çok etkisizdik. Yer yer Neriman, yer yer Eda takımı maça ortak etmeye çalıştı. Neslihan en güçlü silahımız. O kötü oynadığında Sırbistan'ı yenme şansımız çok düşük maalesef.
Milli takımımızda önemli eksikler olması da bir dezavantajdı. Esra Gümüş, Naz Aydemir, Gülden Kayalar, Seda Tokatlıoğlu maçı salonda takip ettiler. Haa bir de Büşra Cansu var tabi.
Bulunduğum açıdan çekebildiğim fotoğrafları çektim. 55-200 bir lens ile maçların tozunu dumanına katarım panpalar.





































Bu arkadaş biraz sorunlu gibi geldi bana. Çok entresan hal ve hareketleri vardı. Tipi de Fenerbahçelilerin haz etmediği, ancak benim sevdiğim Maja Poljak'ın tipini andırıyor.











Bu fotoğrafın orijinal halini kimseye göndermem. Facebook'tan çalan çalar.





















Ödüller hakkında bir şeyler yazıp bitirelim. Çek oyuncuların ödül töreninde olmaması kötüydü. En sinir olduğum şeylerden birisidir. Voleybolda ödül törenindeki eksikler can sıkıcıdır. İştah azaltıcıdır. Havelkova dikkat çeken bir isimdi, ödül alması sürpriz olmadı. Barborkova da "En iyi manşet alan oyuncu" ödülüne layık görüldü. Dün Sırbistan maçını izlerken Twitter'a Jovana Brakocevic hakkında bir tweet yazmıştım. Fizik olarak Goncharova'yı anımsatıyor bana. Oyun olarak da bugünkü maça ağırlığını koydu ve "En Değerli Oyuncu" ödülüyle birlikte "En İyi Smaçör" ödülünü de aldı. Eski Eczacıbaşılı Ognjenovic'in "En İyi Pasör" ödülünü almasını da bekliyordum. Ancak Gizem Güreşen'in "En iyi Libero" ödülünü alacak kadar iyi bir maç çıkardığını zannetmiyorum. Eda Erdem ise "En iyi servis atan oyuncu" ödülünü alarak göğsümüzü bir kez daha kabarttı.İki de kısa video ekleyeyim. 1080p çektim, iyidir.
Maç Sayısı
Türkiye'nin Kupa Töreni


