Yazan : steven_stiffler 1 Mayıs 2011 Pazar

Pek çoğunuzun izlemiş olduğunu tahmin ettiğim, Facebook efsanesi malum videodaki; anne ile oğlu arasındaki diyalogla başlayayım:

Salak, yemin ediyorum gerizekalı bu Gomes!

Bir futbolcu takımının önüne bu kadar taş koyabilir. Takım arkadaşlarına bu kadar ihanet edebilir. Bir değil, iki değil, üç, dört değil. Kaç oldu sayamadım. Her yıl 9-10 futbol komedisi hata. Özellikle son haftalarda hemen hemen her maç aynı hatalar. PSV ile Şampiyonlar Ligi tecrübesi yaşamış, Tottenham ile de bu sezon bu tecrübesini pekiştirmiş ve geçen sezon büyük hatalarına rağmen takımının başarılı olmasında rol oynamış bir kaleci; kendini bu kadar rezil edip, bu kadar küçük düşürebilir. Özellikle Manchester United, Real Madrid, Chelsea gibi kritik maçları mı seçiyordur nedir? Acil gönderilmeli. Kalan haftalarda kaleyi Pletikosa korumalı. Önümüzdeki sezon Neuer veya Adler'den birisi alınmalı hatta.

Dördüncülük yarışında geride kalmış bir Tottenham, Chelsea karşısında Sandro'nun mükemmel golüyle öne geçmesine rağmen skoru koruyamayarak haftayı kayıpla kapattı. Sandro'nun golü şüphesiz sezonun en güzel gollerinden birisiydi. Hafiften Modric'e çarpıp yön değiştirse de; muazzam goldü. Lampard'ın Gomes'i avlamasıyla eşitlenen skor ikinci yarı uzun bir süre korundu. Maçın 1-1 bitmesini beklerken, bu kez Tottenham savunmasının hatasıyla Kalou golü attı. Top ayaklara dolandı, kimin ayağında olduğu belli değilken Kalou'nun önüne düştü. Güya pozisyonda Kalou'yu marke eden Gallas da çok arkada kalınca kolay bir gol attı Fildişi Sahilli. Bugün Manchester City kazandığı takdirde dördüncülük mucizelere kalacak ve seneye Uefa Avrupa Ligi'ne gidilecek. Maçı da PES spikeri Jon Champion anlatımında izledim, sanki oyunu oynuyor gibiydim.

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -