Yazan : steven_stiffler 17 Ocak 2012 Salı

Spor Toto Süper Lig kaçıncı (?) hafta maçında Fenerbahçe, Manisaspor deplasmanındaydı. Fenerbahçe için Manisa deplasmanında demişken;


Orda burda şurdadır
Şurda orda burdadır
Fenerbahçe nerdeyse
Taraftarı ordadır!

Manisaspor maçları hakkında genelde güzel şeyler hatırlıyorum. Hatırladığım tek kötü maç; 5-3 yenilip şampiyonluğu kaçırmamızı sağlayan malum maç... Gerçi o maçtan sonra müthiş hırslanmış, hayatımda yaşadığım en stresli derbi haftasını hissetmiştim. Galatasaray'ı evire çevire yenmiş, mağlup sebeplerden dolayı şampiyonluktan edilmiştik. O 5-3'lük maçtan sonra çevik kuvvet ile Fenerbahçe taraftarı arasında yaşanan olaylar da bonusu olmuştu. Onun haricinde, Manisaspor'u son dakikada yenişlerimiz aklımda. Ligin ilk yarısındaki maçta, iki sezon önce olduğu gibi; yine Semih'in 90+son'da attığı golle Manisaspor'u yenecekken, ofsayt diye golümüz verilmemişti. Çok konuşulmadı o ayrı... Yine o maç bayan/kadın taraftarlarımız açısından tarihi bir maç olarak akıllarda yer edinmişti. İşte yine bir Manisaspor maçı, yine son dakika galibiyeti içerikli fiks menü. Ama ne yalan söyleyeyim; en güzeli bu maçtı. Fenerbahçe Alex'siz zorlanır diye bekleyenler; Stoch'u hesaba katmamışlardı. Caner'in gerektiğinde Stoch'u aratmayacağını hesaba katmamışlardı. Fenerbahçe hakkında düşünmeye çabalayan çoğu düşman, Fenerbahçe'yle ilgili pek çok gerçeği hesaba katmaz zaten...


Fenerbahçe'nin çubuklu formasının yürekli savaşçıları, birkaç gün önce kaybettiğimiz efsanemiz Lefter Küçükandonyadis'i unutmadı. Zaten unutmayacağı belliydi de; hani 20 sene önce ne olmuştu? diye bakarsam şu yazıda şunu da göreyim istedim. Lefter yazılı tişört ve formalar enfesti. Bunun yanında bir de pankart jesti geldi ki; Fenerbahçe büyüklüğüne yakışır cinstendi. Nitekim, ilk yarıda oynanan futbol da Fenerbahçe'nin büyüklüğüne yakışıyordu. Alex'siz Fenerbahçe sağdan, soldan, göbekten akın akın geldi. Pek çok pozisyona girdi. Bana göre kötü bir maç çıkarmayan Bienvenü'nün son vuruşlardaki beceriksizliği ve biraz da Manisaspor'un şansı ile golü bulamadık. Bienvenü için benim hâla umudum var. Bu hayalci bir yaklaşım değil... Adam çabalıyor. Mesela Güiza da benzer çabalar sarfediyordu, taraftardan alkış alıyordu falan ama bana bu kadar samimi gelmiyordu. İyi bir forvet transferi tabi ki şart. Sow olursa mükemmel olur. Ama yedekte Bienvenü olması da mükemmel olur işte... Futbolunu geliştireceğine ve bu yeteneğe sahip olduğuna inanıyorum.

Caner Erkin'e de arada bir haller oluyor. Bir tripler, bir deparlar... Zannedersin Tuncay Şanlı. Zamanında "Ruhunu gönder Tuncay!" diye seslenmiştik. Tuncay ruhunu göndermiş, o ruh Caner Erkin'de beden bulmuş. Nazar değmesin. Ben çocukluğumdan beri Fenerbahçe'nin komple sağ ve sol kanat oyuncularının olduğunu hatırlamam. Erol-Tayfun fena değildi. Dimas fena değildi. Tuncay müthişti ama safkan bir sol kanat oyuncusu değildi. Ümit Özat faydalıydı ama devşirmeydi. Keza Baliç, Tuncay'ın bir önceki sürümüydü. Şimdi sağda Gökhan Gönül; solda Caner,Ziegler,Stoch,Özgür gibi müthiş oyuncularımız var. Bu kadro ittifak oyunlarıyla bozulmasaydı, belki forvette de müthiş isimlerimiz olacaktı der; ince ayarı veririm.

Ligin en düz takımı Manisaspor'dan ilk isabetli şutta gol yemek bir hayli üzdü. Mesela Manisaspor'da Kahe, ligin en lüzumsuz yabancılarından. Bu adam yüzünden Makukula'yı yedek bırakıyorlar. Kahe tam bir balondur. Yiğit İncedemir isimli kasaptan bozma futbolcu iyi basar, iyi top keser ama o kadar. Sert oynar, yeri gelir tatlı sert oynar; eyvallah. Ama her Fenerbahçe maçında çirkindir. Zamandan yer, mutlaka kart görecek bir kaç seksi hareket yapar. Hakemler de mesela Yiğit İncedemir'den hallicedir. Her Fenerbahçe maçında bir penaltıyı es geçerler. Arkalarındaki medya desteğini en iyi şekilde kullanırlar. İşte böyle adamlara ince ayarı vermek daha güzel oluyor. Yiğit İncedemir'in duraklama dakikalarını yerken, golü kendi kalesine atması çok güzel bir adalet örneği oluyor. Zamanı gelecek; bu adalet örneğinin çok başka versiyonlarını göreceğiz. 

Manisaspor maçını yine güzel hatırlayacağım. Son dakikada gelen dramatik golle, iyi futbolla, Recep Niyaz'ın siftah yapmasıyla, Cristian'ın gol sonrası tribüne koşmasıyla, Caner'iyle, Stoch'uyla, Lefter jestiyle, tıklım tıklım deplasman tribünüyle, golden sonra şükreden Aykut Kocaman'ıyla; bir Fenerbahçe klasiği olarak hatırlayacağım. Şu son fotoğraf da arşivde mutlaka olmalı...

Fenerbahçe yıkılmaz, cümle alem bir olsa başa çıkamaz!




Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -