Yazan : steven_stiffler 5 Mayıs 2012 Cumartesi

Dün akşamdan sonra futbolmuş, Süper Final'miş konuşmak ne kadar gerekli bilmiyorum aslında. Ya da yok biliyorum. Çok gereksiz diyorum. Dün akşam Fenerbahçe taraftarları plastik mermilerle, biber gazlarıyla sınanırken; insanların yarın akşam Süper Final heyecanı yaşayacak olmaları da çok yersiz. Görünen net ki; Türkiye'de sadece futbol değil, hayat çalkantılı.

Fenerbahçe'nin Beşiktaş mağlubiyetiyle ilgili birşeyler yazmak gerekiyor. Hep söylüyorum, ben bu blog yazma işini arşiv amaçlı yapıyorum ve bu yolun sonu ne olursa olsun her maçın burada yer bulmasını istiyorum. Beşiktaş maçı kalan 3 maçlık periyodun en kritik maçıydı. Trabzonspor'un Galatasaray karşısında aldığı kıyamet âlameti sayılabilecek skor biz taraftarları oldukça gaza getirmişti. Beşiktaş karşısında kazandığımız takdirde işin son hafta oynanacak Galatasaray maçına kalacağı netleşecekti. Trabzonspor'un çok zor bir deplasman olacağını hepimiz kabul ediyoruz. Galatasaray maçına da garanti gözüyle bakıyormuşuz gibi gelebilir ama ben o maçta yenileceksek zaten şampiyon olmayalım diyorum. Bütün sezonun acısı o maçla çıkmalı... Sadri Bey gibi işi ölüm kalım meselesi yapmayacağım ama ciddi bir psikolojik sınav olacağını söylemek abartı olmaz.

Fenerbahçe'nin son yıllardaki İnönü performansları bizleri hep tatmin etmiştir. Tabi taraftarın da bu performanslara çok büyük katkısı oluyor. Maçlara gidebilen şanslı azınlık her zaman İnönü maçlarının efsane deplasmanlar olduklarını söylerler. Bence yine iyi başladık. Oldukça sakin, soğukkanlı ve ne yaptığını bilen bir Fenerbahçe vardı sahada. Çok fazla şut çekmemiş olmamız biraz düşündürücü ama genel olarak oyuna hakim taraf bizdik. Beşiktaş'ın hem sağda, hem solda çok fazla boşluk bırakması bizim için çok iyi avantajlardı ama maalesef değerlendiremedik. Özellikle Stoch'un Hilbert karşısında solda çok etkisiz kaldığını düşünüyorum. İlk yarı 0-0 beraberlikle bitseydi, ikinci yarı maçı almaya yetecek gol ya da golleri bulacağımıza emindim. Sahanın en iyilerinden olan Gökhan Gönül'ün talihsizliği sonucu gelen gol hem Beşiktaş'a direnç kazandırdı, hem de bize moral ve motivasyon kaybettirdi. Herkesin Ziegler'e kızmasını da eleştiriyorum. Ziegler iki maçtır Quaresma'ya sadece bir pozisyonda şans tanıdı, onun gol olması da genel bir Fenerbahçeli şanssızlığıdır.

İkinci yarı maçın kırılma anı olabilecek pek çok pozisyon vardı. Bunlardan biri Almeida'nın tıpkı geçen sezonkine benzer bir pozisyonda Volkan'ı geçemediği an. Diğeri de Cristian'ın çok kolaymış gibi gözüken bir pozisyonda topu ağlara gönderememesi. Fenerbahçe'nin ikinci yarı bulduğu en net şanstı. İkinci yarı oyun genelinde kötüydük. İstediklerimizi yapamadık ve iyi kapanan Beşiktaş savunmasını aşamadık.

Eğer bu maçı kazansaydık, Beşiktaş'ın Galatasaray karşısında puan kazanabileceğini ve Fenerbahçe'nin Trabzonspor karşılaşmasının çok önemli olmayacağını düşünüyordum. Şimdi bu düşüncelerim tamamen tersine döndü. Trabzon haklı mücadelemizde zafere gidebilmemiz için en önemli viraj. Galatasaray ise Beşiktaş karşısında rahat kazanır.

2 Responses so far.

  1. eeyore says:

    Fenerbahçe, geçen yılın müthiş kadrosundan çok önemli oyuncularını yitirse de bana kalırsa harika bir iş çıkardı. Bu küçümsenecek bir başarı değil bana kalırsa. Bu performans bana 2000-2001 sezonundan sonra Galatasaray kadrosunun Spehar, Horvath, Mpenza, Niculescu'lara bırakıldığı dönemi hatırlatıyor. Galatasaray o kötü kadroyla o yıl şampiyon olmuştu. Fenerbahçe'nin durumu biraz daha karışık tabii. 3 Temmuz gibi bir olayın ardından bu durumda olmak bile büyük başarı.

    Trabzonspor deplasmanı için henüz bir şey bitmiş sayılmaz keza aşırı motivasyon hiçbir takımın işine yaramamış bugüne kadar. Trabzon camiası aşırı motivasyonla kazaya uğrayabilir. Galatasaray'ın Beşiktaş'ı rahat geçeceğine inanıyorum. İş Kadıköy'e kalacak gibi...

  2. Bana kalırsa biz iki maç iyi, iki maç kötü oynuyoruz.İki iyi maç oynama dönemimize girdik ve Trabzon ile Galatasaray'ı yenip şampiyon olacağımızı düşünüyorum.

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -