Yazan : steven_stiffler 14 Haziran 2011 Salı


5’te 5… Evet 5’te 5 yapmak için başladık sezona. Diğer branşlarda istenen başarılar elde edildi. Taraftar şampiyonluğa kitlenmiş durumda. Serinin 5. maçında Sinan Erdem Spor Salonu’nda kendi seyircimizin önündeyiz.

Oyuncularımız maça, kendi seyircimiz önünde galibiyet alıp seriyi bitirmek için çıktı. Bunu maçın ilk anlarındaki baskılı oyundan anlamak hiç de zor değil. Fakat Galatasaray Cafe Crown ‘da maça, en azından bu maçı alıp seriyi tekrar kendi sahalarına taşımak için çıktığı için oldukça çekişmeli bir maç seyredeceğimiz belliydi. Zira öyle de oldu. İlk 2 periyotta Fenerbahçe Ülker zaman zaman sayı farkını açmasına rağmen başa baş bir mücadele izledik diyebiliriz. Çünkü Fenerbahçe Ülker öne geçip farka gitmeye çalıştığı sıralarda Galatasaray Cafe Crown oyuncuları hemen aradaki farkı kapatmak için atak yaptılar ve başarılı oldular. Bu sefer 2 takım oyuncuları da faul yaparak oynamak durumunda kaldılar ve fazlasıyla serbest atış izledik. Bu başa baş mücadele 2. Periyodun sonlarında Fenerbahçe Ülker’in hızlı hücumlarıyla oyunu birden bizim lehimize döndürdü fakat Galatasaray Cafe Crown farkında açılmasına izin vermedi ve ilk yarı 41-41’lik eşitlikle sona erdi.

Daha önceki maçlardan tecrübelerime dayanarak 3. Periyotta Fenerbahçe’nin farkı açacağı ve şampiyonluk için o son adımı biraz büyük atacağına inanmıştım fakat beklediğim olmadı. Belki bunun sebebi çok güvendiğimiz üçlüklerin isabet bulmamasıydı. İtiraf etmek gerekirse Galatasaray Cafe Crown üçlüklerde daha iyiydi. Biz de pota altı mücadelemizi iyi verdik ve skor, isabet bulmayan üçlüklere rağmen aleyhimize dönmedi. Ta ki 4. Periyoda kadar…

4. Periyoda hızlı ve etkili başlamamıza rağmen belki şanssızlık belki gereksiz üçlük atma çabalarımız GS Cafe Crown’un farkı az da olsa açmasına sebep oldu. Bu dakikalardan sonra pas verirken , ribaund alırken daha panik oynamaya başladık. Fakat tam o sırada sahneye Ukiç çıktı ve onun sayısıyla geri gelen şansımız Ömer Onan’ın muhteşem üçlüğü, Lavrinoviç’in hemen ardından bulduğu sayı ve Gs’nin top kayıpları Fenerbahçe Ülkeri’i yeniden kendine getirdi. Andriç’in sayısından sonra gelen Preldziç’in üçlüğü Fenerbahçe Ülker’i artık tamamen ateşlemişti. Bir şey unutmamak lazım ki özellikle bu periyotta GS Cafe Crown, Luksa Andriç sayesinde bulduğu sayılarla Fenerbahçe Ülker’in sayılarına çok hızlı cevap verebilmiştir. Son 1 dakika hakkında ise yorum yapmak çok zor. Tutulan nefesler ve boşa giden üçlükler sayesinde o an gözüm kimseyi görmedi. Spahija'nın telaşla aldığı mola sonrası iyi bir hücum çizememesi, Emir'in skor üstünlüğü bizdeyken boş yere üçlük kullanması son saniyelerde bizim adımıza gerçekleşen talihsizliklerden oldu.Spahija mola sonrası en azından bitime 35 saniye kala atış kullandırsa, dönen topta sayı bile yesek son topu kullanmak için 10-11 saniye gibi bir süremiz olacaktı. Son 10 saniye nasıl geçti neler oldu hatırlaması çok güç. Sadece tek hatırladığım Joshua Shipp’i durduramamamız ve seriyi Abdi İpekçi’ye taşımalarına izin vermemiz. Ama Fenerbahçe Ülker’in kalitesi ve takımın şampiyonluğu ne kadar çok istediği belli olduğu için bu maçın sonucunda tüm taraftarlarımızın yüzünün güleceğine inanıyorum.

****Maç yazısı konuk yazar olarak Merve (Merveilleux) arkadaşım tarafından yazılmıştır. Kendisi zaman zaman konuk yazar olarak blogda yazacaktır.

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -