10 saat önce
Helal olsuuuun kızlar! 3-2
Maç saatine hangi organımla baktıysam 20.30 diye aklımda kalmış.Maçı açtığımda 2-0 gerideydik.Küçük çaplı bir şok yaşadım.Şoktan ziyade bir şaşkınlık hissi vardı.Üstelik o esnada 3.sette de gerideydik.Önce savunmayı sertleştirdik.Sonra Gamova'ya yüksek toplar attık.Başa baş bir halde geçen 3.seti Frauke bitirdi.4.Sette baştan sona üstün oynadık.Savunmadaki öz verimize hayran kaldım.Nihan Yeldan zaman zaman kendini aşan toplar karşıladı.İpek Soroğlu formamız altında en iyi maçını oynadı.Bu seti de alarak skoru 2-2ye getirdik.Tie Break setinin büyük bölümünü geride geçmemize rağmen sonlara doğru toparlayarak maçı kazandık.Müthiş bir maçtı.Nihayet bize heyecan veren bir rakiple karşılaştık.Maç içerisinde çok güzel sayılar,çok güzel ralliler izledik.İki takıma da teşekkür etmek lazım bunun için.Dinamo Moskova gibi bir takım karşısında 0-2 geriye düşüp 3-2 maçı kazanmak müthiş bir duygu.Oyuncuların hepsini ayrı ayrı tebrik etmek gerek,helal olsun kızlar!Taraftara da ayrı bir parantez açmalı.Müthiştiler.Özellikle 4.Sette inanılmazdılar.Bando da çok iyiydi.Tüylerim diken diken oldu zaman zaman.Maçta herşey vardı.Hırs,kazanma arzusu,taraftar desteği,azim ve zafer...Gurur duydum.
Bu kızlar bu kupayı Fenerbahçe'ye,Türkiye'ye getirecek! Tüm kupaları hakediyorlar.Helal olsun!
Bol Keseden Atışlar#6
Güne Sound Of Silence söyleyerek başladım yine.Sabah evden çıktığımda nedense bu şarkı dilime dolanıyor.The Graduate'i izlediğimden beri gelenek oldu bende bu.Çok sevdiğim,bu olağanüstü müzikle başlayan filmin güzel bitmesinden kaynaklanıyor olabilir.Günü güzel bitirmek için bu şarkıyla,filme başlar gibi güne başlıyor olabilirim.Ne idüğü belirsiz bir ruh halindeyim yine...Not alma huyu edindim,ne görsem not alıyorum."Haaasss kalemim nerde?" moduna girdiğim bile oluyor.Bir kaçını da burada yazıyorum.- Resimdeki filmi önereyim ilk olarak.Futbolu seven,sporu seven insanlarız.The Blind Side da bunu konu alan bir film.Bir Amerikan futbolcusunun gerçek hayatından alıntı bir film.Elemanımızın adı; Michael Oher.Her iri ve şişman Michael'da olduğu gibi ona da "Big Mike" diye hitap ediliyor.Kendisi 1986 doğumlu ve aktif olarak Amerikan Futbolu oynamaya devam ediyor.Film yakın geçmiş zamandan yani...Sandra Bullock seksi hatundur,hoş hatundur da oyunculuğunu pek sevmezdim.Bu filmde kaliteli bir oyunculuk sergilemiş.İnsancıl tavırları ile de "Sen ne güzel insansın be Sandra!" dedirtiyor filmde.IMDB puanı da yüksekmiş,izlemeyen varsa izlesin.Duygulanmak iyidir.
- Markete girdiğinde ne alacağını bilemeyen bir insan evladıyım.Pringles vazgeçilmezdir,her zaman yenilebilitesi vardır.Lakin söz konusu tatlımtrak şeyler olunca karar veremediğim oluyor.Şölen'in Biscolata Stars bisküvisini denedim geçen tesadüfen.Çok hoşlaştım.Alpella Harby'nin bisküvi versiyonu.Epey var paketin içinde,tatmin ediyor.Lezzeti de hafif ve denemeye değer.
- Akşama Fenerbahçe'nin Bayan Voleybol Şampiyonlar Ligi maçıyla,Basketbol Euroleague maçı çakışıyor.Aman unutmayalım!Voleybolda nasıl olsa kazanıyoruz,azıcık ucundan göz gezdirip basketbol maçına dönmeyi düşünüyorum.
- Voleybolda Azzerail Bakü,Eczacıbaşı Zentiva'ya yenilmiş akşam.Severim Bakü'yü,Valeriya Korotenko geçen yıl Fenerbahçe'nin şampiyonluğunda büyük pay oynamıştı.Çok da kaliteli liberodur.Futbol maçında kaleye koysan Volkan Babacan'dan daha çok top kurtarır.Özlüyoruz...
- Daum iyi hoca,ligi bilen hoca tamam.Ama takıma her rakibe karşı aynı oyunu oynatmasını sevmiyorum.Sevemeyeceğim.Rakip kim olursa olsun,aynı oyunu oynuyoruz.
- Chuck'ın 3.sezonu başladı,3 bölüm oynadı bile.Yvonne'u özlemek farz da Ajan John Casey'i bile özlemişim.Neyse spoiler veresim gelmeden bitireyim Chuck konusunu.
- Afrika Kupası ne lanet bir kupadır.Togolu oyunculara yapılan saldırı ile zaten kirli başlayan bu kupa bahis oynayanların da son günlerdeki küfür ihtiyacını karşılıyor.Türk insanı söver.Küfürlü esprilere güler,küfürden haz alır.
- Fenerbahçe taraftarı olarak yönetimden transfer bekliyoruz.Sabırsız bir transfer kitlesiyiz kabul.Erken transfer yapıp,oyuncunun takıma uyum sağlamasını hızlandırmak tabi ki hoş olur.Ama erken adam alamadık diye de panik yapmaya gerek yok.Elbet transfer yapılacak.Henüz vakit var.
- Galatasaray Neill'i sezon başı bedavaya alamadı.Şimdi bonservis ile aldılar.Aynı şeyi Fenerbahçe yapsa gazetelerin olası manşeti "Fener'e XXX kazığı!" şeklinde olurdu.Bugün pek beklentilerimi karşılayan haber göremedim o yüzden yine.Yalnız HT Spor diye hatırlıyorum,güzel bir benzetme yapmış."Bedava mı sandın,para verip aldın" diye.Sevdim...
- Yayın İhalesi muhabbeti başladı yine.Bence Digitürk bırakmaz yine ihaleyi.
- Lazio-Palermo kupa maçı var akşama Ntv Spor'da...İlgilisine hatırlatılır.
Udinese 1 - 1 Lazio
Maçı izleme fırsatım olmadı.2 dakikalık özete baktım,geniş özet yarına düşer herhalde.Floccari ne kadar doğru transfer olduğunu ispatlarcasına golünü attı yine.Bu formu ile Pandev'i aratmaz.Ama Zarate kayıplarda,kendine gelmesi gerek.Muslera'nın yine birkaç kritik kurtarışı var.Udinese : Handanovic - Basta,Zapata,Domizzi (14'Coda),Lukovic - Isla,Sammarco (71'Siqueira),Gökhan Inler - Pepe (73'Alexis Sanchez),Flores,Di Natale
SS Lazio : Muslera - Siviglia,Stendardo,Radu - Lichtsteiner,Firmani,Baronio (82'Brochhi),Kolarov - Rocchi (61'Mauri),Zarate,Floccari
Sarı Kartlar : Stendardo,Kolarov,Gökhan İnler,Firmani,Lichtsteiner
Goller : 16'Floccari , 27'Di Natale
Ayıboğan Forvetler
Bayılıyorum şöyle götü göbeği belli bir düzeyi aşmış adamların süratle rakibi çalımlayıp attığı gollere.Yolda görsem "Bu adam bu göbekle,bu kıçla nasıl koşuyor?" diyeceğim adamların golcülüklerinden ayrı zevk alıyorum.Bu yüzden Tommaso Rocchi'yi çok severim.Bildiğin izbandut olmasına rağmen,süratli bir oyuncu.Rakip eksiltebilen bir oyuncu.İzbandutluğundan aldığı güç ile toplara iman gücüyle vurabilen bir oyuncu.Bire bir mücadele en iyi savunma oyuncularının bile kolay kolay yıkamayacağı bir oyuncu.Turkcell Süper Ligi gibi futbol karakteri belli olmayan bir ligde; bu tip Ayıboğan forvetlerin çok gol atacağını ve çok başarılı olacağını düşünüyorum.
Örneğin; bir Humberto Suazo.Çok mu izledik ? Hayır.Hakkında özetlerde ne gördüysek,videolarda ne gördüysek onu biliyoruz.Yine de adam stilini belli ediyor.Çok golcü olması bir yana,gücü de göze çarpıyor.Zaman zaman Fenerbahçe'ye,genelde Galatasaray'a,ara sıra da Trabzonspor'a yazılmışlığı var gazetelerde.Avrupa'ya açılması,onu daha çok izleyebilmemizi sağlayacak.Hakkında daha net fikir sahibi olabileceğiz.
Avrupa'ya açılmayan,yaşı başı geçmek üzere olan bir ayıboğanımız da Salvador Cabanas.Paraguay'lı.Milli takımda yıllardır oynuyor.Ama Santa Cruz'un arkasında kalması gibi bir dezavantaja sahip.Kısa boyuna rağmen hava toplarında etkili.Hızlı ve bitirici.Gücü de eklenince başlı başına bir forvet diyebiliyoruz kendisi için.Meksika Ligi'nde oynayan en iyi golcü.Ondan sonra da Adolfo Bofo Bautista gelir.
Emile Heskey bu stil forvetler arasında en sevmediğimdir.Liverpool'dan sonra düşüşe geçmiş gibi gözükse de; bu sezon Villa Park'ta sergilediği performans ile ismi büyüklerle anılmaya başladı.Chelsea ve Arsenal'ın Heskey'i istediği haberleri çıkıyor.Eski takımı Liverpool'a döneceği de söyleniyor.Ancelotti, Afrika Kupası'na gidecek olan Drogba'nın yerine düşünüyor Heskey'i.Heskey bir seçim yaparsa Chelsea'yi seçer bence.Açıkçası ben Vassell gibi olacağını,daha alt düzey takımlara gidebileceğini düşünüyordum geçen sezon.
Türkiye'de bu tanıma en uygun oyuncu Mehmet Yıldız.Oyun yapısını Rocchi'ye çok benzetiyorum.Çıkışı ve parlayışı ani oldu,çok ahım şahım bir futbolcu değil ama ligimize uygun bir futbolcu için başarılı.Geçen sezon attırdığı bir gol hatırlıyorum,aut çizgisi üzerinde rakiple mücadeleye girmiş dezavantajlı konumda olmasına rağmen topu kurtarıp,arkadaşına gol attırmıştı.İşte tam olarak anlatmak istediğim,sevdiğim stil bu.Mehmet Yıldız bu açıdan ligimizdeki önemli forvetlerden birisi.Umarım yakın zamanda sahalara döner.
Ibrahimovic,Drogba gibi güçlü forvetleri bir yana bırakırsak; bu tanıma uyan en iyi forvet oyuncusu şüphesiz Adriano.İtalya'daki ilk yıllarını hatırlıyorum da,çelimsiz bir adamdı.Sonradan camış gibi şişti.Futbolunu hergün geliştirirken; psikolojik problemleriyle baş edemedi.Şu an eski gücünden ve eski formundan uzak görünse de; Adriano "Ayıboğan" tanımını en çok hakeden golcüdür gözümde.Yunanistan'a Konfederasyon Kupası'nda attığı golü kaç golcü atabilir ki ?Vagner Love,Jason Scotland,Amr Zaki,Aiyegbeni Yakubu,Carlos Tevez gibi örneklerle listeyi epey genişletebiliriz.
Fenerbahçe yıllardır tek forvet oynuyor.Golcülerimizin en ufak bir formsuzluğunda,puan kaybını tek forvetli sisteme bağlıyoruz yıllardır.Alex varken sistem bu,buna itirazımız yok.Kadıköy'de zaman zaman çift forvet de denenebilir.Ama bunun Kasımpaşa maçında başımıza iş açtığını gördük.Ne Kezman,ne Güiza Fenerbahçe'nin sistemine uyan oyuncular değil.Bunu artık bilmeyen yok.Semih tek forvet oynayabilir.Ama çift forvetli sistemdeki kadar faydalı olmaz.Zico zamanında Deivid'in formu,sağ açık-ikinci forvet gibi oynaması sayesinde göze hoş gelen bir futbol sergileyerek CL'de çeyrek final yaptık.Fakat şu an Deivid'in yedek kulübesine bile katkısı yok.Fenerbahçe'ye forvet lazım diyoruz ya;aslında sadece forvet lazım değil.Fenerbahçe'ye Ayıboğan bir forvet lazım.Hava toplarını alan,ikili mücadelede yıkılmayan,rakibi geçebilecek adam lazım.Güiza ile şampiyon olunur.Ama bu tarz bir forvetle Euro Cup'ta da iddiamız artar.
Lazio 4 - 1 Livorno | Benvenuto Floccari
Coşkulu bir gün oldu Laziolular için 6 Ocak 2010...Yeni yılın ilk maçı,Floccari'nin ilk maçı,lige verilen aradan sonraki ilk maç olarak yorumlanabilecek bir maçtı.Serie A garip lig.Adamlar 2 gün önce transfer ettikleri isimleri maçta 11e alıyorlar.İngiltere'de pek görülmeyen birşey bu.Türkiye'de yapılsa,olası bir kayıpta kıyamet kopar zaten.İdmansız adam oynamış,hazır değilmiş gibi birçok sebep üretilir.İlk olarak Mourinho; Pandev'i 11'e aldı bugün.Lazio teknik direktörü Ballardini de dün açıklanan transfer Sergio Floccari'yi.Üstelik Rocchi'yi keserek.Siena kadrosuna bakayım dedim,onlar da 2 gün önce transfer ettikleri Cribari'yi sahaya sürmüşler.Hoş 5 golü yeyip oturdular gerçi.
Siyasi nedenlerden dolayı birbirine düşmanca rakip olan iki takım Lazio ve Livorno.Hafızamı yokladığımda son yıllarda böylesi gollü bir maçlarını hatırlamıyorum.Genelde az gollü,sert mücadele içeren,kartlı maçlar oynarlar.Bugün tam aksi oldu.
Ballardini bu 3 stoperli sistemi sevdi.Son haftalarda takımda gözle görülen bir performans artışı var,en azından galip gelmeyi öğrendiler.Yalnız bu Diakite'yi halı sahaya çağırmam ben.Servet'in Fenerbahçe'deki halini hatırlatıyor bana.Çok ağır,topu oyuna sokmaktan aciz,bam güm vuran bir stoper.Sadece güçlü diye hocası idmanda "Modibo sen defanssın" diyerek eğitmiş olabilir çocukluğunda.Biz top oynarken böyle diyorlardı hocalar.Onlar sayesinde bir cacık olamadık ya zaten.Ballardini muhtemelen temkinli başlayıp,oyunda hakimiyeti öyle sağlamayı düşünüyordu.Fakat erken gelen gol planları bozdu.Zaman zaman geliştirilen ataklardan da sonuç çıkmayınca Ballardini bildiğini okudu.Gemileri yaktı.Diakite'nin yerine Rocchi'yi sahaya sürdü.Rocchi,Zarate,Floccari ile hücum hattını oluşturdu.İkinci yarının başında Floccari'nin attığı gol skoru eşitledi.Floccari 5 dakika sonra golün bir fotokopisini çekince Lazio hem skor üstünlüğünü sağladı,hemde bu tip maçlarda en önemli etken olan psikolojik üstünlüğü.Skor 2-1'e geldikten sonra Livorno'nun pek pozisyonu yok.Rocchi'nin ofsayt kokan,kesin ofsayt diyemediğim pozisyonu gol olarak değerlendirmesi 3-1'i, son dakikada Kolarov'un penaltıyı atması ise 4-1'i getirdi.Kırmızı kart ağır bir karardı penaltı pozisyonunda.Perticone'nin müdahalesi sarı kart gerektirir,lakin kırmızı gerçekten gereksizdi.
Bu da penaltı için Zarate'yle Kolarov'un "Ben atacağım" geyiği.Zarate'nin suratında bir Colin Kazım gördüm sanki...Floccari attığı gollerle Lazio kariyerine iyi bir başlangıç yaptı.Umarım bu takımda kalıcı olur ve gollerini atmaya devam eder.Hoşgeldin Floccari...
Çılgın Sedat ve Alişan FM'de
Müzik sektörümüzün garip,kendi deyimiyle 'Çılgın' insanı Sedat'ın Zeytinburnuspor'da futbolcu olduğunu az çok bilen vardır.Çoğunluğa göre antipatik bir insan Çılgın Sedat.Ben severim,mizahi geliyor bana.Hem damar hem de absürt şarkılar yapabilen birisi...Bir ara kafayı Ataköy'de katla,Tarabya'da yatla bozmuştu.3 şarkı yaptı bununla ilgili...Eleman 33-34 yaşlarında Zeytinburnuspor'a transfer olduğunda epey espri konusu olmuştu.Oynuyor mu,ne kadar oynuyor bilmem.Zannetmiyorum oynadığını.Zeytinburnu'nun Gebze'deki maçında görememiştim kendisini.Bakmak aklıma gelmemişti daha doğrusu...
Alişan sahne adını kullanan Serkan Burak Tektaş'ı yıllar önce Televolelerde futbol oynarken görürdüm.Bir gün FM'de göreceğim hiç aklıma gelmezdi.İkilinin FM 2010 profilleri aşağıda :) Sedat'ın özelliklere Alişan'a göre epey iyi.Alişan'ın zaten profil yerlerde.Sedat da teknik falan o biçim.İkisi de ilginç insanlar vesselam...


Floccari nihayet...
1 haftadır "Ha Maxi Lopez,ha Floccari" derken nihayet Floccari Lazio'ya kiralandı.Atalanta'da çok iyi performans gösteren bir oyuncuydu,Genoa'da ise pek bekleneni karşılayamadı.Sezon sonuna kadar Lazio'da kiralık olarak forma giyecek.Hem hava toplarında,hem de son vuruşlarda etkili bir forvet.Serie A'nın tecrübelilerinden olması büyük bir artı.Lazio'nun kadro yapısına da çok uygun bir golcü olduğunu düşünüyorum.Pandev'den sene başından beri faydalanamayan Lazio için ekstra bir hücum silahı.Zarate,Rocchi,Cruz ve Floccari gibi şu anda TSL Lideri Fenerbahçe'de olmayan kalitede bir hücum hattına sahip Lazio.Brezilyalı savunma oyuncusu Emilson Cribari ise sezon sonuna kadar Siena'da kiralık olarak forma giyecek.İyi performans sergilese de kakalasak...
Pandev Inter'de
Lazio'lu olmanın da böyle zorlukları var.Başkan gıcık kapıyor diye,en iyi adamını bedavaya kaptırabiliyorsun misal.1983 Doğumlu Pandev daha önce Inter'in kadrosunda bulunmuş,alt liglerde kiralık oynadıktan sonra Lazio'ya verilmişti.(Stankovic transferiyle bir bağlantısı olabilir bu transferin,tam hatırlamıyorum açıkçası...)Lazio'da yeteneklerini kanıtlayan Pandev, İngiltere'den teklifler almış ve adaya gitmek istediğini söylemişti.Açıkçası zamanında kendisine yol veren Inter'e döneceğini de düşünmüyordum.Ya Juventus yada Ingiltere Premier Lig takımlarından birine gitmeliydi bence.Tottenham'a da cuk oturur aslında.Tottenham'ın Keane'i satması gündemdeyken -çok üzülürüm buna- yerine Pandev düşünülebilirdi.Belki de düşünülmüştür tabi bilemiyoruz.
Eto'o Afrika Kupası'na gidecek.Yerine Pandev oynayacak.Başarılı da olacaktır,lige aşina futbolcu.Inter bu transferle kapı önüne koyduğu genç bir oyuncuyu,piştikten sonra bedavaya getirmiş oldu.Akıllı bir hamle yaptı kesinlikle...Lotito yüzünden gitti Pandev gibi babayiğit!
Sözleşme Haziran 2014'e kadar,Forma numarası ise 27 olacakmış.Hayırlı uğurlu olsun...
Lazio 2010 Formaları - 2
Ulan ne kadar dandik bir haftasonu,anlam veremedim.Havadan mıdır,sudan mıdır bilmiyorum.Leeds'in ManU'yu yenmesi bu haftasonunun tek güzel tarafı diyebilirim.Leeds'i özlemişim be...Lazio 110.yıl için özel imal edilen formalarını daha önce açıklamış,bizde bunu bir başlık ile belirtmiştik. Formalar basına tanıtılmış futbolcuların üzerinde.Sade ve şık bir forma,ben beğendim.Rocchi'nin üzerinde de ayrı bir güzel durmuş...





