10 saat önce
Profil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Grazie Luca Toni
Çok sevdiğim İtalyan futbolunun geç açılan golcüsü Luca Toni sezon sonunda aktif futbol yaşantısını sonlandırıyor. Küme düşen takımı Hellas Verona ile şampiyon Juventus'a gol atarak taraftarına veda etti. 1977 doğumlu Luca Toni, 28 yaşına kadar Serie A'nın ortalama golcülerinden biri olarak oynadı. Fiorentina'da oldukça parlayan ve yıldızlaşan oyuncu 2 sezon burada oynadıktan ve Milli Takım ile de Dünya Şampiyonluğu kazandıktan sonra Bayern Münih'e transfer oldu. Bavyera ekibinde 2 lig, 2 kupa şampiyonluğu yaşadıktan sonra ülkesine döndü. İlerleyen yaşına rağmen Genoa, Juventus, Fiorentina ve Hellas Verona'da oynamaya devam etti. Kısa süreli de bir Birleşik Arap Emirlikleri macerası var. Serie A'da toplam 346 maçta 158 gol. Bundesliga'da 60 maçta 38 gol. Milli forma ile 49 maçta 16 gol. Toplamda 593 resmi maç, 290 gol.
İzlediğim en baba golcülerdendi. Umarım teknik direktör olarak devam eder. İtalyan futbolunun iyi teknik direktörlere ihtiyacı var. Grazie Luca Toni.
Mbulelo Mabizela
Tottenham'a sempati duymaya başladığım yıllardan bir isimdir Mbulelo Mabizela. Aslında hâla aktif futbol yaşantısını sürdürmekte. Henüz 30 yaşında. Ancak çok parlak bir kariyer sahibi olarak değil. Mabizela'nın Tottenham'a geliş hikayesi en bilindik futbolcu keşif hikayesi aslında... 1980 doğumlu oyuncu, profesyonel futbol kariyerine Güney Afrika'nın 2 büyük takımından birisi olan Orlando Pirates'te 20 yaşındayken başlıyor. 2003 yılında Güney Afrika'da tura çıkan Tottenham Hotspur takımı, Orlando Pirates ile bir hazırlık maçı yapıyor. Bu maçta savunmanın ortasında oynayan Mabizela dikkatleri çekiyor ve hemen ardından Tottenham'a transfer oluyor. Tottenham kadrosunda bulunduğu dönemde kendisini ciddi bir forma rekabeti içerisinde buluyor. Tottenham'ın genç bir savunma hattına sahip olması ve genç savunma oyuncularına öncelik tanıması Mabizela için bir umut gibi gözüküyor.Forma rekabetindeki en ciddi rakibi genç Ledley King (22), Tottenham için büyük gelecek vaad eden bir isim olarak anılıyor. Kadrodaki diğer stoperler ise; Yugoslav Bunjevcevic (30), İrlandalı Gary Doherty (23), Anthony Gardner (22) ve Dean Richards (29). Mabizela bu isimler arasında çok geri planda kalarak, Tottenham'da akılda kalıcı, izler bırakan bir kariyer sahibi olamıyor. Toplam 9 maça çıktığı Tottenham'da 1 golü var Mabizela'nın. Az önce iz bırakamadı dedik ancak, Mabizela'nın Leicester City'ye ceza sahası dışından attığı gol Tottenham'ın "101 Great Goals" listesinde kendisine yer buluyor. Zaten kullandığımız fotoğraf da o gol sonrası sevincine ait fotoğraf. 2005 yılında disiplinsiz davranışları nedeniyle Tottenham'dan gönderilen ve bir süre boş kalan Mabizela, Fulham tarafından denense de beğenilmiyor. Rotayı İskandinav taraflarına çeviriyor ve Valerenga ile sözleşme imzalıyor. 1 sezon kadrosunda bulunduğu Norveç ekibinde şampiyonluk yaşasa da, bu şampiyonluğa çok önemli bir katkı veremiyor. Valerenga ile aynı zamanda Avrupa Macerası son buluyor. 2006 yılında ülkesine, Mamelodi Sundowns takımına dönüyor. Avrupa görmüş geçirmiş bir Afrikalı olarak ülkesine döndüğünde ismi çeşitli skandallara karışıyor. İlk önce uyuşturucu suçundan 6 ay ceza alıyor. Daha sonra alkollü araç kullanmaktan yargılanıyor. 2009 yılında şu an hâla formasını giydiği Platinum Stars'a transfer oluyor. 2010 Dünya Kupası öncesi, Ledley King ve Jermain Defoe ile buluşacak olmasından dolayı mutlu olduğunu söyleyen futbolcu, Güney Afrika'nın Dünya Kupası kadrosunda yer alamadığı için King ve Defoe ile saha içerisinde buluşması mümkün olmuyor. Dünya Kupası kadrosunda yer almaması aldatmasın. 2001 yılından bu yana 40ın üzerinde Güney Afrika A Milli Takım formasını giymiş.Paul Stalteri
"Kanada'dan futbolcu mu çıkar ?" sorusu sorulduğunda akla gelecek birkaç isimden birisidir Paul Stalteri. Amerika Birleşik Devletleri'nde geçirdiği bir sezonun ardından Werder Bremen tarafından keşfedilip, 21 yaşında Bundesliga'ya adım atmış. 2005 yılına kadar Werder Bremen'de gösterdiği performansla adından söz ettirmişti. Savunmanın sağı ve solunda oynayabilen, gerektiğinde sağ ve sol açık olarak da kullanılabilen nitelikli bir futbolcuydu. Werder Bremen'den sonraki durağı Tottenham oldu. Benim Tottenham sempatimin başladığı yıllarda Tottenham'a transfer olmasından dolayı ben Stalteri'yi hep Tottenhamlı Stalteri olarak hatırlıyorum. Aynı zamanda İtalyan pasaportu da bulunuyor.
White Hart Lane'deki ilk sezonunda takımda kendine şans bulabilen bir oyuncu konumuna geldi. Sezonu da attığı 2 golle tamamladı. Werder Bremen'de sol bek oynasa da Tottenham'da genelde sağ bekte forma şansı bulurdu. Tottenham'ın sol bekinde Güney Koreli Lee Young Pyo forma giyerdi. Tottenham'da forma giydiği dönemde Carling Cup şampiyonluğu yaşadı. Tottenham ile UEFA Kupası'nda forma giydi. Gözden düştüğü dönemde ise Fulham'a kiralandı. Son durağı Avrupa'ya ilk adım attığı Bundesliga oldu.
Stalteri henüz aktif futbol yaşamını sonlandırmış değil. Yalnız son bilgilere baktığımda, her yerde Borussia M'Gladbach'ta oynuyor gözükse de; kulübün resmi sitesinde ismini göremedim. Aktif futbolcular arasında 84 ile Kanada Milli Takımı'nın en fazla formasını giyen oyuncu. Kariyerinde çok büyük başarılar olmamasından dolayı pek hatırlanmayacak bir futbolcuyu daha anmış olduk.
