Archive for Nisan 2010

Edoardo Reja vs. Davide Ballardini

Ben Ballardini'nin oynattığı ya da oynatmaya çalıştığı futbolu daha çok beğeniyordum.Ama Reja daha sağlam,ayağı yere basan bir takım oluşturdu kısa zamanda.İkisinin karşılaştırması bu şekilde.Karşılaştırma Solo Lazio Blog'dan.Reja'nın atkısı da Mancini'nin City atkısı kadar hoş bu arada.
28 Nisan 2010 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Bol Keseden Atışlar#7

Uzun zamandır "her telden" sallamamıştım.Bugün bu özlemime bir son vermek istedim.Epeydir aklımda gezen şeyleri pekiştirip maddeler halinde sıralayasım var.

  • Kızışan lig şampiyonluk yarışlarında; Fransa'da Auxerre,İtalya'da Inter,İngiltere'de Chelsea,Almanya'da Schalke 04,Hollanda da Twente mutlu sona ulaşsın istiyorum.
  • Voleybolda henüz sezon tamamlanmamışken transfer muhabbetleri döndüren arkadaşları anlamıyorum.Ulan bekleyin bir sezon bitsin.Sonra konuşalım transferi doya doya...Sanki Gamova geldiğinde,Osmokrovic geldiğinde çok haberimiz varmış gibi ; bu sene şunu alalım,bunu alalım diye muhabbet yapıyoruz.Hele ki Neslihan,Piccinini gibi itici tiplemeçlerin isimlerinin geçmesi kızlarımıza yapılan bir haksızlık bence.
  • Ankaragücü asbaşkanı,yöneticisi,hede hödösü çıktı bir de gündeme.Bol keseden atıp tutuyor o da...Ayrıca küçüklüğünden bu yana 3-5 defa takım değiştirdiğini söylemiş.Gel de ciddiye al dayıyı...
  • Tottenham Arda'yı almaz.Alırsa hata yapar.Eğer Arda Tottenham'a giderse,yedek kalır.Harry Redknapp ne yapsın Arda'yı ? Elinde Modric,Krancjar,Lennon varken Arda'ya tenezzül etmez.Umarım...
  • Spartacus sezonun en güzel dizisi.Ezel'i de izliyorum,coşuyorum.Lakin son bölümlerde biraz performans düşüklüğü var tabi.Yalnız en sonuncu bölümü biraz toparlar gibi oldu.Cengiz'in içerdeki halleri planlandığı kadar Ömerimsi'ydi.Eyşan'ın Bahar'a baktığı pozisyon haftanın en bomba sahnesiydi.Spartacus gibi süper bir dizinin ise 13 bölümde sezon finali yapmak zorunda kalması üzücüydü.Spartacus abimiz umarım kanseri kısa zamanda yener.Dizinin tek olumsuz tarafı olayların çok hızlı gelişmesiydi bence.7-8 bölüm oldu,Spartacus'un 1 senedir Batiatus'un evinde olduğu vurgulandı.O 1 seneyi seyirciye iyi yansıtamadılar.Final bölümü mükemmeldi.Sokağa çıkıp 3-5 adam dövesim geldi.Batiatus ibnesi ölse bari.
  • Spartacus: Blood and Sand'in ibne karakteri Pietros'u biraz Gio Dos Santos'a,biraz da Jo'ya benzetiyorum bu arada.Ahahaha çok benziyor lan.
  • Sevdiğim sanatçıların son albümleri beni pek tatmin etmedi.Şebnem Ferah'ın albümü dinlenebiliyor tabi ki,saygımız sonsuz.Fakat Hayko Cepkin hayal kırıklığına uğrattı beni.Balık Olsaydım,Yol Gözümü Dağlıyor ve Gelin Olmuş şarkıları güzel.Gelin Olmuş Gidiyorsun deyince akla artık Hayko Cepkin gelecek ulaaayn! Kurban'ın albümü de tam bir fiyasko.Demir Demirkan iyice aşk adamı moduna girmiş.Gökhan Türkmen'in albümü çok güzel olmuş.Damara bağladım,onu dinliyorum bu aralar.Rüya şarkısı özellikle çok iyi.
  • Haa bu arada şarkı demişken ; Chuck'ın S03 E11'inin soundtrack parçası müthiş! Austin Hartley-Leonard & Kendall Jane söylüyor.Şarkının adı : In My Sleep.Dinleyin,dinletin...
  • Blog şablonum banner ile birlikte tamamlandı.Lakin şablonu değiştirdiğimde Google Analytics kodunu koymayı unutmuşum.Gitti güzelim anahtar kelimeler..."Kız çok ateşli yaklaşamıyorum" yazıp blogu bulan vatandaşlara karşı hasretle doldum.
  • Gebze'de yol çalışmaları devam ediyor.Bir 10 sene daha devam edecek gibi gözüküyor.Gebze her geçen gün daha da yaşanmaz hale geliyor.İş bulup da gelesi olan varsa gelmesin.Gebze Center yapılıyor bu arada.Gebze'nin ilk AVMsi.Bowling falan olacakmış içinde.O Bowling toplarıyla adam öldürürler burada.
  • Gebze'de yaşamak ; otobüste yer vereceğin bayana "hanımefendi" diye seslendiğinde bakmayıp, "ablaaa" diye seslendiğinde bakmasına alışkın olmaktır biraz.
  • Apple'ın Fenerbahçe armalı iPodları müthiş olmuş.Almak gerek.Lakin şu iPodlar çok pahalı geliyor bana.Mp3 player benim işimi görüyor.Shuffle yaparlarsa alırım.
  • AÖF uyuma da açıkla artık şu vize sınavı sonuçlarını!
  • Twitter'da çoğu ünlü isim yalama.Bildiğin yalama! Kime yalakalık yapsak diye geziyorlar bütün gün nette.
Onca şey vardı aklımda,unuttum şimdi.Bir ara devam ederim...

Sevgiler.
Yazan: steven_stiffler

Mehmet Ayan

Radyoyla pek aram yoktur.Sabah iş gereği yolculuk yapmam gerektiğinde Nihat Sırdar'ı dinlerim.Alem FM'in program yayınından çok,reklamlarla radyoyu çevirdiğini düşünüyorum.7-8 dakika program,10 dakika reklam veren bir radyo kanalı.Arada Lig Radyo'yu,Radyospor'u açmışlığım oluyor.Dikkatimi çeken,sürekli Fenerbahçe aleyhine yorumları bulunan bir radyocu vardı.Hiç ciddiye almazdım.Daha doğrusu kim olduğunu umursamazdım.Sabah Mehmet Ayan olduğunu duydum.Lig radyo yayın yönetmeni.Mehmet Ayan ismini tabi ki duymuşluğum var,fakat aynı anda birkaç programı birden dinlediğimden dolayı dikkat etmemiştim ismine.Mehmet Ayan'ı ne zaman dinlesem,Fenerbahçe aleyhine yorumlar yaptığına tanık oluyorum.Aynı Mehmet Ayan tam bir Mustafa Denizli fanı.Mustafa Denizli aşağı,Mustafa Denizli yukarı! En süper hoca Mustafa Denizli! En kıyak adam Mustafa Denizli! Utanmasa Türk futbolunu Mustafa Denizli kurdu,geliştirdi diyecek.

Programında yaptığı soğuk espriler sayesinde uykunuz açılıyor öncelikle.Ayrıca telefonla bağlanan dinleyicileriyle alay etmekte üstüne yok.Bizim insanımız da ciddiye alıp,gaza gelmeye meyilli tabi.Beşiktaşlılar arar,ağlaşır.Haklısınız,şöyle de böyle de der.Galatasaraylılar arar,kendince birşeylere tepki koyar.Mehmet Ayan dayım yine haklısınız,şöyle olsa daha iyi,böyle olsa daha güzel der.Fenerbahçe taraftarı arar,daha ilk dakikadan posta koyar.Adam biraz hak savununca,konuşmaya devam etmenin anlamı yok deyip saygısızca telefonu kapatır.Bu sabah benzer bir tavır sergiledi yine.Üstelik Fenerbahçe taraftarı arkadaşın dediği vurguladığı tek şey; İnönü'de maç 0-0ken verilmeyen penaltımız olduğuydu.Devamını getirmesine müsaade bile etmedi.Hürriyet gazetesi hakkında da ileri geri konuşup,Ercan Saatçi'ye laf soktu kendince.Heey gidi Ercan Saatçi.Bugüne kadar yazılarından pek haz almadığım bir Fenerbahçeliydi.Spor Müdürü olmasına iyi yada kötü bir tepki göstermedim.Ama öyle acıtmış ki;hala acısını atlatamayanlar var.İyi ki Spor Müdürü olmuşsun Ercan Saatçi.

Mehmet Ayan yıllardır spor camiasının içinde olan birisi.Blog yazarı,futbolsever,yoldan geçen bir vatandaş olarak yıllardır bu işi yapan birine bok atmak bana düşmez.Ama Mehmet Ayan'ın ve Mehmet Ayan gibilerin; kendilerini dinleyenlere bu kadar aşağılayıcı tavırlar göstermesi çok büyük ayıp! Bir değil,iki değil,üç değil,beş değil...Bu kadar kötü bir radyo programcısı görmedim.Televizyonda Fenerbahçe düşmanı onlarca yorumcu var.Hepsi de iyi paralar kazanıyor.Hepsi de pohpohlanıyor.Sanırım Mehmet Ayan da bu yolda anılmak istiyor.Fenerbahçe Düşmanı Süper İnsan Mehmet Ayan...
27 Nisan 2010 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Genoa 1 - 2 Lazio

Maçla ilgili çok detaylı yorum yapamayacağım.İzleme fırsatım olmadı.Geniş bir özeti de izleyemedim henüz.Reja'nın Baronio ve Del Nero'yu hatırladığı maç olmuş.İkisini onbirde çıkarmış.Floccari'nin bonservisinin olduğu Genoa'ya attığı gol güzel.Muslera'nın yediği gol yine pek içime sinmedi.Dias ise Lazio'daki 2. golünü attı.Geldiği günden beri hem savunmaya toparladı,hem de 2 galibiyette gol atarak azımsanamayacak katkıyı sağladı.

Genoa : Scarpi - Papastathopoulos,Moretti (26'Mesto),Bocchetti - Tomovic (50'Fatic),Milanetto,Juric,Criscito - Palacio,Acquafresca,Palladino (61'Sculli)

Lazio : Muslera - Biava,Dias,Radu - Lichtsteiner,Brocchi,Baronio,Mauri,Del Nero (90'Siviglia) - Rocchi (66'Zarate),Floccari (75'Cruz)

Goller : 8'Palacio , 25'Dias , 31'Floccari

Sarı Kartlar : Palacio,Lichtsteiner,Radu,Del Nero,Zarate
Kırmızı Kart : 65'Bocchetti
26 Nisan 2010 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Mexes'in Gözyaşları


Bu sene Olimpico'da ilk defa bütün biletler tükenmişken,en yakın takipçin haftayı galibiyetle kapatıp önüne geçmişken,kendi taraftarının müthiş desteğiyle,1-0 öne geçtiğin maçı kazanamıyorsan Şampiyonluk senin neyine gerek ?

Roma'nın evinde 2-1 kaybettiği Sampdoria maçı esnasında Mexes'in dolan gözleri...Henüz lig bitmiş değil ama haftaya Lazio Inter'i yensin diye dua etmek zorunda Romalılar.Bu sene entresan şeyler oluyor futbolda.Lazio'lulara geçen hafta "kümeye" işareti yapan Totti'ye de selam olsun!
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

İddaa#49


Çok iyi yattım yine he.Bloga yazmayınca en azından tahminlerim yaklaşıyor,o kesin artık.Şeytan dürtmedikçe bloga tahminlerimi yazmayacağım bundan böyle.12de 10 güzel istatistik.5er misli kuponlarımın hepsi yattı.Biri tekten Colchester'dan yattı.Bu kuponda Colchester'ı çifte aldım.Mallorca haftanın bankolarındandı,kazanamaması sürpriz oldu bence.Middlesbrough'ya çok güvenmiyordum.Celtic oranıma yazık oldu.2ye 153 lira aldığım en iyi para olacaktı.Haftalar azaldıkça İddaa'nın nimetleri de azalıyor.Yazın Japon Ligi'nin sıkı takipçisi olabilitem yüksek.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Çok özlemişiz!

Maç öncesi kameralar gösterince çok mutlu oldum.Rapaic'in Fenerbahçe taraftarı için yeri her zaman ayrıdır.Alemciydi,antrenmanları ekerdi,tembeldi belki biraz.Devamlılığı yoktu,sık sakatlanırdı vs. Kısacası ; basının önemli malzemelerindendi o dönem Milan Rapaic. (Rapajc diye yazılıyor lakin biz Rapaic diye alışmışız)

Fenerbahçe'yi unutmadığını görmek,Kasımpaşa deplasmanında tribününde görmek çok güzel duygular yaşattı.Nasıl unutulur füzeleri ? Nasıl unutulur Fenerbahçe sevgisi ? Ayrıca Andersson'un,Hooijdonk'un sıkça gerçekleştirdiği Fenerbahçe ziyaretlerinden sonra Rapaic'i uzun bir süre görmenin verdiği keyif de bambaşka.Her zaman bekleriz Rap Rap Rapaic...Özlemişiz.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Kasımpaşa 0 - 1 Fenerbahçe

Kim derdi bir gün Bekir'in Fenerbahçe formalı fotoğrafı manşet olacak diye ? Her zaman güvendiğim,hiç eleştirmediğim Bekir'in attığı golle bize getirdiği 3 puandan dolayı sayfalarca Bekir İrtegün fotoğrafıyla süsleyebilirim blogu.Attığı gol Luciano'nun Sakaryaspor'a 90'da attığı gol kadar değerli şampiyonluk yolunda.Teşekkürler Bekir İrtegün!

Maça gelelim.Fenerbahçe'nin kazanması lazım.Kasımpaşa için prestij maçı diyemesek de ona yakın bir maç.Egolarını tatmin etmeyi seven bir Yılmaz Vural düşünebiliriz en azından.Daum aleyhine bin bir laf söyleyip,maç günü gelince samimiyetsiz bir şekilde Daum'a sarılan Yılmaz Vural.Daum'un Yılmaz Vural hakkında atıp tutmadığını,bir seviyesizlik yapmadığını düşünürsek; sarılması,en azından selam vermesi Daum'un efendiliği ve olgunluğundandır.Yılmaz Vural'ı pek iplediğini de zannetmiyorum zaten.Basının izdiham yaratması da ayrı bir makara konusu olmalı.Yılmaz Vural'ı neden bu kadar pohpohlarlar anlamam.

Bu görüntülerle başlayan maçın ilk yarım saati ayakta uyuttu.Bir de karanlık mekanda maçı izleyince,vallahi gözümden uyku aktı.Dakikaya baktığımda 36-37 idi.O dakikadan sonra biraz kendimi toparladım,takım da toparladı.İlk yarının sonlarında kurduğumuz baskı bize gol getirse,ikinci yarının başında Yılmaz Vural'ın çılgınlıklarını görebilecektik.Forveti 5ler miydi,ne yapardı hiç belli olmaz.İkinci yarıları seviyorum.Günümüz futbolunda,yani benim takıntılı olduğum şu modern futbolda ilk yarıların çoğu boşuna oynanıyor zaten.Yok o bunu tartıyor,o şunu ölçüyor.Futbol hücumla ayrı bir güzel.Hücumlar da ikinci yarılarda daha gözü kara yapılıyor.Dolayısıyla izleyene zevk veriyor.Tabi son 4 haftalık bir periyodu düşünürsek,her maçı 1-0 kazanmayı düşünmek mantıksız değil.Ama biz haftalardır her maçı 1-0 a bağlıyoruz.Bu beni rahatsız ediyor.Daum'un bu oyun şekli beni gerçekten rahatsız ediyor.Mantıksız değil,ama korkutucu.Kazaya davet çıkarmak gibi birşey oluyor zaman zaman...Bugün ofansif olarak gayet iyiydi takım.Aman aman sayıda net pozisyona girmedik ama çabamız girebilecek düzeydeydi.Bir de Güiza'nın beceriksizliği var tabi.Semih'e,Gökhan Ünal'a değil; bütün takıma yazık ediyor bazen.10 kişinin emeğini hiç ediyor Güiza.Çok seviyoruz,bizi çok sevindirdi,çok paylaşımımız oldu ama yetmiyor.Atamadıkları,attıklarından daha çok yer ediyor bizde.Zor durumda bırakıyor bizi...Bugün onca süre sahada tutulması mucizeydi bence.Özellikle de iyi oynayan Mehmet Topuz'un çıkartılıp,onun hala sahada olması şok etkisi yarattı bende.

Şampiyonluk yolunda fazla eleştirmek istemiyorum.Çünkü en kötü oyunumuzda bile takıma olan inancımı dile getirdim burada hep.İyi şeylere bakalım;

Takım arzuluyor.Golü kovalıyor.Golü kokluyor.Son aşamaya kadar geliyor.Ceza sahasında çoğalıyor.Kimse bencil davranmıyor ve o aşamada bile pas yapmayı düşünüyorlar.Golden sonra herkesin gözünde farklı bir hırs ve sevinç görüyoruz.Şampiyonluğu hakedebilmek için bu hırsı yansıtmak zorundasınız.8 maçtır gol yemeyen Volkan, böylesi kritik galibiyeti getiren Bekir,adeta savaşan ve sağ kanadı domine eden Topuz ve Gökhan Gönül,savunmada top geçirmeyen Lugano ve komutanlığını yine gösteren Alex maçın yıldızlarıydı.Özer her zamanki gibi güçsüz,Emre son birkaç maçına oranla etkisiz gözüktü.Andre Santos ise pek oyunun içinde gözükmedi.Kasımpaşa'da Merthan kritik müdahaleleriyle göze batan oyuncuydu.Murat Şahin de kaledeki tecrübesiyle güven veren isimdi.Yine de goldeki hatası önemliydi.

Cüneyt Çakır çok iyi maç yönetti.Bekir'in ufak çekmesine faul ve sarı kart veren,Gökhan Gönül'ün çekilmesine faul veren Cüneyt Çakır ; Özer'in ceza sahasında çekilmesine sessiz kaldı.Ya da geçen hafta ağlaşanların etkisinde kalıp çalmaya cesaret edemedi diyebilirim.Eğer bu maç 0-0 bitseydi,o penaltıyla ilgili çok şey konuşuyor olacaktık o kesin.Önümüze de geçen hafta Beşiktaş'ın hiç pozisyon bulamadığı ve hakemle kaybettiği söylenen,bizim hakemle kazandığımız söylenen maç konulacaktı.Bekir İrtegün gündemi değiştiren adam oldu yani.İyi ki attın o golü Bekir!
25 Nisan 2010 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Man. United 3 - 1 Tottenham

Geçen hafta birbirlerine çalışan iki takımın karşılaşması niteliği taşıyan bir maçtı.Old Trafford'da 75 bin küsür taraftarın önünde oynandı.Tottenham'ın en iyi savunmacısı Ledley King.Fakat genelde sakat oluyor.Kronik sakatlığı olan,bundan dolayı kariyeri baltalanan talihsiz bir adam King.Fakat 5-6 maç başkalarıyla,1-2 maç Ledley King'le,sonra tekrar 5-6 maç diğerleriyle savunma hattı kurmasından dolayı Redknapp'ı da şanssız görmüşümdür.Bale'i beke çekmek zorunda kalması da dün için başka bir şanssızlığıydı Redknapp'ın.Haftalardır sol kanatta deyim yerindeyse yardırıyordu Bale.Dün bek oynamak zorunda kaldı.Manchester'da ise Ferdinand'ın yokluğunda Evans-Vidic ikilisi vardı savunmada.Evans hala Sir'ün istediği düzeyde değil.Tottenham üzerine oynayabilse mutlaka açık yakalayabilirdi.

Maç bol gollü oldu fakat pozisyon sayısı fazla değildi.Zaten gollerin ikisi penaltıdan Giggs'e ait.Tottenham özellikle pozisyon bulmakta zorlandı.Bu kadar zorlanırken golü ya duran toptan,ya da kontra ataktan bulabilirdi.O gol de King ile kornerden geldi.Devamında Manchester United'ın baskısı artınca,Nani golü atmakta da çok geç kalmayınca Manchester maçı lehine çevirmeyi başardı.Portekiz şoparı Nani'nin golü çok şıktı.Özellikle güzel goller atıyor bu sene Nani.Portekiz kontenjanından takıma katıldığı söylenen,fakat özellikle bu yıl Ronaldo'dan sonra kendini daha fazla gösterme fırsatı bulan bir oyuncu Nani.Redknapp Lennon'ı 66'da oyuna aldı.Uzun bir süre sonra Lennon'ı sahaya sürme fırsatı buldu.Herhalde haftaya 11 oynar Aaron Lennon.

City'nin mağlubiyeti Tottenham için puan kaybını minimuma indirdi.Telafisi olmayan haftalarda,dilerim ki Tottenham telafisi olmayacak hatalar yapmaz.
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Maziden Fotoğraflar#5

Sven Goran Eriksson ve yardımcısı Roberto Mancini.Lazio'nun Süper Kupa'yı aldığı dönemden...
23 Nisan 2010 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Bir taraftar olarak Wozniacki

Tenis sevdiğim,fakat düzenli takip edemediğim bir spor dalı.Son dönemde tenisi biraz takip eden herkes Caroline Wozniacki'yi görüyordur.1990 doğumlu Danimarkalı raketin babası Polonyalı diyerek Ertem Şenervâri bir bilgi vereyim.Bu bilgiyi vermemin asıl nedeni soyadının Wozniacki olması aslında.Kortlarda genç yaşına rağmen oldukça başarılı olan Caroline Wozniacki bir Liverpool taraftarı.Aynı zamanda Torres'i de pek çok severmiş.Caroline Wozniacki geçen hafta Charleston turnuvası yarı final maçında ayak bileğinin burkulması nedeniyle turnuvadan çekilmek zorunda kalmıştı.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Serie A'da Düşme Hattı

Serie A'da 35.Hafta maçları oynanacak bu haftasonu.Roma ile Inter'in zirve yarışı zevkli geçiyor.Bunun zevkli kısmı aslında Inter'e kafa tutabilen bir takımın çıkması.Ben yine de Mourinho'nun şampiyonluğu bırakmayacağını ve zirveyi tekrar almalarının Roma'nın 1 beraberliğine baktığını düşünüyorum.

Düşme hattı ise epey karışık gözüküyor.7 takım Serie A'da kalabilmek için mücadele verecek kalan 4 haftada.Bunlardan şansı en az olan Livorno.Serie A'da bu sezon tekrar boy gösterme şansını yakalayan Livorno yine boyunun ölçüsünü alacak gibi gözüküyor.Düşme sıkıntısını az da olsa hisseden Catania'yı ağırlayacak bu hafta.Catania'nın olası bir mağlubiyeti kendilerini ateş hattına biraz daha yaklaştırabileceğinden,Livorno'nun şansını oldukça az görüyorum.Ezeli rakipleri Lazio ile evlerinde oynamaları bir avantaj.Üstelik ilk maçı Lazio 4-1 kazanmıştı.Livorno'da bunun da ekstra bir motivasyonu olacaktır.Livorno'nun kalan haftalarda taş çatlasın 6 puan alacağını düşünüyorum.32 puan da ligde kalmalarına yetmez ve ligin dibinde kalırlar.

Siena yıllardır Serie A'ya yakıştırmadığım bir takım.Serie B'de çok kıyak takımlar var.Siena gibi sıradan bir takımın yıllardır bu ligde olması beni şaşırtıyor.Bu sezon düşme korkusunu yine yaşıyorlar,yine yırtarlar mı göreceğiz.Şampiyonluk düğümünün son haftaya kalacağını hesap edersek; son hafta Inter ile oynayacak olmaları büyük bir dezavantaj.Ben kalan maçlarda sadece Palermo'dan puan çıkarabileceklerini düşünüyorum.Belki Fiorentina deplasmanından da 1 puan alabilirler.Siena düşer.

Atalanta'nın bu hafta Inter ile oynayacağı maç çok kritik bir dönemeç olacak kendileri için.İlk maçta Inter'den 1 puan almışlardı.Deplasmanda puan alacaklarını zannetmem.Serie A'nın renklerinden birisidir Atalanta.Inter dışında kalan 3 maçta da puan toplama şansları yüksek.

Bologna'nın fikstürü fena değil diğerlerine nazaran.Bu hafta Parma'yı ağırlayacaklar.Parma'nın pek hedefi kalmadığından Bologna'nın galibiyet şansı yüksek.Atalanta deplasmanında kan gövdeyi götürebilir.Tam bir ölüm kalım maçı olacak.5-6 puan Bologna'nın işine yarayabilir.

Lazio son haftalarda iyi futbol oynuyor.Derbi mağlubiyeti takımın moralini muhakkak etkilemiştir.Özellikle Inter ile oynayacak olması çok kötü Lazio için.Lazio taraftarı Roma'nın şampiyonluğunu istemeyecektir.Tıpkı Galatasaray-Bursaspor maçı gibi bir maç olacak Lazio-Inter maçı.Lazio'nun o maçta pek şansı olduğunu düşünmüyorum.1 puan iyidir.Udinese son haftaya kadar düşme hattından kurtulur.Dolayısıyla Lazio'nun son hafta Udinese ile karşılaşacak olması kulağa hoş geliyor.Lazio 43-44 puan ile ligde kalır.Geçen sezon 50 puan ile 10.olmuştu.Seneye Allah kerim...

Udinese en iyi fikstüre sahip takım.Öncelikle düşme hattındaki Siena'yı ağırlayacaklar.Udinese'de son haftalarda toparlanma var.Juventus'un Udinese'nin Mazlum'u olmasıyla morallendiler.Son 3 maçta 7 puan toplayarak avantaj sağladılar.Fikstürlerinde iddiasız Cagliari ve Bari var.Udinese hem puan olarak,hem fikstür olarak rahat.

Catania'nın 40 puanına rağmen Livorno ve Bologna ile deplasmanda yapacakları maçlar kaderini belirleyecek maçlar.Alttaki 4 takıma birden geçileceklerini zannetmiyorum ama futbolda herşeyin olması,İtalya gibi pis bir ligi düşündüğümde Catania'nın garantilemeden rahatlayamayacağını söyletiyor.Bu hafta Livorno'dan puan alırlarsa düşme korkuları da minimuma düşer.

Sonuç olarak tahminim ; Livorno,Siena ve Bologna düşer diye tahminlerimi de ekleyeyim.Şike yapmayın,adam gibi oynayın diye uyarmak da lazım tabi...
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Anja'dan selam var...

Anja Spasojevic 2008-2009 sezonunda Fenerbahçe bayan voleybol takımının en sevdiğim oyuncularının başında geliyordu.Kariyer olarak iyi bir kariyere sahipti,fakat Fenerbahçe'ye katkısı zaman zaman tartışılan bir isimdi.Çünkü iyi oynamadığı maçlar olur ve o maçlarda özellikle çabuk demoralize olurdu.Yine de ağırlığını koyup,sayı yükünü yüklendiği maçların sayısı da az değildi.M.Ali Aydınlar'ın şampiyonluk hedefini ciddi bir şekilde ortaya koyduğu ve bugünün temelini attığı,Fenerbahçe'yi bir adım öteye taşıyacak kadroda yer alan bir oyuncu oldu Anja Spasojevic.Anja'yı sevmemin başlıca nedeni ise hırsıdır.İnanılmaz hırslı,amatör ruh barındıran bir sporcudur.Yenildiği her maç sonrası ağlamaklı olur,kazandığı maçlar sonrası ise bizim tribünün önünde en az 15 dakika taraftarla kutlardı.Fenerbahçe taraftarına kendini sevdiren,bugünkü takım için yetersiz olduğu bilinmesine rağmen gönderilirken taraftarın içinin burkulduğu bir isimdir.

Epey bir süre önce Facebook'ta ekleştik Anja'yla.Orijinal hesabı,fake değil.Geçen hasret dolu bir mesaj yazdım :) "Özledik,bu seneki efsane takımda sen de olsaydın keşke" yazıp yolladım.Süpersonik İngilizcemi görüp kıskanmayın diye olduğu gibi paylaşmıyorum.Cevap dönmüş Anja;

"Hiiiiii!!!!!!I miss u guys too!!!!!Maybe i will come to watch some games!Fenerbahce fans ARE THE BEST!!!!!See u soon!:):):)"

Her zaman bekleriz.
Yazan: steven_stiffler

Kasap Toni

Hep defans oyuncularına kasap deriz.Alın size hakiki kasap Luca Toni.İri kıyım,Spartacus görünümlü golcü Toni'nin Roma derbisinde has adamlarımdan Stendardo'nun "ağzını,yüzünü kırması" sonucu ilk kez konuşan Stendardo ; Toni'nin özrünü kabul etmediğini,mahkemeye vereceğini ve asla affetmeyeceğini söylemiş.

Ben de tanık olurum herhalde...
21 Nisan 2010 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Lazio 1 - 2 Roma

Bir yanda can derdinde olan Lazio,diğer yanda şampiyonluk derdinde olan Roma.Yani bir başka deyişle ; ezeli rakibini küme düşürmek için oynayan Roma ile ezeli rakibini şampiyonluktan etmek için oynayan bir Lazio vardı sahada.

Maçı izleme fırsatım olmadı Fenerbahçe-Beşiktaş ile aynı saate denk geldiği için.Özetlerden izlediğim kadarıyla ilk maça oranla tempolu bir maç olmuş.Lazio golü erken bulmasına rağmen,ikinci yarıda Floccari'nin penaltıyı kaçırmasıyla maçı erken bitirme fırsatını tepmiş.Bu arada penaltıların her ikisi de balon.Ne Lazio'nunki penaltı,ne Roma'nınki.Ama atıp değerlendiren Roma temiz bir galibiyete imza atmış.Ayrıca frikikte üzerine gelen topu tutamayan Muslera bu saatten sonra taraftarla kolay kolay barışamaz.Maç öncesi ve sonrası sokaktaki olaylar; maçın son dakikasındaki gerginlik ve kırmızı kart Roma derbisinin olmazsa olmazları.Totti'nin yaptığı hareket yakışıksız!

Lazio iyi bir gidişat yakalamıştı,bu bozuldu.Bologna'nın 1,Atalanta'nın 3 puan önünde şu an.Roma 71,Inter 70 puanla şampiyonluk yarışının içerisindeler.

Lazio düşmez.Inter şampiyon olur.Ama Lazio ile Inter'in maçı olduğu düşünülürse bu nasıl olur bilmiyorum.Çok kritik bir maç olacağı kesin.

Solo la Lazio blogdan aldığım fotoğraflar:



























19 Nisan 2010 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 0 Beşiktaş | Kaldı 4...

Öncelikle nihayet blog şablonumu değiştirdim.Dün gece bir şablonu denerken,elektrik kesildi yatmak zorunda kaldım.Sabah görenler olmuştur,demoydu o demo :) Sade bir tasarım olsun istedim,kalbim kadar temiz bu şablonda karar kıldım.

Maç öncesi herşey çok güzeldi.Tribünleri görünce bu maçı kaybetmenin,kazanmaktan daha zor olduğunu hissettim.Gündüz Ankara'da Ankaragücü ile maç oynayan Sarı Meleklerimiz statta taraftarın önüne çıktılar.Aynı şekilde dün akşam şampiyonluğu ilan eden Erkek Voleybol Takımımız da taraftarımızı selamladı.İki takımımız da hak ettikleri alkışı,bu kez 52 bin kişiden işittiler.

Kadroları gördüğümde Mustafa Denizli için endişelendim.Utanmasa 2 kaleciyle çıkacak, ya da forvete de defans oyuncusu koyacakmış Mustafa Hoca.3 stoper,2 sol bek,3 ön libero vardı sahada.Fink özellikle yanlış tercihti.Mustafa Denizli'nin yanlış tercihlerine alışığız.Ama takımın kilit maçında Holosko'yu sağda,Tello'yu solda oynatıp Fink'i yedeğe çekmesi mantıklı hamlesi olurdu diye düşünüyorum.İsmail Köybaşı yerine de farklı bir tercih kullanabilirdi.Bildim bileli yapar bu ilginç tercihleri Mustafa Denizli."Şu adamı epeydir oynatmadım lan,kadroya alayım da küsmesin" gibi bir düşüncesi mi var acaba ? Duygusal insanlarız,varsa şaşırmam pekala.Fenerbahçe'de ise yeni iyileşen Bilica'nın da oynamasıyla ideal bir kadro vardı sahada.Vederson yerine Özer'i tercih ederek,hücumda zenginliği düşünmüş olmalı Daum.

Alex zeki futbolcu diye boşuna söylenmiyor.Santrayla birlikte topu rakip kaleye yakın bir yerden taca atmasıyla,baskılı başlamayı hedefledi Fenerbahçe.Öyle olacaktı ki,erken gelen gol bunun gerekliliğini azalttı.Bizim kalemizi korurken rakip takımlara uzaktan yediği gollerle önemli hizmetler veren Rüştü,bu kez Alex'in şutunda çaresiz kalmak zorundaydı.Rüştü'nün Fenerbahçe'ye verdiği bunca senelik emeği karalamam,yanlış anlaşılmasın.Ama Rüştü gibi kaliteli olup da uzaktan gelen şutlarda berbat olan bir kaleci daha tanımıyorum dünya üzerinde.Erken gelen golle,erken geriye yaslanma yanlışına düşmedik.Bu geriye yaslanma olayına deli oluyorum.Lakin hoca Daum ise buna alışacaksınız.Biz de alıştık haliyle...Beşiktaş'ın defansif oyunculardan kurulu on biri iyi savunma yapmayı beceremeyince Fenerbahçe'nin hafif baskısı bile epey pozisyon getirdi.Güiza biraz becerikli olsa,maç 15 dakikada bitecekti.Belki oradan farka bile gidebilirdi.Güiza'ya da alıştık tabi ki,aksi iddia edilemez.İlk yarı sağ kanadı o kadar etkili kullandık ki,iyi bir sağ açık oyuncusunun yokluğu gözüme çarptı tekrar.Mehmet Topuz bugün iyi oynadı.Ama orada orta yapabilen,sıfıra inebilen bir sağ açık oyuncusu olsa İbrahim Üzülmez'e futbolu bıraktırabilirdi bu akşam.

İlk yarı Fenerbahçe'nin üstün futbolu ve skoruyla geçilince,ikinci yarı beklenen değişiklik hamlesini yaptı Mustafa Denizli.İlk yarının zayıf halkalarından Kaş'ı oyundan çıkarıp İnceman'ı oyuna aldı.Bu İnceman'da büyük takımda oynayacak bir meziyet yok.Oyuna hamle olarak dahil oldu ama taktiksel açıdan çok birşey değişmedi Beşiktaş'ta.Bilica'nın penaltı pozisyonu maçın dönüm noktası oldu.Sene başından beri her topa dengesiz girmesiyle tartışılan Bilica,30 yaşında belli bir tecrübeye sahip olması gereken Bilica; ceza sahasında öyle dengesiz bir hamle yapmakta nasıl tereddüt etmiyor anlamıyorum.Lille maçında yaptığı dengesiz hareket yüzünden turu kaçırdık.Bursa maçında yaptığı yüzünden 3 puandan olduk.Bir de böylesi kritik bir derbide böyle bir hata yapması affedilir gibi değil.Penaltı pozisyonundan sonra çukuru kazıması da beni utandırdı.Kendisini savunamayacak bir pozisyona soktu bizi Bilica.Yaptığı şu hareketin Nouma'nın hareketinden aşağı kalır bir yanı yok.Fenerbahçe'nin kutsal formasına hiç yakışmayan bu hareketten dolayı en kısa zamanda ceza almalı,sezon sonu ise kulüple ilişkisi kesilmeli Bilica'nın.Tabi bunu düzgün bir üslupla dile getiren herkese saygım var.Fakat televizyonlarda Fenerbahçe düşmanlığı yapıp,ağzından salyalar saça saça Bilica federasyondan ceza alsın,Fenerbahçe ceza alsın diye uğraşanlar midemi bulandırıyor.

Bobo'nun penaltıyı atamayacağı, ya da Volkan penaltıyı kurtaracağı içime doğdu.Bobo öyle güvensiz baktı ki penaltıda topa,öyle penaltı atılmaz.Güiza'nın kaçırdıklarıyla farka gidecek olan bir maç,Bobo'nun penaltıyı atmasıyla yeniden başlayacaktı az kalsın.Son dakikalarda gerektiğinden fazla geriye çekilince Beşiktaş'a bir fırsat sunmuş olduk.Fakat Beşiktaş o fırsatı değerlendirip pozisyon bile bulamadı.İsteyen,hak eden,alması gereken taraf Fenerbahçe'mizdi.Maçın iyileri ; Fenerbahçe'den Alex,Gökhan Gönül,Volkan.Beşiktaş'tan Sivok ve Ferrari.Özellikle Sivok çok kritik müdahaleler yaptı.Alex ise 'küçük maçların büyük oyuncusu' efsanesini iyice unutturdu artık .

Hakem ilk yarıda oldukça iyi bir maç yönetti.İkinci yarı kontrolü elinden kaçırdı.Bir bana kart göstermedi.Gerekli-gereksiz bir sürü kart kullandı.Gözlemci notu yüksek olmayacaktır.Hüseyin Göçek ligde beğendiğim hakemlerdendir.Yan hakemlerden Baki Tuncay Akkın çok başarılıydı bugün.Sıfır hata ile ofsayt bayrağı kaldırdı.

Sadece 4 hafta ve alınması gereken 12 puan kaldı.Bursaspor ile Galatasaray'ın berabere kalması bizim şampiyonluk anahtarımız olacaktır.Allah utandırmasın...
18 Nisan 2010 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı Şampiyon!

Öncelikle Fenerbahçe formasının olduğu her spor dalını takip etmeye çalışıyorum.Fakat erkek voleybolundaki hızlı oyun,bayanlardaki tadı vermiyor bana.Aynı şekilde bayan basketbolu da erkek basketbolu kadar tat vermiyor.

Fenerbahçe erkek voleybol maçının bu sezon 13-14 maçını izlemişimdir.Genel olarak kaliteli bir kadroya sahip olsak da,hocamız Demeter'i çok yeterli bulmadığımı forumlarda sürekli dile getirmiştim.Yabancılarımız çok iyi olmasına rağmen zaman zaman vasat oyun sergiledikleri için eleştiriliyordu.Özellikle Aylin abla,Fenerbahçe TV'de Divis'i her maç eleştirir neredeyse.Fakat Divis final serisinin en iyi oyuncularındandı.Gardner zaman zaman kötü maçlar çıkardı bu sezon,kabul.Fakat onun da kalitesi ortada.Coşkoviç Fenerbahçe'ye geldiği ilk günden beri zaten takımın yıldızı.Arslan Ekşi Türkiye'nin tartışmasız en iyi pasörü.Emre Batur ve Özkan Hayırlı da ligin en iyi yerli oyuncularından.Dolayısıyla Fenerbahçe'nin her spor dalında olduğu gibi erkek voleybolunda da final oynaması sürpriz değildi.Arkas ve İstanbul BB'den birinin finalde olmasını bekliyordum.Ziraat kalitesini yansıtarak finaldeki rakibimiz olmuştu.Final serisinde Granvorka ve Celitans ile ayakta kalmaya çalışsa da Fenerbahçe'ye 3 maçta da boyun eğmekten kurtulamadı Ziraat Bankası.Bu arada bana ilginç gelen birşey de ; tribündeki Ziraat Bankası formalı taraftarlar.Ahahaha o formaları kim dağıttı acaba ? Müessese takımlarının sahte taraftarları trajikomik geliyor bana.

Erkek voleybol takımımız önümüzdeki sezon daha iyi bir takım kuracaktır.Bu sezon en büyük sıkıntımız yedekten gelip maç alacak çok oyuncumuz olmamasıydı.İsmail Cem ve Cengizhan genelde hocamızın kullandığı yedek oyuncular oldu.Onların yanına iyi bir kaç yedek oyuncu mutlaka dahil edilmeli.

Şampiyonluk güzel.Gerçek bir SPOR KULÜBÜ olmak şahane bir duygu.Aziz Yıldırım'ın da başkanlık kariyerinde zirve yapmaya yakın bir sezon olduğunu düşünüyorum.

Futbol : Şampiyonluk yarışının içindeyiz.Kupada finaldeyiz.Uefa'da en azından gruptan çıkıp,şanssız bir şekilde elendik.
Basketbol : Bayan takımının şampiyonluğuna eminim.Erkek takımının işi zor ama en azından finale kadar gidecektir.
Voleybol : Kızlar şampiyon olacak.Erkekler oldu.

3 büyük spor dalında gelen her kupa 2009-2010 yılını ölümsüzleştirecektir.
Yazan: steven_stiffler

Tottenham 2 - 1 Chelsea

Bir hafta içerisinde White Hart Lane'de ikinci derbi heyecanı vardı.Tottenham'ın rakibi bu kez lider Chelsea idi.Chelsea; Arsenal'e oranla daha iyi,kazanmaya daha çok ihtiyacı olan takım hüviyetine sahip olduğu için Arsenal maçından daha zor gözüküyordu bu maç.

Maçtan önce Tottenham kazanacak dediğimde,arkadaşlarım"duygusal" yorum yaptığımı söylediler.Görünen köy kılavuz istemez.Tabi ki gönülden Tottenham'ın kazanması geçiyordu.Lakin son haftalarda Tottenham,İngiltere'nin en iyi futbolunu oynayan takım.Chelsea'yi yenmesi de kaçınılmazdı.Aynı futbolu sahaya yansıtabilmeleri galibiyetin anahtarıydı.Öyle de oldu çok şükür.Tottenham Chelsea'ye karşı erken bir penaltı golüyle,Defoe ile 1-0 öne geçti.1-0 yetmedi,üzerine gitmeye devam etti.Yine temposu yüksek,tipik bir Tottenham maçıydı.Manchester United'ın derbi galibiyetinin Chelsea'yi, Manchester City'nin mağlubiyeti ise CL hesabı yapan Tottenham'ı ateşlemeliydi.İki takım da istedi,fakat hakeden Tottenham oldu.Gareth Bale her geçen gün futboluyla büyülüyor.Sol bek oyuncusu olan Gareth Bale,sol açıkta da neler yapabileceğini son haftalarda gösterdi.Özellikle 2 Londra derbisinde de gol atmasıyla taraftarların gönlünü hoş tutmasını başardı.Alex'in erken kart problemine girmesi Chelsea savunmasını zor durumda bıraktı.Arsenal maçıyla sahalara ayak basan Danny Rose'u yine 11de görürüz diye umuyordum.Bu kez sağ kanatta Bentley oynadı Tottenham'da.Kaleci Gomes yine yaptığı kurtarışlarla Tottenham'ın 3 puanında büyük rol oynadı.Bu sene Tottenham'ın aldığı puanlarda çok büyük payı var Gomes'in.

Chelsea'nin baskı kurmaya çalıştığı dakikalarda Terry'nin atılması,Tottenham'ın işini kolaylaştırdı.Son dakikada gelen Lampard'ın golü ise ancak İddaa'da üst oynayanları sevindirmiştir.Bu arada atılan gollere ayrı bir parantez açalım.İlk gol hariç diğer 2 gol Arsenal maçıyla kopyala-yapıştır adeta.İkinci gol yine Bale'den,yine yakın köşeye şut.Arsenal'lı Bendnter ile Chelsea'li Lampard'ın golleri de fotokopimsi.

City'nin puan kaybıyla Tottenham 6 puan almış gibi oldu.Şampiyonlar Ligi vizesi için sayılı günler kaldı artık Tottenham'ın önünde.
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

İddaa#48

Son 2 haftada 2 kupon tutturdum.Biraz olsun moral depoladık İddaa'dan yana.Bu hafta yine programdaki genel tahminlerimi bloga yazıp,4lü kombinasyonlarla kuponlara aktaracağım.Bu akşamı son maçım olan Huddersfield-Milwall üst olmayınca tekten yattım ve Bilyoner'deki paramı sıfırladım.Yarın İddaa bayiinde,herkes gibi domalıp kuponumu dolduracağım.Öyle daha bir emekçi işi oluyor.Cisse'nin Apaçi fotoğrafına da selam olsun bu arada...

160 Manchester City - Manchester United Üst - 1,60 (-)
165 Hamburg - Mainz 1 - 1,30 (-)
194 Hartlepool - Colchester Üst - 1,80 ()
201 Accrington Stanley - Hereford 1X Çifte - 1,19 (-)
203 Bournemouth - Darlington Üst - 1,55 (-)
259 West Bromwich - Middlesbrough 2-3 TGS - 1,75 ()
265 Boulougne - Marseille 2 - 1,30 ()
332 Wigan - Arsenal 2 - 1,40 (-)
335 Heerenveen - Breda Üst - 1,45 (-)
340 Venlo - Nec Nijmegen Üst - 1,60 (-)
369 Deportivo - Almeria 1 - 1,80 (-)
382 Frankfurt - Hertha Berlin 1X Çifte - 1,27 ()
406 Lazio - Roma 1 - 3,10 (-)
411 Bilbao - Zaragoza 1 - 1,60 (-)

Şeytanımız bol olsun dostlar...

Rezalete geeeel.Sergen'den beter tahminler yaptım bu hafta.

Doğru Tahmin Oranı : %28
17 Nisan 2010 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Derby Della Capitale öncesi...


İdman basmasıyla da bilinen Lazio taraftarları haftasonu oynanacak Roma derbisi öncesi yine Lazio idmanını basmışlar.Bu kez tepki için değil,destek için.Takımdaki kenetlenme taraftara da yansımış.Lazio'nun derbi öncesi La Sabina takımıyla yaptığı antrenman maçından görüntüler...

Fırsat olursa derbi öncesi bir kaç kelam edeceğim.

Forza Lazio!
15 Nisan 2010 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -