Archive for Eylül 2009

Giampaolo Pazzini



Serie A'nın lideri Sampdoria'nın golcüsü Giampaolo Pazzini sevgilisi Silvia Slitti ile alemlere akarken kameralara yakalanmış.Hem utangaç,hem de öpüşgen görüntüler sergilemiş.Silvia Slitti mi ? Tabi ki futbolcu sevgilisi olabilecek kadar güzel...
28 Eylül 2009 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio 1 - 1 Palermo

Lazio,Parma'ya kaybettiği 3 puanın ardından sahasında Palermo ile berabere kalarak 2 puan daha kaybetti.Keltoş kafası,güneş gözlükleriyle karizmatik hoca tavırları takınan Ballardini,haftalardır yazdığıma geldi dün.Diakite'yi kesip Radu'yu stopere monte etti.Bu sefer garip seçim de Del Nero'nun sol bekte oynamasıydı.Lazio forumlarından takip ettiğim kadarıyla Del Nero'yu sol bek alternatifi olarak zaten görüyorlar.Fakat benim bildiğim Del Nero,hücum ağırlıklı sol kanat oyuncusudur.Galiba Ali Bilgin gibi devşirme bek yaratma çabasındalar.Çünkü geçen sezon genelde kurtarıcı olarak oyuna sürülen ve zaman zaman forvette oynayan bir oyuncuydu.

Walter Zenga'nın Sirigu tercihi de dikkatimi çekti.Rubinho iyi kalecidir,Sirigu vasat ve tecrübesizdir.Neye göre Sirigu'yu seçtiğini merak ediyorum.Dün bir kurtarışı oldukça şıktı,hakkını vermek lazım.Muslera'nın hamle hatasından gelen Palermo golü ve 10 dakika sonra Zarate'nin markaja rağmen attığı golle maç 1-1 sona erdi.Lazio 6 hafta sonunda 8 puanla,Roma'nın averajla gerisinde 10.sırada bulunuyor.Haftaya Fiorentina deplasmanı var.
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Almanya 3 - 2 Türkiye

Polonya'daki Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası'nda 3.maçımızı oynadık bugün.İlk gün Fransa'yı 3-0 yenip,dün favorilerden İtalya'ya 3-0 yenilmiştik.İş dolayısıyla iki maçı izleyemedim.Bugün Almanya maçı takımı izlemek için güzel fırsat oldu.

Almanya'nın bizden zayıf takım olduğu söylendi durdu maç boyunca.Fakat çok disiplinli bir takım olduğunu da görmüş olduk.Çok etkili oyuncuları yok,1-2 ismin eline bakıyorlar.Bu isimler Kozuch,Weiss ve Brinker.

İlk sette Almanlar Kozuch'un etkili oyunuyla ayakta durdular nitekim.Hatta ayakta durmayı bırak,direkt Kozuch ile seti aldılar diyebilirim.Bir ara seri yakaladı Kozuch.Weiss'ın etkili servisleri,Kozuch'un da sayılarıyla geriye düştükleri seti aldılar.Bu seti kaybetmemiz tamamen Almanların disiplininden kaynaklanıyor bence.16-11'i yakalayıp 5 sayı farkla molaya girmemize rağmen bu üstünlüğü koruyamadık.İlk set çok basit hatalar da yoktu aslında,fakat 23-21 önde olduğumuz seti vermek de büyük bir hata tabi ki.

İkinci sette Neslihan ve Eda'nın etkili oyunu vardı.Özellikle Neslihan bloklarda çok başarılıydı.Bu seti de bir türlü koparamadık ama iyi oyunla kazanmasını bildik.Bu setten sonra takım moral depoladı.Fakat ilk seti kaybettiğimizde gerçekten çok moralsizdik.Almanlar bu seti kaybettiğinde moralinden hiç birşey kaybetmedi mesela.Motivasyonu üst düzeyde bir takım Almanya.

Üçüncü sete ilk sette olduğu gibi Almanlar hızlı başladı.Fakat yine erken toparladık.Eda Erdem yine çok kritik sayılar attı.Bir ara 4 sayı seri yakaladı hatta.İlk teknik molayı 8-5,ikinci teknik molayı 16-14 ile geçtik.Setin gidişatı ilk set gibi oldu,tek fark bu seti önde kapatmayı başarmamız oldu.

Dördüncü sette oyuna hakimken yapılan ufak hatalarla,yine Almanya'nın disiplini harmanlaşınca Almanlar'ın üstünlüğü ortaya çıktı.Teknik molaları yine önde geçtik,fakat Almanlar gerçekten çok hırslı oynayarak 25-21 ile seti aldılar ve maçı uzatmasını başardılar.

Tie-Break'te yorgunluğumuz göze çarptı.Ayrıca son setteki üstün oyuna rağmen alınan sonuç takımın moraline etki etti.Almanlar seti baştan kopardılar ve maçı 3-2 kazandılar.

Fenerbahçe'nin yeni transferlerinden Nihan'ı dikkatle izledim bugün.İyi manşet alıyor ama bazen çok basit hatalar yapıyor.Korotenko'dan sonra bilmiyorum ne kadar faydalı olacak.Zaman gösterecek bakalım,şu an öncelik milli takım.

Salı günü favorilerden Sırbistan ile oynuyoruz,onu da hatırlatalım.
27 Eylül 2009 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Yönetim Kulak Verdi - Biletler 44 lira

Yönetimimiz nihayet taraftarın sesine,haklı tepkisine cevap verdi.Resmi siteden yapılan açıklamaya göre bilet fiyatları 44 liraya düşürüldü.55 lirayla 45 lira arasındaki 11tl lik fark en azından yol parası olabilecek bir rakam,stada yakın oturanlara.Ya da maçtan önce yenilebilecek köfte ekmek parası diyebiliriz.Sonuç olarak 5 liranın bile değerli olduğu şu ekonomik krizde,asgari ücretin oldukça düşük olduğu ülkede 55 lira bilet fiyatları çok acımasızdı.44 lira bir nebze durumu kurtarıyor.En azından geçen sezonki fiyatlar olması,1 seneyi kurtarıyor.

Teşekkürler Yönetim...
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tottenham 5 - 0 Burnley

Uzun zaman olmuştu Robbie Keane'den böyle bir gol resitali izlemeyeli...Penaltıyla siftahı yapıp bacak arasıyla bitirdi Keano.

Burnley böyle güçlü takımlara karşı kapanan bir oyun sergiliyor.1 puan yeter mantığıyla oynuyor.Chelsea ve Manchester maçlarında gördük bunu.Manchester maçında araya sıkıştırdığı golle de 3 puanı almayı bildi.Dün yine kapanırlar,Tottenham zar zor kazanır diye düşünüyordum.Erken gelen penaltı golü ile Burnley'in oyun anlayışı sekteye uğradı.Jenas'ın savunmaya çarpıp gol olan topuyla ise iyice oyunun kontrolünü elden kaçırdı ligin yeni ekibi.Tottenham ilk yarıyı 2-0 önde kapamanın verdiği moralle soyunma odasından çıkınca ikinci yarı fark daha da arttı.Robbie'nin şovu görülmeye değerdi,özlemişim.Fantasy'de iyi puan kırarım bu hafta Keano sayesinde.

Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Antalyaspor 1 - 2 Fenerbahçe

Aslında çok rahat kazanabileceğimiz bir maçta ecel terleri döktük.Neden çok rahat kazanabilirdik ? Antalyaspor'u küçümsemek için söylemiyorum.Ama kaledeki sorunları barizdi.Kaleci oldukça tecrübesizdi.Biraz baskı kursak,daha sık pozisyona girsek kaleciyi hataya zorlar,muhakkak goller bulurduk.Antalyaspor ilk yarı çok kötü oynadı.Geride karşıladı Fenerbahçe'yi ama isteksiz gözüken Fenerbahçe karşısında kontraatak peşinde dahi koşmadı.Şişirme bir topla gol buldular,ondan sonra Volkan'a ilk top 42.dakikada pas olarak geldi.Fenerbahçe ikinci yarının sonunda yaptığı baskıyı ilk yarının sonunda yapsa maçın gidişatı çok daha farklı olabilir,rahat bir galibiyet çıkabilirdi.

Takımda tempo sorunu olduğunu düşünüyorum.Skor ne olursa olsun,tempoyu arttırmıyoruz.Bugün son 10 dakikada artırdık,neticesini aldık.Kaçanları da gördük.Ama geçen haftalarda maalesef bunu göremedik ve yine göremeyeceğimiz maçlar olacak gibi gözüküyor.Tempo çok düşük ve yavaş futbol oynadığımız için taraftarın memnuniyetsizliği var.Benim için 3 puan geldiği sürece sorun yok.Önemli olan topun ayağımızda olması,onu da gayet iyi yapıyoruz zaten.Avrupa'da bu oyun tarzıyla başarılı olunmayacağı da bir gerçek.Özellikle içerideki maçlarda baskılı oynamamız şart.

Gerek Güiza'nın berbat oyunu,gerek Semih'in tercih edilmesi muhabbeti ise kabak tadı veriyor artık.Her maç aynı şeyleri yazmaktan sıkıldım.Güiza doğuştan yeteneksiz bir adam maalesef.Sonu da Kezman gibi olacak sanki.Apar topar ilk isteyene kelepir bir fiyata satacağız.Taraftarın beğenmediği,takımdan soğuttuğu Kazım ise bugünün en istekli isimlerindendi.Aslında Kazım hep istekli,sadece saçmalama huyu var.Basit top kayıpları,bencillik gibi.Gerek ilk yarı,gerek ikinci yarı sadece sağdan top getirebildik.Haftalardır böyleyiz.Soldan fazla faaliyet yok.Arada Wederson iyi işler yapıyor,o da bugün ilk yarıda çıktı ama ikinci yarının genelinde geride kaldı.Uğur ise hiç top getirmedi.Alex'in oyun zekası ve öldürücü pasları takımımızın hücum yönüne etki etti yine.

Hakem berbattı.Hakem tartışmaktan nefret ediyorum ama Türk hakemleri her hafta tartışılacak işler yapıyor maalesef.Bilica'nın sarı kartından birşey anlamadım.Fenerbahçe'ye kart çıkarmak çok ucuzlaşmış.Semih rakibi geçip gole gidiyor,faul yapılıyor.Kart yok.Uğur'un penaltı pozisyonu net.Bu kadar olmaz dedirten bir pozisyon.Hakemlerin kartlarını Fenerbahçe aleyhine çok rahat kullandığını düşünüyorum.Kazım'ı arayabiliriz haftaya.Neyse ki Emre dönüyor.Topuz sağda oynayabilir.İkinci golden sonraki tavırlar ise Antalyaspor taraftarına yakışmadı.Hiç bir taraftara yakışmaz tabi.

Volkan'a ilk yarıda bir top geldi,gol oldu.İkinci yarı kritik toplar kurtardı.Özellikle Veysel'in son dakikalardaki pozisyonu çok netti.
Gökhan sakatlıktan dolayı kendini fazla sıkmıyor gibi geliyor bana.Bugün oyundan çıkmasıyla Mehmet Topuz sağ beke geçti.Daum Semih'i hazır tutuyordu,başkasını çıkaracaktı bence.Gökhan sakatlandığı için onu çıkarmak zorunda kaldı ve Topuz'u sağa çekme stratejisini uyguladı.Hücumu da çiftleyerek bir nevi risk aldı.Alması gerekiyordu.
Bilica üç maçtır çok iyi oynuyor.Yürüyedur Bilica!
Lugano vasat.Kendine gelmesi gerek artık,1 aydır antrenman yapıyor.
Vederson ilk yarı etkili,ikinci yarı pasif oynadı.Hücuma çıkışlarını beğeniyorum ben Vedo'nun.Orta yapma girişimleri var en azından.
Cristian bugün görevini yeterince yaptı.Sade ve gösterişsiz bir oyun tarzı var.Fakat son 10 dakikada yerini farklı bir anlayışa bıraktı bu tarz.Gollük bir şut attı,çalımlar attı,ceza sahasına girdi,pozisyonlar yaratmaya çalıştı.Baskıyı kurduğumuz anlarda çok etkiliydi.Demek ki Cristian'ı defansın arasına gömmek yerine arada hücumda da kullanmak gerekiyormuş.
Mehmet Topuz en vasat oyununu oynadı bugün.Ama mücadelesinden memnunum.
Kazım çok istekli,golünü de attı.Orhan Ak'ı perişan etti.Bu futbolunu sürdürsün de taraftarla arasındaki buzlar erisin artık.
Andre Santos oyunda hiç yoktu.Vederson bile daha fazla katkı yaptı hücuma.Yerine giren Uğur Boral da aynı şekilde etkisizdi.Hatta etkisizden daha beter Uğur.Ayakta duracak,1 metreye pas atacak hali yoktu.
Alex günün kahramanıydı.Oyunda gözükmediği anlarda attığı paslarla kendisini hatırlatmaya devam etti.Maçın kahramanı olabilecek pasları attı atmasına da,paslar değerlendirebilene güzel...
Güiza felaket,Semih ise iyiydi.Semih ileride topu tutuyor.Kaleyi düşünüyor.Güiza'nın kaleyi düşünmesi topu yuvarlamaktan ibaret.Golü Semih'in atması da Semih'i tekrar can simidi konumuna getirdi.Haftaya 11de görelim bari.
Selçuk hamlesi son dakikada yapılabilecek en etkili hamleydi.

7 de 7 oldu,güzel moral oldu.Son ana kadar stres yaşadığımız,fakat sonunda güldüğümüz bir gün oldu.Ahh direkler olmasa,daha da farklı olurdu.Futbolda şans da lazım.Fakat son dakikada gol atmak mı daha şanstır,yoksa 3 topun direkten dönmesi mi daha şanssızlıktır siz karar verin.
26 Eylül 2009 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

İddaa#38

Cumartesi
162 Dortmund-Schalke Üst 1,60
262 St.Gallen - Young Boys Üst 1,40
274 Sampdoria - Inter Üst 1,65
289 Hamburg - B.Münih Üst 1,40
291 Utrecht - Alkmaar Üst 1,45
Toplam Oran : 7,50

Pazar1
352 Betis - Cartagena 1 1,45
357 Rostock - Fürth Üst 1,50
375 Gröningen - Vitesse 1 1,65
415 Zürich - Xamax Üst 1,40
Toplam Oran : 5,02

Pazar2
447 Stabaek - Stromsgodset Üst 1,35
456 Denizlispor - Manisaspor 0 3,00
461 Aek - Panathinaikos TG 2-3 1,65
462 Mouscron - Club Brugge 2 1,50
Toplam Oran : 10,02

Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio 1 - 2 Parma

Hazır blogger sorunu çözülmüşken,işlerden arta kalan zaman diliminde blogları incelemek ve güncellemek gerek.Telekom bir dahaki sefere hangi can damarımızı sansürleyecek bakalım...

Lazio son yıllarda sıradan bir takım doğru.Kadrosunda 1.sınıf yıldızlar yok.Çok sempatik gözüken bir takım da değil...Fakat ben Lazio'nun maçlarından bambaşka bir keyif alıyorum arkadaş! Özeti bile insanı doyuruyor.İtalyan futbolu deyince akla gelen defansif yapı yok Lazio'da.Hangi hoca gelirse gelsin,ofansif oynuyorlar.Bu da Lazio'yu farklı bir yere koyuyor Serie A'da bence.

Yine bol pozisyonlu bir maç.Penaltılar fasülyeden.Cruz'un kendini yere atması bile çok beceriksizce.Hakem bu pozisyonun etkisinde kalmış olacak ki,Parma'ya da uydurma bir penaltı veriyor.Kırmızı kart da bonusu...Bojinov'un golü şık,onu orada boş bırakanlara sormak gerek asıl hesabı.Diakite hâla saatli bomba.Zarate geçen sezonki formundan çok uzakta.Parma'nın formasını çok beğendim.Sade fakat güzel bir dizayn olmuş.Daha önce görmemiş olmam büyük eksik.Fenerbahçe de böyle bir forma giysin isterim.

İç sahada kaybedilen puanlar can sıkıcı...Bir Juventus mağlubiyetten sonra takımın toparlanaması ise düşündürücü.

Dünkü İddaa'm da tek golden yattı.Real Madrid kümeye diyoruz hep beraber :)

video
24 Eylül 2009 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Preston 1 - 5 Tottenham

Carling Cup 3.Turunda Preston North End deplasmanına çıkan Tottenham 2 lig mağlubiyetinden sonra galibiyet alarak biraz olsun kendine gelmiş oldu.Atılan 5 gol de ayrı bir doping olur tabi ki.Crouch'un hat-trick yapması gecenin olayı.İlk 4 gol bildiğin boş kaleye atılmış.Crouch'un ve maçın son golü ise aynı zamanda en şık gol olmuş.Redknapp'ın Gareth Bale'in varlığını hatırlaması da güzel...Kısacası; Tottenham için güzel bir akşam olmuş dün akşam.
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Chelsea 3 - 0 Tottenham





21 Eylül 2009 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Catania 1 - 1 Lazio

Cruz oyuna girip takımı kurtaran golü attı yine.Bu sene çok kritik goller atıyor,atmaya da devam edecek gibi.Bir de boş kaleye kaçırdığı var ki,Güizavâri.Deplasmanda 1 puan iyidir,ama Avrupa Kupaları vizesi için ne kadar iyi sezon sonu göreceğiz.

Catania : Andujar - Potenza,Silvestre,Spolli,Capuano - Carboni,Delvecchio (68'Ricchuti),Biagianti (80'Plasmati) - Martinez (80'Izco),Mascara,Morimoto

Lazio : Muslera - Lichtsteiner,Siviglia,Diakite,Kolarov - Mauri,Baronio,Meghni (46'Cruz) - Matuzalem,Foggia (70'Perpetuini) - Zarate

Sarı Kartlar : Silvestre,Spoll,Capuano

Goller : 12'Martinez , 57'Cruz
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 0 İstanbul BB | Maceraperestlik!

Fenerbahçe'nin bugün oynadığı futbolu sadece bu kelimeyle ifade etmek istiyorum.Maceraperestlik.Başka birşey değil...

Öncelik olarak sakatlığına rağmen forması için savaşan Gökhan Gönül'ün,nasıl büyük bir futbolcu olduğuna yer verelim.Fedakar futbolcuların az olduğu bu devirde,bu alanda nadir isimlerden birisi olma yolunda ilerliyor Gökhan.Formsuz Roberto Carlos'u kesme cesaretini gösteren Daum,niye Güiza ve Kazım'ı kesme cesaretini gösteremez anlamıyorum.Kazım'ın bir süre,Güiza'nın epey bir süre onbirden kesilmesi takımın faydasına olur.Ayrıca Özer'i 18'de görememek beni hayalkırıklığına uğratıyor.Semih'in hakkının yenmesi ise kendi hakkımın yenmesi kadar koyuyor.

Twente maçından değişen birşey yok takımda.Geçen haftaki Bursa maçını da zor kazandı takım ama en azından daha bilinçli oynadı.Daha istekli oynadı.Hakem yıldırmaya çalıştı.Bu sefer hiç bir engel yoktu sahada.İki maçtır frikikler olmasa gol atamayacağız.İlk yarıda yine bir kaç gollük pozisyon vardı.İkinci yarıda ilk gol pozisyonunu 81'de Semih ile yakaladık.Takımda yorgun bir hava var.İsteksiz değil ama durağan.Mücadele gücü yüksek ama hücum gücü düşük.Garip bir hava...

Daum dahi diyoruz,yine hayal kırıklığına uğrattığı anlar ile anılıyor.Özer'in 18de olmaması,Güiza ve Kazım'ın formu,oyuncu değişikliği hamleleri başlı başına fiyasko.Semih'i sağ kanada almak da neyin nesidir Allah aşkına ? Hele Mehmet'in 90 dakika tamamlamasına ne demeli.Sahada en çok koşan oyuncu Mehmet Topuz.Ya yedek olur,ya da 60-70'de banko oyundan çıkar.Güiza babamın oğlu olsa bu kadar sabretmem.Ne duruşunda meymenet var,ne topa vuruşunda.Hele hava toplarında rakibin arkasına saklanmıyor mu,deli oluyorum.Bugün yine kaçırdıklarıyla,atamadığı paslarla kanser etti bizi.Ah ulan Güiza,ahhh!

Bilica günün en iyi ismiydi.Pek ısınamadığım bir transferdi ama son iki lig maçında müthiş oynadı.Bu formu devam ederse,az gol yiyen takım olma konusunda devamlılığı sağlarız.Vederson'un orta girişimlerini çok beğeniyorum.Ama biraz daha iyi ortalar kesmesi lazım.Kesse de kim vuracak o ayrı bir sorun ya!Kazım'ın ise iyi niyetine inanıyorum.Biraz dinlendirilmesi gerek.Hem kafa olarak,hem yapı olarak kendine gelmesini sağlayacak.Ayrıca oyundan çıkarken Kazım'a laf atan sözde taraftar önce üzerindeki pembe seksi kazağını çıkarıp maça öyle gelmeyi öğrensin! Nefret ettim böyle tiplemelerden.Tribüne gelirken pembe,kırmızı vs renkler giymeyin! Dışarıda ne halt giyiyorsanız giyin! Paranız sayesinde oturduğunuz koltuktan;,elinizde çekirdeğiniz,üzerinizdeki seksi pembe kazağınızla Kazım'a laf atma hakkına sahip görmüyorum sizi.Belediye'de Vinicius'u 3 senedir beğeniyorum.Bugün de çok iyi oynadı,her topa müdahale etti.Melih Gümüşbıçak'ın tarafsızlıktan ödün vermesinden ise nefret ediyorum.Bir insan bu kadar Fenerbahçe düşmanı olur.Epeydir maçımızı anlatmıyordu,yine yerini aldı bu akşam.

1-0 gibi riskli bir skorla macera aramak yersiz.Özellikle iç saha maçlarında.Kazara bir gol yesek 80'den sonra,çıkarmak için şuursuz bir yırtınmanın içinde bulacağız kendimizi.Bu yüzden bu kadar maceraperestlik yeter demek istiyorum.Yeteeeer!Takımın bir silkinmesi lazım,bekliyoruz.Herşeye rağmen 6'da 6 güzel...
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

İşte Premier Lig Bu!

EPL NTV'de yayınlandığı dönem Murat Kosova'nın sesinden duyduğumuz bu cümle bir çoğumuzun hafızasına kazınmıştır.Özellikle bugünkü gibi kaliteli EPL maçlarından sonra kulaklarımızda çınlar.Bir maçta herşey mi olur arkadaş ?

Leblebi gibi gol atmak,gol yağmuru gibi futbol deyimleri bu maçta vardı.
Mecburiyetten oynayan Bellamy'nin şovu vardı.(Adebayor olsa Tevez'le ikisi oynardı diye düşünüyorum.)
Gollerin çoğunun top kaybından gelmesi ayrı bir ilginç nokta.
Pili bitik Owen'ın galibiyet golü; dramatik!
İlk dakikasındaki golle başlayan derbi,son dakikasında atılan golle bitti.

Yıllarca unutulmayacak bir derbi.
20 Eylül 2009 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio 1 - 2 Salzburg

Foggia adamımsın diyerek başlıyorum.Dabo'nun yerine oyuna alınması,gole ulaşmak için yapılmış doğru bir müdahele.Attığı golde kalecinin kazmalığı da olsa o gol günü kurtarabilirdi Lazio için.Ama Salzburg kalecisi Gustaffson'ın yediği gole karşılığı Bizarri ve Cribari verdiler sağolsunlar.Gustaffson'ın yediği gol en azından gerçekçi bir hataydı.Özellikle Cribari'nin 2.goldeki hatası affedilemez! Şike yapsa bu kadar net hata yapardı ancak.Ah ulan,şu takımda adam gibi tek stoper Rozehnal vardı onu da gönderdiler.Ballardini'nin formda olan Muslera'yı kesip yaşlı kurt Bizarri'ye eldivenleri vermesi maçın skoruna etki etti akşam.Bir diğer kadro seçimi hatası da Meghni'ydi.Şu Meghni'yi bir türlü sevemedim.Sevmem için sebep de yok.Adamın tek yaptığı iyi pas atmak.Küme düşmeye oynayan bir takımda oynayacak bir yetenek olduğunu düşünüyorum.Ama yedek kulübesine bakınca da Ballardini'nin fazla alternatifi olmadığını görüyorum.Yine de Eliseu'yu tercih ederdim onbirde.Salzburg'un gol makinesi Janko yine golünü attı.Cribari'nin 90'daki ikramı Janko'yu günün kahramanı yaptı.

Lazio : Bizarri - Lichtsteiner,Cribari,Diakite,Radu - Dabo(46'Foggia),Meghni(70'Eliseu),Baronio - Matuzalem - Cruz(62'Mauri),Zarate
Salzburg
: Gustaffson - Schwegler,Afolabi,Sekagya,Ulmer - Schiemer,Tchoyi,Prokrivac (63'Cziommer),Leitgeb(72'Vladavic),Svento(80'Nelisse) - Janko
Sarı Kartlar : Schiemer,Cruz,Mauri,Zarate,Schwegler
Goller : 59'Foggia,81'Schiemer,90'Janko

Maçın golleri,daha doğrusu hatalarını bu linkten izleyebilirsiniz.Ayrıca o yorum yapan eleman Ravanelli değil mi yahu ?
18 Eylül 2009 Cuma
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Fenerbahçe 1 - 2 Twente

Gel de Zico’yu özleme…Daum sezon başında geldiği günden itibaren Avrupa konusunda temkinli konuşuyor.Yönetimin de öncelikli hedefi şampiyonluk.Şampiyonluğu hedef koyarken de Şampiyonlar Ligi’ne katılma düşüncesini öne sürüyorlar.Taraftar bütün bu söylenenlere rağmen beklentisi büyük.Yıllardır tecrübe kazanmak için bekledik.Daum geldi,tecrübe dedi.Takım kaybede kaybede,kazana kazana bir şekilde tecrübe elde etti.O tecrübelerin meyvesini Zico ile alırken,Daum’un haklı çıktığını da görmüş olduk.O Çeyrek Final tesadüf değildi,tecrübelerin eseriydi.Biraz da şans olsa kupa bile gelebilirdi.

Sezon sonu lig gidince Zico da gitti.Takım Avrupa’da 5 sene geriye gitmiş oldu belki de…Daum’la 3 yılda kazanılan tecrübe,Zico ile kazanılan kazanma alışkanlığı ve kendine güven yerini Daum gelmeden önceki yıllarda olduğu gibi tecrübesizliğe bırakabilirdi.Fenerbahçe taraftarının en büyük çekincesi de buydu aslında.Geçen yıl elenirken bu korku içimizde yoktu.Ligde de kötü olmamızın bunda payı çok büyüktü.Ve tabi ki Aragones’in…Bu sezon ise öyle olamaz,olmamalı.Takımda revizyon bir şekilde yapılmış.Sağ bek alternatifi hariç gerekli mevkilere gerekli adamlar alınmış.Daum ve Koch’un gelişiyle de yüzler gülmeye başlamış.Herşey dört dörtlük görünüyor yani…Hâla görünüyor,bu konuda bir şikayetim yok.Takım içindeki arkadaşlığın,birbirine güvenin olduğuna eminim.

Daum’un hocalığını tartışmıyorum.Ligi en iyi bilen hoca,Avrupa’da az çok biliniyor.Alman disiplini mevcut,bunu takıma aşılıyor.Takım için birlik ve beraberliği sağlıyor.Fakat hevesini kırdığı oyuncular da oluyor.En büyük örnek Semih.Yıllardır yedek,en iyi zamanında bile yedek.Önünde oynayan adam Etoo olsa,hadi 1.sınıf golcüyü geçtim 34lük Crespo olsa Semih yedek bekleyebilir belki de.Ama önünde oynayan adam Daniel Güiza.Bozuk bir bomba gibi zamanlı zamansız patlayan,çoğu zaman elde patlayan bir adam.Biz taraftarlar bile artık bıkmışken,Semih’in bıkmaması çok uzak bir ihtimal.Semih efendi insan,bekliyor hala.Belki bir gün görülecek diye…Ama Daum’la boş bir beklenti galiba bu.Güiza 2 metreye pas atamazken Semih kulübede oturuyor.Tahammül edemiyorum artık buna.Öz evladımız dediğimiz Semih’e üvey evlat muamelesi yapmaya tahammülüm yok.Bir çoğumuzun da yok aslında.Sezon sonu,yada başka bir sezon ortası,sonu Semih bu takımdan gitmek isterse “kal” demem.Giderse Fenerbahçe için tabi ki kayıp olur.Ama Semih’e hak veririm.Gitsin oynasın,oynadığı yerlerde goller atsın.Bizler kafamızı sonradan duvarlara vuralım.

Özer diye bir adam alındı.Genç,müthiş yetenek.Süper teknik.Ama gel gör ki kadroda yok.Sakatlığı geçti diye biliyorum.Böylesi kritik bir maçta yedek kulübesinde mutlaka olması gereken adamlardan birisi Özer.Şimdilik yedek kulübesinde,ileride onbirde…

Sıkıldım Daum’un ezbere kadrosundan.Sene başında tahtaya yazdığı isimleri,sezon boyunca o tahtadan silmemesinden…Daum’u çok seviyoruz.Her oyuncumuzu tek tek çok seviyoruz.Saç baş yolduran Güiza’yı bile…Ama istiyoruz ki,formayı hak eden giysin.Bizim görevimiz destek vermek ama hak edene hakkını vermek de Daum’un görevi.Güiza 2 maç yedek kalsa ölmez.Küsüp gidemez.Giderse de kendi kaybeder.Ama Semih’e yapılan bu tavır artık haksızlığın çok ötesine geçmiştir.

Kazım formsuz,Mehmet haftasonu iyi maç çıkarmış.Bırak Mehmet oynasın…Tabi biz antrenmanlardan bihaber yazıyoruz.Atıp tutuyoruz burada…Ama taraftarın da Fenerbahçe üzerindeki rolü her daim büyüktür.Taraftar bugün Kazım’ı,yarın Mehmet’i,ertesi gün Özer’i ister.Taraftarın isteği duygusal değildir her zaman.Taraftar en iyisini ister,en formda olanını ister.

Neyse çok doluyum bu konuda maalesef.Rüya gibi girdiğimiz sezon hep böyle gitmeyecekti,elbet kaybedecektik.Bugün kaybetmemiz beklentilerden biraz daha erken oldu.Puan kaybetmişiz diye umudu kesecek değiliz.Biz bu gruptan yine çıkarız.Ama Zico zamanında oynadığımız gibi kazanarak değil..Belki beraberlikler belirler kaderimizi.

Steve McLaren, Van Gaal’in AZ Alkmaar’a kurduğu modeli kurmuş Twente’ye.Paslı oynayan,çevik bir takım var sahada.Zaman zaman İngiliz pasları yapıyorlar ki,rakip takımın taraftarı bile çıldırabiliyor.Genç oyuncuların arasına serpiştirilen,takım içi liderliği üstlenen tecrübeli isimleri var.NKufo ve Perez gibi.NKufo bugün attığı 2 golün yanı sıra,savunmada da müthiş toplar çıkardı.Performansı bana PVH’u hatırlattı.Çok iyi oynamadığımız bir maçta frikik golüyle 1-0 öne geçmemiz büyük bir fırsattı aslında.Ama değerlendiremedik.Skor 1-0ken Güiza-Semih değişikliği olsa topu daha fazla ileride tutabilirdik.Bana yenilgi çok önemli gelmedi.Beni üzen edilmeyen mücadele.Önceden –Aragones dönemi hariç- takım son 10 dakikaya yenik girse,rakip kaleyi abluka altına alır,bir şekilde golü bulurduk.Bugün 14 dakika yenik oynadık,gol atmak için görülen bir çabamız olmadı.Takım bol pozisyona girsin,toplar direkten dönsün,şanssızlıklar yakamızı bırakmasın.Öyle yenilelim,razıyım.

Üzüldük bugün,ama yolun başındayız henüz.Hiç bir şey için geç değil…Semih için bile…

Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

İddaa#37

2 gündür tek maçtan yatıyorum.Aslında bunu önemsemiyorum.Çünkü son 3 haftadır hiç bu kadar yaklaşmamıştım.Teğet geçiyordu şans beni...Bugün şanssızlığımı kıracağım,ha gayret.

Banko Kupon
586 Genoa - Slavia Prag -1- 1,15
592 Panathinaikos - Galatasaray -1- 2,30
593 Rapid Wien - Hamburg -2- 1,50
603 Fenerbahçe - Twente -1- 1,45
604 Lazio - Salzburg -1- 1,15
Toplam Oran : 6,62

Absürt Kupon
588 Hapoel Tel Aviv - Celtic -2- 2,40
602 Everton - Aek(1h) -X- 4,25
603 Fenerbahçe - Twente -X/1- 4,00
606 Partizan - Toulouse -2- 2,40
607 Sparta Prag - PSV Eindhoven -2- 2,00
609 S.Bükreş - Sheriff(1h) -X- 4,75
Toplam Oran : 930,24
17 Eylül 2009 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Zico Olympiakos'ta!

Yunan basını birkaç gündür Zico'yu yazıyordu.Dün Atina'da Olympiakos'un 1-0 kazandığı AZ maçını izlemiş Beyaz Pele.Sezon başında getirilip apar topar gönderilen Ketsbaia'nın yerine Zico getirildi Olympiakos'ta.2 yıllık anlaşma sağlanmış.Daum ile takım çok iyi gitmesine rağmen Zico'yu bir başka özlüyorum.Belki çeyrek final başarısını bu yıl da tekrar eder,bizde gıpta ile izleriz.Tıpkı 2 sene önce Yunanlıların bizi gıptayla izlediği gibi...Yolun her daim açık olsun Zico...
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio'lu Ilary Blasi

Fotoğraftaki bayan AS Roma kaptanı Francesco Totti'nin eşi Ilary Blasi.Üzerinde Lazio forması var.Belki forma tanıtımdan,belki dergi pozu için,belki de başka bir fasülyeden sebep için.Sonuçta o forma üzerinde...Roma'nın herşeyi olarak lanse edilen Totti'nin eşinin Lazio formasıyla poz vermesi Lazio taraftarına malzeme çıkartacak cinsten.Fakat Siemens reklamından ve fotoğrafın kalitesinden anlaşılacağı üzere oldukça eski bir görüntü bu.Lazio taraftarı muhakkak göndermede bulunmuştur bunun için.Benim haberim yok.Gören,duyan paylaşabilir.Bu arşivlik fotoğraf blog sayfasında yerini almalı... :)
16 Eylül 2009 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Şampiyonlar Ligi | 15.09

Özlemle beklediğimiz Şampiyonlar Ligi nihayet başladı.Futbol mevsimi asıl şimdi başladı işte.Futbol bu aydan sonra daha da güzel olacak.Daha da keyif verecek.

Atletico ile başlayalım.Atletico Madrid-Apoel maçında kaçan inanılmaz goller var.Forlan'ın sağlı sollu kroşe vurur gibi vurduğu şutlar var.Forlan'ın şanssızlığının üzerinde olduğu bir gündü dün.Atletico'yu ise şanssız saymıyorum.Çok pozisyon bulup gole ulaşamadılar ama şanssız olsalardı Apoel'nin net pozisyonlarından birisi gol olur,mağlup ayrılırlardı.Gecenin en zevkli maçlarından birisi olmuş kesinlikle.Geçen sezon Anorthosis isminden bahsettirmişti.Bu sezon da Apoel bir sürpriz yapabilecek mi göreceğiz.
Geçen sezon tarihinin en büyük başarısını yakalayarak şampiyon olan Wolfsburg bu yıl lige iyi giriş yapamamıştı.Şampiyonlar Ligi'nde kendisine oranla daha tecrübeli olan,fakat kadro kalitesi olarak daha aşağıda olan CSKA Moskova'yı sahasında 3-1 mağlup ederek 3 puanla başladı.Cska'nın orta alanda top kaybedip yediği bir gol var ki; bu tip golleri yemek genelde bizim takımlarımızın hastalığıdır.Grafite 3 golle Şampiyonlar Ligi'ne de fırtına gibi girdi bu arada.Cska'nın golü FM Efsanesi Dzagoev'den.
Taraftarıyla hâla barışamayan,benim gördüğüm en absürt kadrosunu kuran AC Milan'ı eski tüfek Pippo kurtardı akşam.Üstelik deplasmanda kazanmaları çok ekstra bir moral olabilir takıma.'Ofsaytta doğan adam' Inzaghi atmaya devam ediyor.40 yaşına kadar da atacak gibi gözüküyor.Öyle fasülyeden maçlar da değil,en büyük arenada atıyor hâla.Marsilya'nın formasını beğendim bu arada.Gecenin sürpriz beklediğim maçıydı,sürpriz olmadı.
Chelsea,Porto'yu Anelka'nın şık golüyle 1-0 yenerek 3 puanla başlayanlardan oldu.Ahhh Anelka ahhh diyorum izledikçe.Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final yaptığımız sezon Kezman yerine Anelka olsaydı,belki yarı finali de görürdük he ? Chelsea bu sezon Ancelotti ile hem ligde,hem de CL'de favorim.
Real Madrid,ligdeki Galatasaray gibi.Attıkça atıyor,golle değil gollerle kazanıyor.Ama içimdeki his,ikisinin de yakın zamanda tepe taklak olacağı yönünde.(Gönülden geçeni karıştırmıyorum.) Guti'nin golü gecenin en güzel golü.Güiza'nın en iyi yapabildiği vuruş stiliyle atılmış ayrıca.Ronaldo'nun ikinci frikiği kaleci,Zürih'in penaltısı da hakem hediyesi.
Juventus sahasında Bordeaux ile berabere kalarak ilk çelmesini yedi bu yıl.Bordeaux'da da golü atan adamım Plasil.Bir türlü hakettiği yere gelemeyen,esasında çok beğendiğim bir oyuncu.
Bayern ise deplasmanda duran top ile golü bulup kilidi açtı.Daha sonra Thomas Müller'in golleriyle net bir skor almayı başardı.Van Gaal'ın hocalığına hayranlığım büyüktür.Bayern bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde beklenmedik sürpriz bile yapabilir.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Beşiktaş 0 - 1 Manchester United

Beşiktaş'ın oynadığı futbol değil.Beşiktaş golü düşünmüyor.Beşiktaş dirençli takım.Ama gol olmadan puan yada puanları düşünmek mantık dışı.Sezon başından beri ne içeride ne de dışarıda fazla gol pozisyonuna giremiyor.Dolayısıyla gol de atamıyor.Üstelik sahadaki isimlere baktığımızda onbirin ofansif ağırlıklı oyunculardan oluştuğunu görüyoruz.Mustafa Denizli bunu nasıl başarıyor merak ediyorum.

Manchester da bugün kendini sıkmadan atılabilecek 1 yada 2 golle işi bitirmeye niyetli oynadı.Ferguson; Ferdinand ve Giggs'i kadroya almayarak Beşiktaş'a bir şans tanıdı aslında.Özellikle zor pozisyona giren Beşiktaş,Ferdinand'ın olduğu savunmadan top dahi geçiremezdi.Büyük şanstı Beşiktaş için,ama değerlendiremediler.Kaleye gitmek yerine daha çok kaleyi gören vursun mantığıyla hareket ettiler.Fakat gel gör ki,isabetli şut atabilen oyuncu sayısı da çok az.Tello oynasaydı bir ihtimal yine...

Gözler ilk CL maçını oynayan 8 milyonluk Tabata'daydı doğal olarak.Tabata çok etkisizdi.Silik oynadı.Süper Lig'de muhakkak verimli olduğu zamanlar olur.Ama ben Şampiyonlar Ligi'nde sıfır çeker diyorum Tabata için.Ernst ve Ferrari'nin AB kumaşlı oldukları ilk bakışta anlaşılıyordu.Gerçekten kaliteli oyuncu ikisi de...En azından böyle maçlarda dahi sırıtmıyorlar.Sivok için ise düşüncelerim asla değişmeyecek.Sivok tam bir kazma.

İlk yarıda Scholes ismini bir kaç kez duymuştum.İkinci yarıda ise hiç duyduğumu hatırlamıyorum.Golü Scholes'un attığını görünce de şaşırdım.Adam hiç oyunda gözükmeden galibiyet golü attı.Türkiye'de bunu yapabilen tek oyuncuyu hepiniz biliyorsunuz;Alex.

Owen çok güçsüz.Manchester'ın mantık dışı transferi,eski yıldız Owen bugün oynadı ama ben çok güçsüz ve çıtkırıldım gördüm kendisini.Serdar Özkan'ı hiç beğenmem.Beşiktaş topçusu bile değil bence.Ama bugün iyi oynadı.Gayretliydi.Kendini Avrupa'ya gösterebilme aşkından olsa gerek...Hakan Arıkan'da kalede sırıtmadı.Nerede o 8 yiyen Hakan ? Nerede bu akşam kendine güvenerek oynayan Hakan ? İbrahim Kaş'ın sağ bek oynatılmasını da tasvip etmiyorum.Stoper özellikli oyuncu.Sağ bekte savunmada yeterli gözükse bile hücuma hiç katkı sağlamıyor.Sağlamaya kalksa Evra mahvederdi o kanadı gerçi...

Manchester'ın galibiyetinde tecrübe faktörünün önemi çok büyük.Bilinçli,sakin oynayan United 1-0'da olsa kazanmayı haketti bugün.Beşiktaş'ın işi zor.Deplasmanlarda ekstra performans gösterip puanlar almalılar.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Bursaspor 0 - 1 Fenerbahçe

45 yıl önce,tarihimizde sadece 1 defa ilk 5 maçta 5 galibiyet almışız.Dolayısıyla 20 yaşında olan ben de Fenerbahçe'nin böylesine iyi giriş yaptığı bir sezonu hatırlamıyorum.Her maçı aynı tempoyla,aynı gidişatla götürüyoruz aslında...Gösterişsiz oynayan,mücadele eden,organize şekilde gole gitmeyi düşünen,herşeyden önemlisi de 90 dakika oynayan bir takımımız var artık.

Sezon başladığından beri ilk defa yabancı kontenjanına takıldık.Manisa maçında da tam kadroyduk aslında ama Bilica'ya alternatif olan Önder vardı.Bugün Önder'in olmayışı Daum'un Andre Santos'u kesmesine sebebiyet oldu.Daum'un Güiza'yı kesmesini beklemek boş bir bekleyiş zaten...Maçın ilk dakikasından itibaren hakem Deniz Çoban ipin ucunu kaçırarak kötü bir yönetim sergiledi.Dengeyi kaybettiği yönetimde bir daha dengeyi sağlayamadı.Maçı yönetmek bu değildir.Her gördüğüne faul çalıp,ota boka sarı kart vermek değildir.Biraz futbolculara,biraz da yardımcılarına söz geçirmesi lazım.Adam her pozisyonda iki takım futbolcularıyla tartıştı,yan hakemlerle ortak karara varma sıkıntısı vardı.Gösterdiği sarı kartlarla da bizi ve futbolcularımızı çileden çıkarmasını başardı.Nefret ettim bu akşam Türk hakemliğinden bir kez daha...

Takım oynuyor,oynamaya çalışıyor.Rakip de oynatmamaya yönelik bir taktik içerisinde olmayınca en azından güzel bir maç izliyebiliyoruz.Bu akşam çok pozisyonlu bir maç izlemedik fakat güzel bir maç izledik.Mücadele vardı iki takım adına da...Vederson çok iyi gözükmedi ama bence oynatılması doğru tercihti.Bugün sağ kanada oranla,soldan daha fazla top getirdik.Bunda Vederson'un payı büyüktü.Ayrıca takımda aldığı her topu orta yapmayı düşünen tek kanat oyuncusu Vederson.Mutlaka orta düşünüyor,kâh iyi kâh kötü.Fakat ortayı yapıyor.Bu onun en önemli artılarından.Defansif yönü ofansif yönüne ağır basıyor,bu da sol açık oynaması için bir eksi.Emre takımda bu haftaya kadar alternatifsiz gördüğüm futbolcuların başındaydı.Bugün Mehmet Topuz o mevkiide çok iyi bir maç çıkararak,Emre'siz oynayacağımız önümüzdeki 2 maç için de güzel sinyaller verdi.İlk yarıda attığı 3 pasını özellikle beğendim.Kolaya kaçmıyor,zor pasları da isabetli atabiliyor.Bir de sürati fena değil...Selçuk 11de oynasaydı Bursaspor'un diri orta sahası karşısında kanser olmuştuk bugün.

Ertuğrul Sağlam tek forveti düşünmüş.Shin'i yedeğe çekmiş.Takımının oynadığı oyun da aslında 1 puan alsak yeter mantığına daha uygundu.Buna rağmen çok fazla savunmayı düşünmediler.En azından Sivasspor'un bizimle oynadığı maçtaki kadar düşünmediler.Zaman zaman pozisyon arayıp,zaman zaman çok adamla çıktılar.Bu da bize arkada boş alanlar bıraktı.Fakat gel gör ki,o boş alanlara atılan toplara koşacak bir forvet oyuncumuz yok.Özellikle bu tip deplasman maçlarında öyle bir adamı arıyoruz.O tip toplara ancak Kazım koşabilir.Bilica ve Lugano iyi bir ikili oluşturdular bugün.Zaman zaman önde,çoğu zaman arkada kurdular savunmayı.Bu da skoru garantiye almamız konusunda bize yardımcı oldu.Kimi zaman savunmada yapılan hatalara rağmen,çok adamla bulunduğumuz için topları zamanında uzaklaştırmayı başardık.Cristian yine topları topladı orta alanda...Alex bugün sihirli dokunuşunu yaparak,oyunuyla farkı yaratan isimdi yine.Güiza acemice kaçırdığı gollerle yine sinir kat sayımızı yükseltse de,en azından ettiği mücadele sayesinde Alex'e golü attırmış oldu.Eee o kadar da olsun artık!

5 maçta 5 galibiyet aldık.Bunların 3ü deplasmanda...Kolay değil,3 zorlu deplasmandan 9 puanla dönmek.Özellikle Diyarbakır ve Bursa deplasmanlarından çekiniyordum.Bugün hakemin berbat yönetimine rağmen çıkarmış olduğumuz 3 puanın değeri hâyati.Her maç böyle temiz oynayalım,hepsini 1-0 kazanalım razıyım...Artık Twente'yi düşünmeye başlayabiliriz.İlk lig maçından itibaren de hocamız biraz Özer Hurmacı'yı hatırlamalı.
13 Eylül 2009 Pazar
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Dallas'tan Yarım Düzine

Dallas,Los Angeles Galaxy'ye 6 tane sallamış bugün.Beckham 90 dakika oynamış...Güzel goller ve atılan her golden sonra yaşanan aynı coşku var.6-3'e bile coşkuyla gol diye haykıran LA Galaxy taraftarları var.Amerika'da futbol gerçekten bir başka.6-3 güzel skor.En azından izlemesi keyifli...Her haftasonu böyle birkaç maç şart.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio 0 - 2 Juventus

Eksikler bahane değil,iki takımın da önemli eksikleri vardı.Juventus eksikler olmasa da bu maçın favorisiydi.Ballardini'den sezon başından bir hamle bekliyorum,tek bir hamle.Şu Radu'yu stopere monte etmesini bekliyorum.Stoper oynayabiliyor adam.Siviglia ve Diakite'den daha da stoperdir kesinlikle.Diakite ürkütücü adam.Hava toplarında iyi falan ama savunmada yaptığı en iyi şey,gelen topa vur uzaklaşsın.Savunmadan oyun kurmak falan hiç yapacağı işler değil...Ballardini'nin 2 sistem kullanıyor Lazio'da.4-3-3 ve 4-3-1-2.Tek forvetli bir sistem düşünebilirdi bu maç için.Zarate ve Rocchi'nin yokluğunda,Pandev'in meçhullüğünde Cruz'u tek forvet oynatabilirdi.Foggia'yı forvet oynatmayı tercih etti.Juventus'ta ise özellikle ilk yarıda Camoranesi ve Trezeguet'yi çok istekli gördüm.Bir kaç gol girişimine Muslera izin vermedi.Muslera gözümde büyüdü maçta...Carrizo'nun daha iyi kaleci olduğunu,geçen sezon formsuz olduğunu düşünüyordum.Ama Muslera dün gece yapmış olduğu kurtarışlarla bu takımın kalesini hakettiğini gösterdi.

Lazio'ya zengin bir yedek kulübesi lazım.Takım 1-0 mağlup,oyuna kurtarıcı olarak 'abiden torpilli topçu' Simone Inzaghi giriyor.Hakikaten bu adam nasıl futbolcu olmuş ? Nasıl yıllardır Lazio'da kalabilmiş ? Filippo'nun beleşçiliği bile uğramamış bu adama.Dümdüz adam,Serie B'de belki oynar şu haliyle...Lazio zaman zaman iyi oynadığı maçı 0-2 kaybederek ilk mağlubiyetini almış oldu.Kolarov ve Muslera Lazio adına sahanın en iyileriydi.Kolarov gerçekten mevkiinin en iyilerinden birisi.Şu haliyle Real Madrid'de bile oynar diyeyim.

Haftaya Catania deplasmanına gidiyoruz.
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Tottenham 1 - 3 Man. United

Tottenham Modric'siz ilk maçında mağlubiyeti tattı dün.O'Hara,Bentley beklerken Keano'nun kanatlara kaçabilme özelliğinden faydalanmak istemiş Redknapp ve solda Keano'yu düşünmüş.Hücumda ise formda olan Crouch ve Defoe ile gol bulma hesapları yapılmış.Henüz ilk dakikada Defoe'nin rövaşetasıyla da gol bulundu.Tottenham hızlı bir giriş yaptı.Manchester United'ın beraberlik golünde ise hakemin hatasının payı var.Palacios'un topa müdahelesi,Berbatov'un kendini yere bırakması ve tehlikeli bir yerden serbest vuru.Giggs'in golü,Palacios'un da yok yere sarı kartı.Sarı kart gördükten sonra da oyundan düştü Palacios.Redknapp da bunu farkederek ikinci yarıya Jenas'la çıktı.Scholes'ın 59'da kırmızı kart görmesinden sonra Tottenham'ın maçı çevirmesini bekledim.Baskıyı da kurdu,fakat Rooney'in golü kafalarda olan en azından 1 puan hesabını da bitirmiş oldu.Tottenham Modric olmadan zorlandı.İçeride mağlubiyet alması da kötü oldu,keşke bu maç Old Trafford'da olsaydı.Bir de,önümüzdeki sezon Tottenham'ın Cudicini ve Gomes'den kurtulması,çok iyi bir kaleci alması şart!
Yazan: steven_stiffler
Kategori : ,

Gebzespor 3 - 1 Zeytinburnu

Sezon başladı başlayalı 2.Lig'den maç izleyememiştim.Bugün fırsat bulmuşken bu boşluğu doldurayım,hem de Gebzespor'un bu sezonki takımını göreyim istedim.

İlk olarak formalar dikkatimi çekti.Çok güzel dizayn edilmiş.Numara-İsim fontlarından tutun çubuklu dizayn seçimine,şortlara kadar...Şortlarda ve formanın kollarında Menekşe motifleri kullanılmış.Hoş bir tasarım olmuş.

Zeytinburnu da Gebzespor gibi maddi sıkıntıdaki takımlardan...Gebzespor'un böyle bir sıkıntıda olması beni hâla şaşırtıyor.Gebzespor klasik 4-4-2 ile sahadaydı.Orta sahanın ortasındaki isimlerden Salih genelde geride kalırken Ali Yılmaz ataklara katılan bir görüntü çiziyordu.Sağ ve sol kanatta ise 'winger' diye tabir edebileceğimiz oyuncular vardı.Özellikle ilk 15 dakika çok baskılı oynadı Gebze.Mustafa Öztürk'ün orta şut karışımı olarak gördüğüm golüyle öne geçti.Her zamanki gibi 1-0'a yatma düşüncesiyle yaslandı takım.Buna bir türlü anlam veremiyorum.Zeytinburnu kötü başlamışken,golü ve pozisyonları bulmuşken bu kadar geriye çekilmek niye ? Ali Yılmaz da ataklara katılmamaya başladı.Sadece sağ ve sol kanatlar ile iki forvet oyuncusu ileride gözükmeye başladı.İlk yarı bu şekilde bitebilirdi yine de...Zeytinburnu'nun çok etkili pozisyonları yoktu.Sonlara doğru savunmayı çiftlik haline getirip golü de buldu Zeytinburnu.Golden sonra eski Gebzespor'lu Murat,protokole forma numarasını göstererek kendince mesaj iletti.Tabi taraftarı tahrik etmeye yetti bu hareketi de...

İkinci yarı daha zevkli bir maç izledik.İki takım da açık başladı.Gebze'de oyundan düşen sarı kartlı Ali Yılmaz'ın yerine Serkan Esen girdi.Serkan orta sahanın ortasında oynadı.Küçükken aynı takımda oynuyorduk,çok teknik ve kalitesini belli eden bir oyuncu adayıydı.Güçsüzdü sadece...3 yıldır profesyonel,güçlenmiş fakat daha da güçlenmesi gerek.Sahada çocuk gibi görünüyor.Oyun yapısının da orta sahanın ortasına uygun olduğunu düşünmüyorum ben.Daha çok sol kanat yada forvet oynayacak bir yapıda...Gebzespor'da Recep Serkan çok etkisiz günündeydi.Sahada gezdi durdu.Ufuk çok uzun boylu olmamasına rağmen hücumdaki her hava topunu indirdi neredeyse...Fakat Recep Serkan hem pozisyon alma,hem gol vuruşu yapma konusunda oldukça isteksizdi.Yine de ikinci golü Recep Serkan attı.Oyuna Can'ın girmesiyle hücum hattı daha da hareketlenmişti zaten.Ne yalan söyleyeyim Kaleci Önder'den bir cacık olmaz diye düşünüyordum.Bir kere boyu çok kısa.Hava toplarına genelde yumruklama dalıyor.Ama bugün müthiş pozisyonları kurtardı.Gerçekten maç yorumunu yaparken yeri ayrı tutulması gereken kişi kaleci Önder'di.Üçüncü gol Can'dan gelirken kaçan bir çok da pozisyon oldu.Zeytinburnu kalecisi çok kötü bir maç çıkardı,hocası da bunu doğrularcasına 85.dakikada oyundan aldı.Çok anlamsız bir değişiklikti.

İlk kez izlediğim Mustafa Öztürk'ü çok beğendim.Sahaya bakınca ilk olarak onun futbolculuğunu anlıyorsunuz zaten.1987 doğumluymuş...Bundan sonra özel olarak takip edeceğim kendisini.Ayrıca ön liberoda oynayan 67 numara Salih,o bölgede sanırım en iyilerden 2.ligde.Kalitesini apaçık belli etti.

Çarşamba Bay Gebzespor,Cumartesi Yalova deplasmanı...
12 Eylül 2009 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

TSL Brezilya'da !


Ligimizin Dünya üzerinde bir albenisi,çekiciliği,izlenebilitesi yok diye düşünürken Brezilya'nın BandSports kanalının ligimizin yayın haklarını aldığı haberi geldi.Turkcell Süper Lig'teki Brezilyalı sayısının fazla olması tabi tek etken.Muhtemelen Fenerbahçe'nin,Galatasaray'ın ve Beşiktaş'ın maçlarını yayınlayacaklar.Diğerlerini bizde izleyemiyoruz zaten...Brezilya'nın bu maçları yayınlayacak olması,gözden uzak kalan Brezilyalı oyuncuları Dunga'nın gözüne de sokabilir.Cristian'dan umutluyum bu konuda...

Hayırlı olsun,güzel bir haber.Avrupa ülkelerine de açılırız inşallah bir gün...
10 Eylül 2009 Perşembe
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

El Salla Maradona

Evinde Brezilya'ya kaybeden Arjantin,dün gece de deplasmanda Paraguay'a mağlup oldu.Golü de sevimsiz Nelson Valdez atmış.Maradona koskoca Arjantin'i süründürmeye devam ediyor.Ülkede nasıl bir tepki görüyor bilmiyorum ama Maradona'nın hocalığını görünce haz etmediğim Fatih Terim'in hocalığına daha bir saygı duyuyorum.Dile kolay...1970'den beri ilk kez Dünya Kupası'na katılamama tehlikesiyle karşı karşıya Arjantin.Şimdilik Play-Off potasında bulunuyor.Kalan iki maçını Peru ve Uruguay ile oynayacak.

Türkiye'den sonra Arjantin de katılamadan havlu atarsa,Türk futbolseverler olarak absürt bir Dünya Kupası'nın bizi beklediğini söyleyebiliriz.
Yazan: steven_stiffler

Bosna Hersek 1 - 1 Türkiye

Türk insanının geleneklerinden birisidir işini son güne bırakmak.Sınavlara son gün çalışırız,faturalarımızı son ödeme gününde öderiz.Yumurtanın kapıya (yada başka bir yere) dayanması diyoruz buna.Kendimizi o kadar alıştırmışız ki,2008 yılından beri gol atmayı bile hep son dakikalara bırakır olduk.

Yumurta yine dayandı kapıya...Herkesin içinde bir umut.Yenemeyiz abi diyenlere,2007'deki Norveç maçını örnek göstermeler başladı.Cumartesi'den Çarşamba'ya kadar benzer geyikler döndü durdu.Olay sahada bitecekti ve öyle de oldu.Gerçek anlamda bitti!Kağıt üzerinde baktığımız zaman elimizde Dzeko gibi formu tavan yapmış bir santrafor,Misimovic gibi golcüleri besleyen bir 10 numara olmamasına rağmen kadromuz Bosna'dan gözle görülür bir şekilde daha üstün.Fakat futbolun özellikle son yıllarda yıldızlar değil de takım halinde oynandığını ve maçların takımla kazanıldığını hesaba kattığımızda elimizdeki en iyi takımı çıkarmak zorundaydık sahaya.

Onbirde Ceyhun'u görmek ilk başta bir hayal kırıklığı yaratmış olsa da bir deplasman maçında defansif yönü olan bir oyuncuyu orada oynatmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.Ceyhun her ne kadar stoper oynayabilen bir oyuncu olsa da orta sahada oynadığı zaman defansif özelliklerini pek fazla kullanamıyor.Hatta hiç kullanmıyor,direkt Emre gibi oynamaya çalışıyor.Önder ve Servet'in top çıkarma,oyunu kurma özelliklerinin çok yeterli olmadığını varsaydığımızda ön liberoya defansif özelliği üst düzey bir oyuncu koymak zorundaydık.Ama elde,avuçta yok işte...Hoş, Bosna Hersek'te de yılların ön liberosu Rahimic'i sol bekte izledik.

Stresin üst seviyede olduğu bir final maçına beklentilerden çok iyi başladığımız gerçek.Estonya maçındaki gibi baskılı ve rahat başlayarak golü erken bulduk.Bir 10 dakika daha iyi oyunu sürdürdük.Sazı elimize aldık.Daha sonra başlayan kopukluklar neticesinde Bosna iyi top yapmaya başladı.Özellikle orta sahalarındaki üçlü Muratovic-Salihovic ve Misimovic oyunun kontrolünü ele aldılar.Bosna sürekli faul almaya başladı ve bunlardan birisinde frikik ustası bir ayak ile golü buldular.Bu golün bizim takımımızı ateşlemesi gerekirken,oyun iyice Bosna hakimiyetine geçti.Fatih Terim itici tavırlarıyla tribüne gönderilmeyi haketti bence.Her maçta olduğu gibi kameralara yaptığı şovlardan birisiydi tripleri.Fatih Terim'in belli bir taktiğe,düzene,analize sahip olduğunu düşünüyorum.Tek vergisi gazı.Motivasyon konusunda çok başarılı bir teknik adam.Öyle de şanslı bir teknik adam ki,elinde hep yetenekli isimler oluyor.En zor anında onu kurtaracak isimler...Tabi her zaman değil.

İlk yarının beraberlikle sonuçlanması bizi kurtardı aslında...Bir 5 dakika daha oynansa gol yiyebilirdik.O derece koptuk oyun disiplininden.İlk yarıda Önder'in kritik müdahaleleri ve çok daha kritik bir hatası var.Bu hata yüzünden oyundan alındı ikinci yarı muhtemelen.Oysa Servet'le uyumlu,en azından iyi niyetli bir şekilde oynuyorlardı.Sercan'ın girmesi gole ihtiyaçtandır,onu anlarım.Fakat İsmail'i oyuna almanın esprisini anlayamadım.Zaten koca 45 dakikada birkaç kez ismini duydum.Hiç olumlu hareketini de göremedim.Sahada garip bir düzen(sizlik) hakimdi iki takımda da.İki takım da oyundan koptu.Özellikle millilerimiz ayakta durmakta zorlandı son yarım saatlik bölümde.Bireysel olarak değerlendirdiğimizde Volkan hariç tüm takım kötüydü aslında.Her gün pohpohlanan Arda çok kritik anlarda çok saçma hareketler yaptı.Bazen çalım atmanın dozunu öyle kaçırdı ki,çıldırttı.Rıdvan Dilmen hâla Barcelona'ya koymayı düşünür mü acaba Arda'yı ? Bugün yetersizdi ve bu yetersizliğini zaman zaman tekrarlayan bir oyuncu.Çok geliştirmesi lazım kendini çooook...Emre iyi başladığı maçta sarı karttan sonra oyundan düştü.Semih istediği pozisyonları bulamazken,Gökhan Gönül Fenerbahçe'deki oyununu milli takıma yine yansıtamadı.Bosna kalecisinin paçasından akan balı da unutmamak gerek maçı değerlendirirken...

Fatih Terim ile bir fırsat daha gitti.Matematiksel olarak belki şans devam ediyor.Ama bu saatten sonra gelecek olan Dünya Kupası vizesi için başkasının gerdeğe girmesini beklemek zorundayız.Bir mucize beklemek zorundayız.Euro 2008'de her maçın son dakikalarında o kadar çok dua ettim ki mucize için,bugün mucize için dua etmeye bile utandım.Hep bir mucizeye mi kalacak işimiz ? Kıvılcım olmayan yerden ateş çıkması için dua mı etmemiz gerek ? Öyleyse, halimiz sandığımızdan daha kötü...

Bosna Estonya'da puan kaybetmez.Puan kaybetse bile bizim Belçika'yı yenme ihtimalimiz de çok güçlü değil.Bosna 2.olur,Play-Off'larda tecrübesizliğinin ve kadro yetersizliğinin kurbanı olup elenir.Biz de Terim'in istifasını bekleriz.Belki kamuoyu çok baskı yaparsa bırakır.Yerine en uygun aday da Zico olur diyorum ben.
9 Eylül 2009 Çarşamba
Yazan: steven_stiffler

Maziden Fotoğraflar#4

11 Eylül 1968
Fotoğraf 41 sene öncesine ait.11 Eylül 1968 yılı,Inter Cities-Fair Cup şampiyonu 'Efsane' Leeds United'ın 4 yıldızı.Fotoğraftaki dörtlü ; Terry Libbitt,Gary Sprake,Peter Lorimer ve kaptan Billy Bremner.Fotoğrafın nereden çıktığına gelince...Dün akşam The Damned United filmini izledim.Etkileyici bir hikaye ve müthiş bir film.İzlemeyenler mutlaka izlemeli.En iyi futbol temalı filmlerden kesinlikle...Filmde dikkatimi çeken bir nokta; futbolcuların ellerinde sigarayla gezmeleri.Billy Bremner önderliğinde...Rahmetli hem çirkef,hem de sigara ve alkolle barışık bir futbolcuymuş.

Ek bilgi olarak geçelim.Inter Cities-Fair Cup; ticari fuarları olan şehirlerin takımlarının katılabildiği bir kupaymış.
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Tarihi Nasıl Kaçırdık ? : Adana Demir - Livorno


Her şey şehir efsanesi gibi başlamıştı, Adana Demirspor Livorno'yu konuk edecekti ve biz de tarihi bir olaya tanıklık edecektik. Ne yazık ki şanslı olan 15.000 biletli seyirci dışında 70 Milyon nüfuslu ülkede bunu izleyebilen hiç kimse olmadı. Cuma günü bu ülkede tarihi bir maç oynandı ama futbolun her şeyiyle yankılandığı, her alanda konuşulduğu topraklarda bizim gibi futbolun peşinde bıkmadan usanmadan koşanların elinde hiç bir bilgi yok. Konuşacak bir şeye, yapılacak farklı yorumlara sahip değiliz. Dünya çapında ses getirmesi gereken, Türk futbol tarihinde bir ilk olan, modern futbolu rafa kaldırıp 1950'lerin, 1960'ların ruhunu yaşatan bu tarihi maçı kamuoyumuzun, Türk basınının ve medya kuruluşlarının işgüzarlığı ve ilgisizliği sayesinde izleyemedik. Elimizde DHA'nın 4-5 dakikalık görüntüleri ve kendi yayın kuruluşlarındaki birbirinin kopyası haberleri, NTV Spor'un bir kaç haberi ve çekimiyle Anadolu'dan Futbol'un yazarı Hüseyin'in yazıları var bilgi olarak. Cuma gecesi Türk futbolu için nasıl tarihi ve unutulmaz bir gece olduysa Türk spor yayıncılığı için de aynı oranda tarihi ve utanç dolu bir gece oldu bizce.

Öncelikle DHA ve NTV'nin hakkını verelim, canlı yayın yapmamış olsalar bile ileride bahsedeceğimiz gibi siyasi yönü olan böyle bir müsabakadan bizi haberdar etmek için verdikleri çaba da önemliydi. Özellikle NTV'nin canlı bağlantıları ve Bağış Erten'in oraya gitmesi tatmin ediciydi. Yenilsen De Yensen De'yi sunarken konsept olarak bu maçı temel almaları da zaten işi önemsediklerini gösteriyor. DHA da elindeki görüntüleri diğer yayın organlarıyla paylaştı, kendine bağlı olan bir kaç gazetede haber yaptı bunu. Çaba harcayanların emeklerine ve çabalarına saygımız sonsuz elbette ancak futbol tarihimizde bir ilki yaşadığımız bu festival gibi olayla ilgili tüm verileri 10 dakikada izleyip-okuyup bitiriyoruz. Bu kadar kısa sürmemeliydi bir tarihe tanıklık etmek.

Şimdi Livorno'nun Türkiye'ye gelişinin belli olmasından sonra aşama aşama yaşanan olaylara ve bir tarihin gözümüzün önünden nasıl kaçıp gittiğine bakalım.

O olaya tam anlamıyla girmeden önce şuna değinelim : İlk paragrafın sonunca "bizce" diye kişisel bir ifade kullanmış olabiliriz ancak bunu açmak gerekir. Düşüncemiz bu olsa da kişisel olarak değil, ülke genelinde de hayati önemi olan bir olaydı bu sonuçta. Türkiye'nin 3. kademe ligi olan TFF 2. Lig takımı Adana Demirspor, Avrupa'nın 3 dev liginden biri olan İtalya Serie A'dan bir takımı Türkiye'ye getiriyor. Bu olay sadece Adana Demirsporlular'ı değil, en büyük rakipleri Adanasporlular'ı ve stada giremeyen tüm Adanalılar'ı, Anadolu'da futbolun peşinden koşan tüm tribün emekçilerini, karşılaşan iki ekibin ortak noktası olan solcuları ve solcuların da siyasi arenada en büyük rakibi olan sağcıları da ilgilendiriyor. Maça ilginin ne kadar fazla olduğunu anlamak için İzmir'den Yalı'nın, İstanbul'dan Çarşı'nın, Ankara'dan Alkaralar'ın ve çeşitli yerlerden bir çok taraftar grubu üyelerinin tribünde yer aldığını hatırlatalım. Futbolu kıyısından köşesinden tutan herkes kendini bir de siyasete adayanlar için zaten bulunmaz bir nimetti bu maç.

Artık yayın konusuna geçebiliriz tamamen. Bu maçın oynanacağı kesinleştiği zaman ilk olarak Adana Demirspor ve NTV Spor arasında ufak bir görüşme oluyor. Anlaşmaya varılamıyor ilk aşamada. Tabii bu 2 yönü var, Adana Demirspor ve NTV olarak ayrı ayrı bakmak gerekiyor. Aslında ikisi de farklı açılardan aynı yola çıkıyor ama açıklamalardaki ufak farklılıklar ilginç tezatlara da sebep oluyor. Öncelikle NTV'ye sorduğumuzda NTV tarafından canlı yayın konusunda bir niyet olduğu, görüşmenin yapıldığı ancak anlaşmanın sağlanamayıp sonuçsuz kaldığı söyleniyor. Bu gelişmelerin ardından Adana Demirspor başkanı aynı zamanda bir Adanasporlu da olan Güntekin Onay'ı arıyor ve bu maçın yayını konusunda bir ricada bulunuyor. Araya başkaları da sokuluyor ancak NTV ikinci aşamada pek de niyetli olmuyor yayın konusunda. Kısacası "bakarız" deniyor ve geçiştiriliyor olay. Detaylı görüşüp de anlaşılamama gibi bir durum yok ortada ama devamında da konuşulan bir şey yok. Öylece askıda kalıyor kulüp ile NTV arasındaki görüşme. Olumlu sonuç alınamamasındaki sebebin mali konular mı yoksa maçın siyasi durumu mu olduğu konusunda bir kanaate varamıyoruz yani. NTV'nin bu maçı kimseye kaptırmayacağını düşünürken yayın konusunda ciddi sayılabilecek bir gelişmenin olmayışı bile düşündürücü. Burada ilginç bir nokta da NTV'nin maçı yayınlamamasına rağmen bu işe en çok özen gösteren kanal olması ve diğer kuruluşların önünde yer alması, garip bir tezat oluşuyor bu açıdan bakınca.

TRT cephesinde ise olaylar başka bir boyut alıyor. NTV cephesindeki gibi basit bir ilgisizlik hikayesi değil olay. İlk başta ücretsiz yayınlayalım diyor TRT. Bu işin en tepesindeki kurum olduklarını söyleyip kulüple ücretsiz yayınlanması için anlaşmak istiyorlar, bir nevi ültimatom yolluyorlar kulübe. Ya parasız yayınlarız ya da yayın yapmayız diye. En azından sembolik bir ücret ödenmesi ve az da olsa bu güzel girişim için destek olunması isteniyor kulüp tarafından, TRT para vermemekte direniyor. Kulüp devreye AKP Adana Milletvekillerinden birini sokmak istiyor. Telefon görüşmesi yapılıyor ve TRT'den yayının yapılıp kulübe makul bir ücret ödenmesi yolundaki istekler iletiliyor. Bilin bakalım bir vekil bu tarihi maç için seçildiği ilin takımına nasıl destek oluyor ?.. Herhangi bir girişimde bulunmayıp kendisini vekil seçen ili böyle mükafatlandırıyor. Devletin elindeki kanala bir milletvekili olarak açıp rica etse ve bu maç TRT3'ten yayınlansa herkes tatmin olurdu. Ancak milletvekili bunu yapmadı, TRT yönetimi de bu güzel girişime finansal olarak destek sağlamayınca canlı yayın konusundaki son umut da uçup gidiyor. Tüm bu olumsuz görüşmelerin ve sonuçsuz çabaların ardından TRT maçın siyasi yönünü sebep gösterip yayınlanmama gerekçesini böyle açıklıyor kulübe. Mali konuların önüne perde çekilip ana sebep buymuş gibi gösteriliyor bir bakıma. Gerçi ana sebep olduysa o daha da vahim ya neyse, siyaset olayına girmeyelim, bizim tek derdimiz futbol. Her fırsatta Anadolu takımlarının gelişmesini savunanların, kendi normal reytinglerini fazlasıyla aşacağı neredeyse garanti olan böyle bir tarihi organizasyonu bedavaya getirme çabalarını da Türk futbolundaki kısır döngünün cevabını arayanlar için verilmiş en güzel cevap olarak addediyoruz.

Kaçırdığımız tarihi fırsatın verdiği üzüntü ve buna bağlı hayal kırıklığının etkisiyle elimizin uzandığı her yere uzanmaya çalıştık bize göre medya ayıbı olan bu olayın detaylarını öğrenebilmek için. Bunca bilgiye ulaştıktan sonra üzerine daha fazla yorum yapmak, işin siyasal boyutlarına karışmak pek bizim işimiz değil. Yukarıdaki olaylar çerçevesinde kaçan fırsat konusunda herkes gibi bizim de düşüncelerimiz var fakat bizim aklımız fikrimiz futbol. Bu yüzden kimseyi yönlendirmeden ulaşabildiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istedik. Gönül isterdi ki stadın kapasitesi doğrultusunda 15 binle sınırlı kalan bu tarihe tanıklık eden birey sayısı çok daha fazla olsun ama olamadı maalesef. Muhtemelen önümüzdeki sezon bir fırsatımız daha olacak bu şölen için. Bu sefer yer İtalya olacak. Bizim medya kuruluşlarımız akıllanır mı bilmiyoruz ama İtalyan TV kuruluşlarının tutumunu da merakla bekliyoruz. Bu tip olaylara son derece alışık olan ve bir çok takıntıyı aşıp demokratikleşmeyi başarmış olan İtalya'da yayın sıkıntısı olmayacağını düşünüyoruz aslında. Olmadı İtalya yollarına düşebiliriz şu heyecan ve merakla...

TV yayını konusunda canlı yayın olmasa bile izleyiciye maç sunulamaz mıydı diye düşünüyoruz. 90 dakika kaydedilir ve maç sırasındaki tatsız durumlar ve siyasi olaylar kırpılıp 60-70 dakikalık çok geniş bir özet şeklinde yayınlanabilirdi.

NOT : Bu yazı ile ilgili eleştirilerinizi ve itirazlarını violafranchi@gmail.com veya tanjuern@hotmail.com adresine iletmenizi rica ediyoruz. Destek olan ve şu an bu yazıyı okuduğunuz tüm blog sahiplerini destek olmalarına rağmen olası bir tatsız duruma karşı korumak için sorumluluğu fikrin oluşmasını sağlayan bu iki arkadaşımız üstleniyor.

NOT 2 : Yazı konusunda Blog İdman Yurdu ve Futbloglar gibi blogları toplayan oluşumların herhangi bir desteği yoktur. Tamamen kişisel olarak haberleşilerek böyle bir tepki düşünülmüştür.

NOT 3 : Yazı içerisinde de defalarca belirtildiği gibi amaç asla siyasi değildir, herkesin tek tepkisi bu tarihi ve eğlenceli maçı canlı canlı tüm detaylarıyla izleyememiş olmaktır.
8 Eylül 2009 Salı
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Lazio 2010 Yeni Forması

Puma Lazio için yeni bir forma üretmekteymiş.2010'un Ocak ayında giyilmeye başlanacağı duyurulmuş formanın...110.Yıla özel bir dizayn.Üretilecek olan formanın fotoğraftaki forma olduğu tahmin ediliyor.Ajax'ın yıllardır giydiği formayı andırıyor dizaynı.Reklamsız oluşu ise formayı tek kelimeyle mükemmel kılmış.

Formanın tam görüntüsü bu şekilde.Lazio'nun renklerine tutulmak için bir neden belki...Harikulade olmuş,çıktığı gibi almayı düşünüyorum.Ayrıyetten Tottenham'ın 125.yıl formasıyla aynı renkte oluşu da sanki bana özel dizayn ettirilmiş gibi. :)

7 Eylül 2009 Pazartesi
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Sahurda Maradona

Perşembe'nin geleceği,Çarşamba'dan belli olur diye boşuna dememişler.Elinde Messi gibi,Aguero gibi,Maxi gibi,Tevez gibi yıldızları olan Maradona geldiği günden beri Arjantin milli takımının içine etmekle meşgul.Hoş,Maradona'nın hocalığı bu kadar olur.

Güney Amerika elemelerine bakıldığında kağıt üzerinde her daim Arjantin ve Brezilya favori gözükür.Zaten çok da sürpriz olmaz.İkisi mutlaka kupalara katılır.Ekvador,Uruguay,Paraguay,Şili gibi ekipler bu ikilinin arkasında yer bulmak için çaba sarfeder.Aradan bir sürpriz çıkarsa o da işin tadı tuzu olur.2010 Dünya Kupası öncesi yine böyle bir gidişat bekliyordum.Ama Maradona'yı hiç hesaba katmamıştım.Hocalıkla çok alakası olmasa bile içerisinde Messi olan bir takımı ne kadar batırabilirdi ki ?

Bolivya hezimetine rağmen hala takımın başında bulunabilecek saygıyı gören Maradona,Brezilya'ya ilk maçta olduğu gibi yine boyun eğdi.Arjantin'in şansını zora soktu.Arjantin'siz dünya kupası düşünemiyorum.Veron da yıllanmış şarap gibi.Akşam müthiş oynadı...
6 Eylül 2009 Pazar
Yazan: steven_stiffler

Vah Kaladze Vah...

Yıllardır Milan forması giyen,Milan'ın kazmalarından Kakhaber Kaladze ekmek yediği ülkeye büyük bir hizmette bulunmuş bugün.Gürcistan formasıyla kendi kalesine attığı 2 gol ile İtalya'nın galibiyetinde tek başına rol üstlenmiş.Golleri izlemedim,nasıl attığı konusunda bir fikrim yok.Ama söz konusu İtalya olunca büyük yankı uyandırır bu olay.Güney Kore ile İtalya'ya gol atan Ahn Jung-Hwan kovulmuştu zamanında Perugia'dan.Kaladze'yi de ödüllendirsinler artık.

Acaba Hamit Altıntop,Türkiye-Almanya maçında böyle bir performans gösterdi bir daha milli formayı layık görür müyüz ? Daha önce Fransa 98'deki eşsiz performansıyla Pierre Issa'yı anmıştım.Kaladze bu akşamki performansıyla tekrar Pierre Issa kazmasını aklıma getirdi.Vah Kaladze Vah...
Yazan: steven_stiffler
Kategori :

Türkiye 4 - 2 Estonya

İlk maçta nasıl puan kaybettiğimize inanamadığım takım Estonya...Aslında grup kuraları çekilirken de hiç istemediğim bir takımdı.Bu tip takımlar bizi zorluyor.

Önümüzdeki 4 maçı da kazanmak zorunda olduğumuz için bugün kağıt üzerinde zayıf gözüken rakibe karşı ofansif oynamak zorundaydık.Ön libero eksikliğinden dolayı Hamit ve Emre ile başlamak zorundaydık.Aslında kalite farkının gözle görülür bir şekilde olduğu bir rakibe karşı nasıl bir onbir çıkarsa çıksın kazanmak durumundaydı bu maçı.Gökhan Gönül ve Kazım'ın Fenerbahçe'deki sağ kanat performansını göstermeleri halinde Estonya'yı o kanattan çok yıpratırız diye düşündüm.Fakat maç içerisinde böyle olmadı.

Adeta 1-0 yenik başladığımız maçta çok iyi hücumlar yapmaya başladık.Bilinçli hücum yapıyorduk en azından.Soğukkanlı,sabırlı ve bilinçli hücumlar yapmaya çalıştık.Bunun da meyvesini aldık.Bazı öldürücü noktalarda daha iyi olsak ilk yarıdan kopabilirdi maç.Emre'nin ilk yarıdaki performansı çok sevindiriciydi.Sanki Iniesta'yı izliyormuş hissine kapıldım.Her yerde Emre vardı.Çalım attı,şut attı,asist yaptı,her yere yetişti ve isabetli pasları vardı.Gökhan Gönül ise ilk yarıdaki tutuk oyununu ikinci yarıda da sürdürdü.Beklentilerimin altında bir performans sergiledi Gökhan ve Kazım.Solda Arda ve Balta daha uyumlu gözüktü.Tuncay'ın Türkiye'de oynarken en büyük sıkıntısı son vuruşlardı.Son vuruşları yaparken nasıl vuracağı belli olmuyordu.İngiltere'ye gittiğinden beri geliştirdiği özelliğinin meyvesini verdi ilk golde.Sakin,soğukkanlı bir şekilde ölçtü,biçti ve attı.Zaten hep inandığım şey,Tuncay'ın biraz zekasını kullandığı takdirde çok büyük bir yıldız olacağıydı.Vuruşlarını geliştirdi ama takım seçiminde yanlış adımlar atması büyük bir yıldız olmasına engel oldu.Yine de Türkiye için büyük bir kazançtır Tuncay.Bugün de sahanın yıldızıydı bence...

Hamit Altıntop da Gökhan ve Kazım gibi vasattı bugün.Emre tek başına idare etti orta sahayı sakatlanana kadar.Gökhan Zan(Önder) ve Servet'e beklenilenden daha çok iş düştü.Ön libero özellikli oyuncu olmayışından dolayı Estonyalı forvetler sürekli stoperlerimizle karşı karşıya kaldı.İkinci golde de top bir ondan bir bundan döndü ve Estonyalılar aldı.Ön libero özellikli bir oyuncu olsa o pozisyonda topa girerdi.En azından denerdi.Sercan Yıldırım'ı çok beğeniyorum ve Avrupa'da oynayabilecek potansiyelde olduğunu düşünüyorum.Bugün güvenilip forma verilmesi ve attığı gol kendine olan güvenini arttırmıştır.Görevini de oldukça olumlu bir şekilde yerine getirdi zaten.Fatih Terim'in Halil-Kazım değişikliği ve Tuncay'ı sağ kanada alması olumlu bir hamleydi.Aklımdan da geçen bir hamleydi.Emre'nin sakatlanması çok kötü oldu.Çok formda olduğu bir dönemde özellikle kritik Bosna maçı öncesi sakatlanması,o bölgede alternatifin az olması da işin cabası.Önder'in milli formayı sırtına geçirmesine de ayrı sevindim.Her daim Önder Turacı.

Maçı açtığımda golü yeni yemiştik.Fatih Terim'in golden sonraki itici mimikleriyle başladım maça...Mourinho'yu sevmeyenler Fatih Terim'in bu hallerini sevebiliyor mu acaba ? Ya da Avrupa'da Fatih Terim'in bu artistik tavırları nasıl tepki görüyor merak ediyorum.Sanat Güneşimizin dediği gibi; Bırak küçük dağlar yerinde dursun Terim.Yenilsek de yensek de şovunu yapıyorsun.

Bol gollü,seyir zevki yüksek fakat taktiksel açıdan baktığımızda çok da iyi oynadık diyemeyeceğimiz bir maç izledik.Aslında hücumu beğendim fakat savunma ve orta alan arası çok kopuktu.İki gol yemiş olmamız da iyi oynadık diyememek için bir neden.Bosna karşısında Misimovic'ten çok çekiniyorum.Aurelio olsa,kilitleyebilirdi.Çok zor maç olacak Bosna...Tıpkı 2007'deki Norveç maçı gibi.Dileriz sonucu da aynı olsun.Bari şu Dünya Kupası'na seyirci kalmayalım.
5 Eylül 2009 Cumartesi
Yazan: steven_stiffler

Tozlu Sayfalar

Öne Çıkan Yayın

Verona ile Kasıp Kavurduk - FM 2017

Çoluk çocuk sahibi olacak yaşa geldim ama hala Football Manager geleneğini sürdürmekten büyük keyif alıyorum. Benim için bu geleneklerden...

Takip Ettiklerim

Kategoriler

Yazar Kafe

Translator

- Copyright © Serkan Özerik -